Cenâbı Hak celle celâlühû Bakara sûresinin 286. âyeti kerîmesinde «Allâh hiçbir kimseye gücünün yetmediği bir şeyi yüklemez» buyurmuştur. Bu âyeti kerîme insânın hayâtında yaşadığı zorlukların gücünün üstünde olmadığını, ve her zorluğun üstesinden gelmek için Cenâbı Hakk'ın bir çıkış yolu açtığını gösterir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette çocuklukta yaşanan travmaların etkilerinin giderilebilirliğini, manevî terapinin ve Kur'ân ile hidâyetin bu süreçteki rolünü, ve sabır ile gayretle bu yaraların iyileştirilebileceğini îzâh etmektedir. Çocuklukta yaşanan olumsuz tecrübeler, kişinin yetişkin hayâtında bâzı izler bırakabilir; lâkin bu izler ebedî değildir. Cenâbı Hak'ın hidâyeti ile, ve manevî bir mürşidin terbiyesi ile bu izler iyileştirilebilir, ve kişi tam bir manevî sıhhate kavuşabilir.
Travmanın Mâhiyeti
Travma, lugatte «yara, sarsıntı, derin etki» demektir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Çocuklukta yaşanan travmalar, kişinin manevî yapısında izler bırakır. Bu izler kişinin yetişkin hayâtında bâzı problemlere yol açabilir; korkular, kaygılar, özgüven eksikliği, ilişki problemleri, depresyon, gibi. Lâkin bu problemler kalıcı değildir; manevî bir terbiye ile iyileştirilebilirler» demektedir. İslâm psikolojisi insânın manevî yapısının fıtraten temiz olduğunu, lâkin yaşanan tecrübelerle bâzı çürümelerin oluşabileceğini kabûl eder. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar; sonra anne ve babası onu yahûdîleştirir, hıristiyânlaştırır, veya mecûsîleştirir» (Buhârî, Cenâiz) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf çocuğun fıtratının temiz olduğunu, lâkin sonradan yapılan eğitim ve tecrübelerin onu şekillendirdiğini gösterir. Çocukluk travmaları da bu şekillenmenin olumsuz bir parçasıdır.
Travmaların Çeşitleri
Çocukluk travmaları çeşitli olabilir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Çocukluk travmaları arasında en yaygınları şunlardır: anne ve baba sevgisinin eksikliği; aşırı baskı ve cezalandırma; ihmâl edilme; psikolojik veya fiziksel istismâr; ailede şiddet görmek; aile bireylerinden birini kayıbetmek; veya akran zorbalığına mâruz kalmak. Bu tecrübeler çocuğun manevî yapısında izler bırakır; ve yetişkin hayâtında bâzı problemlere yol açar» demektedir. Bu travmaların hepsi farklı şekilde etki eder. Sevgi eksikliği, kişinin ileride kendisini sevilmeye lâyık görmemesine yol açar. Aşırı baskı, kişinin sürekli korku ve kaygı içinde yaşamasına sebep olur. İhmâl edilme, kişinin değersizlik duyduğunu his etmesine yol açar. İstismâr, kişinin ileride güven problemleri yaşamasına sebep olur. Bu farklı travmaların farklı tedâvileri vardır; lâkin hepsinin temel tedâvîsi manevî terbiye ve Cenâbı Hakk'a yöneliştir.
Manevî Terapinin Gücü
Manevî terapi travmaların iyileştirilmesinde çok güçlüdür. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Manevî terapi, kişinin Cenâbı Hak'a yönelmesi, kalbini ihlâs ile temizlemesi, ve manevî bir mürşidin terbiyesi altında ilerlemesidir. Bu terapi modern psikoterapinin yapamadığını yapar; çünki manevî terapi sadece sorunun yüzeyine değil, kalbin derinliklerine ulaşır. Kalbin derinliklerinde olan yaraları ancak manevî bir tedâvî iyileştirebilir» demektedir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Şüphesiz kalpler ancak Allâh'ın zikriyle huzûra kavuşur» (Ra'd 13/28) buyurmuştur. Bu âyeti kerîme kalbin gerçek huzûrunun ancak Cenâbı Hakk'ın zikrinde olduğunu gösterir. Çocukluk travmaları kalbin huzûrunu bozar; ve bu huzûru ancak Cenâbı Hakk'ın zikri ile geri kazanılabilir. Bu sebeple manevî tedâvînin temeli zikri daimîdir; kişinin kalbini sürekli Cenâbı Hak ile meşgûl etmesidir.
Mürşidin Rolü
Mürşid travma tedâvîsinde kritik bir rol oynar. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Bir mürşid kâmili, dervîşin manevî hâlini görür; onun kalbinde olan yaraları teşhîs eder, ve uygun bir tedâvî tertîb eder. Bu tedâvî esmâ tertîbi olabilir, halvet olabilir, sohbet olabilir, veya özel zikirler olabilir. Mürşidin rehberliği olmadan dervîş kendi başına bu yaraları iyileştiremez» demektedir. Mürşidin tedâvî yöntemleri çok çeşitlidir. Bâzen dervîşine bir esmâ verir; o esmâyı çekmek dervîşin kalbinde tecellî yaratır, ve travmanın izlerini siler. Bâzen dervîşi halvete götürür; halvette dervîş kendi nefsi ile yüzleşir, ve geçmişin yaralarını iyileştirir. Bâzen sohbette bir nasîhat verir; o nasîhat dervîşin kalbinde bir kavrayış uyandırır, ve travmanın etkisini azaltır. Bütün bu yöntemler manevî tedâvînin parçalarıdır; ve mürşidin tecrübesi bu yöntemleri doğru kullanmasını sağlar.
Sabır ve Süreç
Travma tedâvîsi sabır ve süreç gerektirir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Çocuklukta yıllarca biriken yaralar bir gece içinde iyileşmez; yıllar sürer. Bu sebeple kişi tedâvî sürecinde sabırlı olmalı, beklenti çok yüksek tutmamalı, ve adım adım ilerlemelidir. Her gün biraz daha iyiye gitmek hedeflenir; bir gece içinde tam bir iyileşme beklenmemelidir» demektedir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Sabredenlerle beraberdir Allâh» (Bakara 2/153) buyurmuştur. Bu âyeti kerîme sabredenlerin Cenâbı Hakk'ın yardımına nâil olacaklarını gösterir. Travma tedâvîsi de bir sabır imtihânıdır; kişi sabırla çalışırsa, Cenâbı Hak ona yardım eder, ve yaraları iyileşir. Lâkin sabırsızlık eden kişi tedâvîyi yarıda bırakır, ve yaraları kalır. Bu sebeple sabır travma tedâvîsinin en mühim şartıdır; ve bu sabır manevî terbiye ile pekiştirilir.
Halvetiyye Yolunun Manevî Tedâvî Mîrâsı
Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolu manevî tedâvîye büyük önem verir. Mustafa Özbağ Efendi Şerhi Virdi Settâr'ında, «Bu yolda dervîşin manevî yaraları, esmâ tertîbi ve halvet ile iyileştirilir. Esmâ-yı ilâhî kalbin sıhhatine kavuşmasını sağlar; ve halvet kişinin kendi nefsi ile yüzleşmesine fırsat verir. Bu iki yöntem bir araya geldiğinde, çocukluğun en derin yaraları bile iyileştirilebilir» demektedir. Halvetiyye yolunun yedi esmâsı (lâ ilâhe illâllâh, Allâh, Hû, Hak, Hayy, Kayyûm, Kahhâr) sırasıyla zikredildiğinde, dervîşin kalbinin farklı katmanları temizlenir; ve geçmişin yaraları silinir. Halvet ise dervîşin tek başına Cenâbı Hak ile yüzleşmesini sağlar; bu yüzleşmede dervîş kendi nefsinin gerçek hâlini görür, ve manevî bir terapi yaşar. Mustafâ Özbağ efendi de sohbetlerinde, «Çocukluk yaraları kalıcı değildir; manevî tedâvî ile iyileştirilir. Sen ümîdsiz olma; sabır ile zikir et, sohbete devâm et, ve mürşidinin nasîhatlerini dinle. Cenâbı Hak yardım eder, ve yaraların iyileşir» diye nasîhat eder.
- Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/153, 286; Ra'd 13/28; Yûsuf 12/87; İnşirâh 94/5-6; İsrâ 17/82.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Cenâiz, fıtrat hadîsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Kader.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Cilt 3, kalbin tedâvîsi.
- İmâm Gazzâlî, Mişkâtü'l-Envâr.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Tıbbü'n-Nebevî.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- Hâris Muhâsibî, er-Riâye li-Hukûkillâh.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- İmâm Kuşeyrî, Risâle, hâl ve makâm bahsi.
- Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr, esmâ tedâvîsi.
- Pîr Şâbânı Velî, Sohbet Mecmûası.
- Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il.
- İmâm Şa'rânî, el-Yevâkîtü ve'l-Cevâhir.
- Niyâzî-i Mısrî, Dîvânı İlâhiyât.
- Hüseyin Vassâf, Sefînei Evliyâ.
- Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Aile ve Evlilik Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet travmanın mâhiyetini, travmaların çeşitlerini, manevî terapinin gücünü, mürşidin rolünü, sabır ve süreci, ve Halvetiyye yolunun manevî tedâvî mîrâsını tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Aile ve Evlilik Sohbetleri