Cömertlik ve Hizmet — Hak Dostlarının Fıtratı Hükmündedir
Deniz ve mâden onun ihsânına karşı zelzeleye düşmüş. Normalde deniz ve mâden, bolluğun ve cömertliğin sembolüdür. Ama asıl deniz ve mâden dendiğinde, kasıt mânevî denizdir; mânevî mâdendir. Onun ihsânına karşı maddî denizler ve mâdenler zelzeleye düşer. Velîler, hayâtları boyunca cömertlikte ve insânların hizmetinde olmuşlardır; bu onların fıtratıdır.
Mânevî Deniz ve Mâden — Velînin Kalbi
Velînin kalbi, mânevî bir deniz ve bir mâdendir. Deniz — sonsuz; mâden — kıymetli cevherler içerir. Velînin kalbinden çıkan ilim, hikmet, muhabbet, şefkat — hepsi mânevî denizin dalgalarıdır; mânevî mâdenin cevherleridir. Bu deniz ve mâden, maddî dünyâdaki bütün denizlerden ve mâdenlerden daha kıymetlidir. Çünkü maddî kaynaklar tükenir; mânevî kaynaklar tükenmez.
Hak Dostlarının Cömertliği — Mâlî ve Mânevî
Hak dostlarının cömertliği iki çeşittir: Mâlî cömertlik ve mânevî cömertlik. Mâlî cömertlik — sâhip olduklarını ihtiyâç sâhiplerine vermek. Mânevî cömertlik — ilim, hikmet, vakit, sevgi, duâ paylaşmak. İkincisi birincisinden daha üstündür. Çünkü mâl tükenir; ilim ve sevgi tükenmez. Velîler, hayâtları boyunca her iki cömertliği de yaşamışlardır.
Hizmet — Tasavvufun Pratik Boyutu
Tasavvufun pratik boyutu hizmettir. Bir mürîd, dergâhında hizmet eder: Odun kırar, su taşır, yemek pişirir, misâfir karşılar. Bu hizmetler basit görünür; ama nefsi terbiye ederler. Yûnus Emre hazretleri yıllarca Tapduk Emre’nin dergâhında odun taşıdı; ve bu hizmetle olgunlaştı. Hizmet, tasavvufun olmazsa olmazıdır. Hizmetsiz tasavvuf, ham bir teoridir.
İhsân — Hizmetin İçindeki Allâh Şuûru
Hizmet ihsânla birleştiğinde, gerçek değerini kazanır. İhsân, Allâh’ı görüyormuş gibi hizmet etmektir. Bir misâfire yemek pişirirken, sanki Allâh’a yemek pişiriyormuş gibi dikkat etmek; bir hastayı ziyâret ederken, Allâh’ı ziyâret ediyormuş gibi saygı göstermek. Bu ihsân, hizmeti ibâdete çevirir. Velîler her hizmetlerini ihsân şuûruyla yaparlar; ve bu yüzden hizmetleri ibâdet seviyesindedir.
Mürşidin Cömertliği — Mürîdleri Yetiştirme
Mürşidin en büyük cömertliği, mürîd yetiştirmektir. Bir mürîdi mânevî olarak yetiştirmek için yıllarca emek vermek, sabır göstermek, ders vermek — bu büyük bir cömertliktir. Mürşid mürîdine en kıymetli bilgisini, hâlini, sevgisini verir. Karşılığında bir şey almaz; sâdece mürîdin Allâh’ın rızâsını kazanmasını ister. Bu sebeple gerçek mürşidler, dünyâda en cömert kullardır. Allâh muhâfaza eylesin; bizi cömert mürşidlerin yanında yaşatsın.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Cömertlik, İhsân, Hizmet. → Tasavvuf Sözlüğü