Cemâle dalan kimse için artık geri dönüş yoktur. Sohbette bu hâl, hayret perdelerinden hayret perdelerine geçiş, aşkın sınırsızlığına takılıp «hep dahasını» isteme ve nihâyet cemâl perdesinden cemâl perdesine yürüyüş olarak anlatılıyor.
Hayret Perdelerinden Hayret Perdelerine
O kimse öyle bir hayret perdelerinden hayret perdelerine geçti ki, o artık aşkın sınırsızlığına takıldı. Yürüdü gitti. O, aşkın sınırsızlığını yakaladı.
«Hep Dahasını» İstemek
Aşkın sınırsızlığını yakalayınca hep dahasını, hep dahasını ister oldu.
Hep dahasını istemeyi kim biliyorsa o söylesin dedi Hazret-i Pîr. Çünkü hep dahasını istemekte dellâl oldu.
Âşıklığından da Bîhaber
Çünkü o âşık, âşıklığından da bîhaber; maraton koşucusu gibi, 4 x 4 gibi sonsuzluğa doğru kanat çırpmaya başladı.
Hâlden de öte, kālden de ileri öyle bir hâle, öyle bir kāle erişti.
Ululuk Sâhibi Allâh’ın Cemâline Dalıp Gitmek
Ululuk sâhibi Allâh’ın cemâline dalıp gitti. Artık o, âyet-i kerîmenin tecelliyâtını yaşadı. Artık anladı.
Her şey gözünde yok oldu ve her şey onun kalbinde yok oldu. O, sâdece var olan Allâh’ın zatının olduğunu idrâk etti.
Kıyâmetini Yaşamak
O kıyâmetini yaşadı. O kıyâmetini yaşadığı için hiçbir şey kalbinde ve gözünde kalmadığı, sâdece bâkî olan Allâh kaldı.
Ve O’nun cemâline gark olunca, o cemâl perdelerinden cemâl perdesine geçmeye başladı.
Tenzîhi de Bıraktı, Teşbîhi de Bıraktı
O tenzîhi de bıraktı, teşbîhi de bıraktı. Artık onun için yorucu hiçbir şey kalmadı.
Çünkü cemâle dalınca oradan çıkış yok. Artık o cemâl perdesinden cemâl perdesine — hâl bitti, kāl bitti, söz bitti, fiiliyat gitti. Hiçbir şey kalmadı. Sâdece o.
Artık Ondan Normal Şeyler Arama
Artık onda normal akıl arama, ondan normal duygu arama, ondan normal şeyler arama.
O, çünkü fenâdan da bekādan da geçti. Cemâlullâh’ın deryasını daldı. Mustafa Özbağ tâbirince: Cemâlullâh’a gark oldu gitti.
Ne Yardım Kaldı, Ne Anlaşılma Telaşı
Bir başkasının ona yardım edecek bir hâli yok. Bir başkasının onu anlayacak durumu da yok. Bir başkasını anlama telaşı da bitti. Bir başkasının yardımı da o da bitti.
Onun için kurtuluş çırpınışı yok. Onun için şunu yapayım, bunu yapayım çırpınışı yok.
Bu cemâle dalış başka bir şeye dalışa benzemez. Orada kālin de hâlin de bir anlamı da yok.
Not: Kaydın ilk cümlesi altyazıda anlaşılmamaktadır; metin, mânânın açık olarak başladığı yerden alınmıştır.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi sohbetleri | Seri: Cemalullah