Cenâb-ı Hak Kur’ân’da Perdenin Gerisini Anlatır
Cenâb-ı Hak Kur’ân’da perdenin gerisini anlatıyor; Allâh sizi tanıştırıyor. Kur’ân görünenin ötesini gösterir: Allâh’ın isimleri, melekler, cennet, cehennem, gayb âlemi. Bu, perdenin gerisidir. Modern insan perdenin önünü görür; ama gerisini göremez. Kur’ân okuyup tefekkür eden mü’min ise her iki yönü de görür. Bu, mü’minin imtiyâzıdır.
Görünen ve Görünmeyen — İki Boyut
Hayât görünen ve görünmeyen iki boyuta sahiptir. Görünen: Maddî dünyâ, beden, fizîkî olaylar. Görünmeyen: Mâneviyât, rûh, melekler, gayb. Modern insan sâdece görünene odaklanır; bilimi sâdece bunu inceler. Halbuki gerçekliğin yarısı görünmez. Kur’ân bu yarıya açılan kapıdır.
Perde Metaforu — Görüşten Saklı
«Perde» metaforu — görüşten saklı şeyleri ifâde eder. İnsan beş duyusu ile sâdece bir bölümü görüyor; gerisi perdeye saklı. Allâh, melekler, rûhlar, geçmiş, gelecek — hepsi perde arkasında. Allâh perdeyi kaldırarak bâzı şeyleri gösterir; bâzısı saklı kalır. Kur’ân bu göstermenin temel aracı.
«Allâh Sizi Tanıştırıyor» — Esmâ ile
Kur’ân’da Allâh kendisini esmâ — isimleri — ile tanıtır. er-Rahmân, er-Rahîm, el-Melik, el-Kuddûs, es-Selâm… 99 isim. Her isim Allâh’ın bir sıfâtını gösterir. Mü’min bu isimleri öğrendikçe Allâh’ı tanır. Tanışma sürer ömür boyu. Bu tanışma mü’mini Allâh’a yakınlaştırır.
Melekler Âlemi — Perdenin Gerisi
Melekler âlemi perdenin gerisidir. Görünmüyor; ama var. Yanımızda kirâmen kâtibîn melekleri var; her sözümüzü yazıyorlar. Namazda saflarımızı düzelten melekler var. Bedir savaşında müslümanlara yardıma gelen melekler vardı. Kur’ân bu görünmeyen âlemi mü’mine açıyor. Mü’min meleklerle dolu bir kâinâtta yaşadığını biliyor.
Âhiret — Asıl Hayât
Âhiret asıl hayâttır; ama perdeye saklı. Cennet, cehennem, mahşer, hesâb — hepsi henüz görünmüyor. Ama Kur’ân anlatıyor; ve mü’min îmân ediyor. Bu îmân onun hayâtını şekillendirir. Âhirete inanmayan dünyâya gömülür; inanan dünyâyı âhiret için kullanır. Bu fark görüşten kaynaklanır.
Tefekkür — Perdenin Gerisini Görmek
Tefekkür perdenin gerisini görmek için bir araçtır. Mü’min Kur’ân’ı okur; düşünür; ve perdenin gerisi açılır. Bir âyet üzerinde düşünmek bir saatlik dünyâ ibâdetinden değerli. Çünkü tefekkür kalbi açıyor; ve görünmeyen âleme bakış sağlıyor. Modern insanın tefekkür zaman var; ama harcamıyor.
Niyâz — Perdenin Gerisini Gören Mü’min
Niyâz: «Yâ Rab, beni perdenin gerisini gören bir mü’min eyle. Kur’ân’da Senin tanıttığın âlemi anlamamı nasîb et. Esmâ-i Hüsnâ ile Seninle tanışmamı, melekleri, âhireti, gayb âlemini tasdîk etmemi sağla. Sâdece görünene odaklananlardan eyleme. Tefekkür ehli bir kul yap.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi geniş ufuklu mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Kur’ân, Gayb, Esmâ. → Tasavvuf Sözlüğü