«Ben Yanlış Yapmadım, Benim Eksiğim Yok, Ben Hatâ Yapmam» Demek — Şeytânın Yoludur
Şeytân, Cenâbı Hakk’a «Ben günâh işlemedim, ben kusursuzum» diyerek nefsini temize çıkardı ve lânete müstâhak oldu. Bir kimse kendi kendine «Ben yanlış yapmadım, benim bir hatâm yok, benim bir kusurum yok» diyerek nefsini temize çıkarıyorsa, bilsin ki bunun altında büyük bir tehlike vardır. Kendini kusursuz görmek, kibrin en tehlikeli türüdür.
Şeytân «Ben Ondan Hayırlıyım» Dedi — İlk Kibir ve İlk İsyân
Şeytân da kendini kusursuz gördü, Hz. Âdem’e secde etmeyi reddetti ve: «Ben ondan hayırlıyım» dedi. Bu, İslâm’da ilk kibir ve ilk isyândır. Bu kibirin neticesi: Şeytân ebedî olarak Allâh’ın rahmetinden kovuldu. Demek ki kibir, insânı en yüksek makâmlardan en aşağı derekeye düşürebilir. Şeytân «mukarrebler» arasındaydı; bir kibir ona ebedî lânet getirdi.
Tevbe ve Kusurunu Bilmenin Fazîleti
Mü’minin en büyük erdemi, kusurunu bilmesi ve tövbe edebilmesidir. Hz. Âdem hatâ yaptığında «Rabbimiz, biz kendimize zulmettik» diyerek nefsini suçladı; şeytân ise «Sen beni azdırdın» diyerek suçu Allâh’a attı. Hz. Âdem’in tövbesi kabûl edildi; şeytânın kibri ise onu ebedî lânete mahkûm etti. İşte bu iki tutumun farkı, cennetlik ile cehennemlik olmanın farkıdır.
Nefsini Temize Çıkaran Tevbe Kapısını Kendi Eliyle Kapatır
Nefsini temize çıkaran kişi, tövbe kapısını kendi eliyle kapatmış olur. Çünkü kusurunu görmeyen, tövbe etmez; tövbe etmeyen ise Allâh’ın affına mazhar olamaz. «Ben yanlış yapmam, ben hatâ etmem» diyen kimse, hâşâ kendisini Allâh’ın ismet sıfâtına ortak görmektedir. Halbûki ismet sâdece peygamberlerdedir; geri kalan herkes kusurludur, hatâ eder, günâh işler. Bunu kabûl etmemek, kibrin yoluna sapmaktır.
Peygamber Günde 70 Defâ İstigfâr Ederdi — Biz Ne Hâldeyiz?
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem günde yetmiş kez — bâzı rivâyetlerde yüz kez — istigfâr ederdi. O’ndan daha çok kusur sâhibi olan biz ne hâldeyiz? Peygamber, ki ismet sıfâtına sâhip; günâh işlemekten korunmuş; her hâli Allâh’ın rızâsına uygun — O bile istigfâr ediyor. Biz ki kusur denizinde yüzüyoruz; biz ki gecegündüz günâhın içinden geçiyoruz — ne kadar istigfâr edersek o kadar azdır. Sûfî, istigfârı bırakmaz; kusurunu kabûl eder; nefsini hiçbir zamân temize çıkarmaz.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Kibir, İstigfâr, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü