Cemâl perdesi ancak halakayí zikru’llâhda aralanír; bu, salikin tek başína yaptíşí zikrin yaní síra mürşidin halakasíndaki cemî zikrin manevî tahsi’lîne ne kadar kíymet kattíşíní ifade eden bir hakikatdir; nitekim halakayí zikru’llâh, salikin sülûkündeki en kuvvetli manevî tahsil mahallidir. Bu sohbette üstâd, halakayí zikru’llâhín manevî sıhhati ve tasavvuf yolundaki yerini izah etmektedir.
Halakayí Zikru’llâhín Manâsí
Halakayí zikru’llâh, mürşidi kâmil ile dervişlerin bir araya gelerek topluca yaptíklarí zikir merasimidir. Bu, tasavvuf yolunda salikin manevî tahsi’lînín en kuvvetli mahalledir. Allah Te’âlâ Kur’ân-í Kerîm’de “Kalbleri ancak Allah’ín zikri ile mutímain olur” (Ra’d 13/28) buyurmuştur. Zikir, salikin kalbini saşlíklı tutan, nefsini tezkiye eden, sırrını telvîn eden bir manevî âmel˙dir. Halaka, “çember” demektir; mürşid ile dervişler bir çember şeklinde oturarak topluca zikir yaparlar. Bu hâl, típkı sahabei kiramın Resullahâ sallallahü aleyhi vesellem ile yaptíşí toplantílara benžer. Hadisi şerîfde “Bir kavim Allah’í zikretmek üzere bir araya geldişinde, melekler onları sarar, Ílâhî sekînet üzerlerine iner ve Allah onları nezdindeki meleklere över” (Müslim, Zikir 38) buyrulmuştur. Bu hadis, halakayí zikru’llâhín manevî sıhhatini en güzel ifade eder.
Halakayí Zikrin Manevî Sıhhati
Halakayí zikrin nice manevî sıhhati vardír. Birincisi, salikin kalbinin tírkanmış kapılarí açílír; çünkü cemî zikir, ferdî zikirden daha kuvvetli bir tesir etkisi yaşatír. İkincisi, salikin nefsi tezkiye olur; çünkü cemî zikir, nefsin hírsína karşí kuvvetli bir mukabele˙dir. Üçüncüsü, salikin sırrı telvîn olur; çünkü mürşidin huzurunda yapílan zikir, salikin sırrına nice tecelli yansítír. Dördüncüsü, salikin manevî tahsi’lî hízlanır; çünkü mürşidin tevçihiyle yapílan zikir, salikin yalníz başína yaptíşí zikirden çok daha hızlí tesir eder. Beşincisi, dervişler arasínda manevî bir baş oluşur; çünkü beraber zikir yapanlar, manen birbirine başlanírlar. Karabaş Velî hazretleri “Halakayí zikru’llâh, Halvetiyye’nin temel düstûrlaríndan biridir; bu olmadan tarikat tahkik olunmaz” buyurmuştur.
Cemâl Perdesinin Aralanmasí
Cemâl perdesi, salikin kalbinde Allah’ín cemâline ulaşmasína engel olan manevî perdedir. Bu perde, nice tabakadan oluşur: nefsî tabakalar, şeytânî tabakalar, dünyevî alâkalar tabakalarí. Salikin yalníz başína yaptíşí zikir, bu perdeyi yavaş yavaş aralayabilir, ne var ki halakayí zikru’llâhín tesiri çok daha kuvvetlidir. Çünkü halakada mürşidi kâmil bizzât bulunur ve onun manevî tasarrufu salikin perdelerini hízla aralar. Ímâm Rabbânî hazretleri Mektubat’índa “Mürşidi kâmilin sohbeti, ferdî zikirden daha üstün bir manevî tahsil verir” buyurmuştur. Salik, halakayí zikru’llâha katíldíşínda, cemâl perdesi aralanmaya başlar; kalbinde nice tecelli yaşar; sırrı tasfîye olur. Bu, manevî tahsi’lîn nihaî gayesine yaklaştíşín alâmetidir.
Halakayí Zikrin Adâbí
Halakayí zikrin nice adâbí vardír. Birincisi, abdestli olarak katílmak. İkincisi, temiz elbise giymek. Üçüncüsü, kalbi her türlü dünyevî alâkadan temizleyerek girmek. Dördüncüsü, mürşide karşí edebli olmak. Beşincisi, sesin yükseklişini ve davranışlarí mürşidin emirine gibi tashih etmek. Altíncísí, ihlasla zikretmek; gösteriş veya riya yapmamak. Yedincisi, halaka boyunca kalbi mürşidin huzurunda olarak tevçih etmek. Sekîzincisi, halakadan sonra alınan manevî feyzi muhafaza etmek için zikre devam etmek. Bu adâblar, halakayí zikrin manevî sıhhatinin tahkimini saşlar. Karabaş Velî hazretleri “Mîzân”índa halakayí zikrin adâbíní ayríntílí tahkik etmiştir. Salik, bu adâba sımsıkı sarılarak halakaya katílír.
Halvetî Tarîkatínda Halakayí Zikrin Yeri
Halvetî tarîkatínda halakayí zikru’llâh merkezî bir yere sahiptir. Halvetîlik, “halvet” kelimesinden gelir; halvet, tek başína bir mahalde Allah’a yönelmek demektir. Ne var ki Halvetîlikteki halvet ferdî bir tahsil˙dir, halaka ise cemî bir tahsildir. Halvetîlik, hem ferdî halveti hem cemî halakayí ihtiva eder. Karabaşiyye, Halvetîliğin bir kolu olarak halakayí zikrin manevî tahkimini ileriye götürmüştür. Karabaş Velî hazretleri halakayí zikru’llâhí sülûku tahkim eden temel bir merasim olarak tahsil etmiştir. Bu halakada mürşid ile dervişler ortak kelimei tevhîd ve esma’ülhusnayí çekerler; mürşidin tevçihiyle salikler nice manevî tahsil yaşarlar. Halvetiyye-Karabaşiyye’de halakayí zikrin nice şekli vardír ve her bir şeklin manevî bir teştilî tezahürü vardír.
Modern Dönemde Halakayí Zikrin Devam Etmesi
Modern dönemde halakayí zikrin devam etmesi, ümmetín manevî sıhhati için vacîb mertebesindedir. Çünkü halakayí zikru’llâh, sahabei kiramın yaptíşí bir merasim olarak Resullahâ’ín sünnetinde oluşan bir âmel˙dir. Modern dönemde nice tarikat ve cemaat, bu halakayí ya yapmamakta ya da unutmaktadír. Ne var ki Halvetiyye-Karabaşiyye’nin asıl manevî düstûru olan halakayí zikrin devam ettirilmesi, ümmetín manevî sıhhatinin tahkimi için vacîbdir. Salik, bu halakayí bizzât yaşayan bir tarikat ve mürşidi kâmile intisâb ederek manevî tahsi’lîne devam eder. Bu, salikin sülûkünün nihaî gayesi olan vuslata ulaşmasínín yolu˙dur. Karabaş Velî hazretleri “Halakayí zikru’llâhí bírakan tarikat, asıl tarikatten užaklaşmış demektir” buyurmuştur.
Bibliyografya
- Ra’d sûresi, 28. âyet (kalbler ancak Allah’ín zikriyle mutímain olur).
- Ahzâb sûresi, 41. âyet (zikri kesir).
- Ankebût sûresi, 45. âyet (zikrin en büyük âmel oluşu).
- Bakara sûresi, 152. âyet (Beni anín, Ben de sizi anarím).
- Müslim, Sahîh, Kitâbü’z-Zikr 38, halakayí zikrin sevabı.
- Buhârî, Sahîh, Kitâbü’d-Daavât, zikrin fazileti.
- Tirmizî, Sünen, Kitâbü’d-Daavât, halakayí zikir.
- Ebû Dâvûd, Sünen, Kitâbü’l-Vitr, zikrin sevabı.
- Nesâî, Sünen, Kitâbü’l-Mesâcid, halakayí zikir.
- Ahmed b. Hanbel, Müsned, halakayí zikir rivayetleri.
- Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, halakayí zikrin sevabı.
- Gazzâlî, İhyâü Ulûmi’d-Dîn, Kitâbü’l-Ezkâr ve’d-Daavât.
- İbn Arabî, Fütûhât-í Mekkiyye, halakayí zikir.
- İmâm Rabbânî, Mektûbât, cemî zikir bahsi.
- Sühreverdî, Avârifü’l-Maârif, halakayí zikrin tahkimi.
- Cüneydi Başdâdî, Resâil, zikrin manevî tahsilî.
- Mevlânâ Hâlid el-Başdâdî, Mektûbât, halakayí zikir.
- Karabaş Velî, Mîzân Şerhi, halakayí zikru’llâh adâbí.
- Niyâzî-i Mısrî, Dîvân, “Halaka” beyitleri.
- İsmâil Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, Ra’d 28 tefsîri.
Sohbetin Tasnîfi
Bu sohbet, halakayí zikru’llâhín manâsí, halakayí zikrin manevî sıhhati, cemâl perdesinin aralanmasí, halakayí zikrin adâbí, Halvetî tarîkatínda halakayí zikrin yeri ve modern dönemde halakayí zikrin devam etmesi gibi mevzuları ihtiva etmektedir. Halvetî-Şabânî-Karabaşî tarikatínín halakayí zikru’llâh üzerine tahkimini ifade eden bu sohbet, salikin manevî tahsi’lîne kıymetli bir üfük açmaktadír.
Kaynak: Mustafa Özbaş Hocaefendi Sohbetleri | Video | Seri: Cemâl ve Vech