İslâm toplumu itaat mekanizmasını kaybediyor: İtaat edilmesi gereken yere etmiyor, edilmemesi gereken yere ediyor. Sohbette bu kırılmanın âileden devlete kadar uzanışı ve Bosna’dan Filistin’e uzanan sessizlikle irtibâtı kuruluyor.
İtaat Mekanizması Kayboluyor
İslâm toplumu gün geçtikçe bu itaat mekanizmasını kaybediyor.
Allâh’a itaat edin demiş — İslâm toplumu Allâh’a itaat etmiyor. Resûlü’ne itaat edin demiş — İslâm toplumu Resûlü’ne itaat etmiyor. Sizden olan emir sâhiplerine itaat edin demiş — İslâm toplumu itaat etmiyor.
Neden Dağınık ve Parçalanmışız?
Biz neden dağınık, parçalanmışız? Allâh’a itaat etmediğimizden, Resûlü’ne itaat etmediğimizden, bizden olan emir sâhiplerine itaat etmediğimizden.
Hevâ hevesini ilâh edinenlere itaat ediyoruz.
Kime İtaat Olmaz?
Bu isterse siyâsetçi olsun, ister bürokrat olsun, ister ticâret ehli olsun, ister zengin olsun, ister fakir olsun, ister annemiz olsun, ister babamız olsun, ister kocamız olsun bizim.
Eğer o kimse Kur’ân ve sünnet dâiresinde değil ise, hevâ hevesine uyduysa, ona itaat olmaz.
Üstâda İtaati Göze Alamamak
Ama biz hevâ hevesine ilâh edinenleri itaat etmeye alıştığımızdan, bir üstâda itaat etmeyi göze alamıyoruz. Nefsimize ağır geliyor.
Eşler — kadınlar kocalarına itaat etmek ağır geliyor; onu normalde dergâhın içerisine de yansıtıyor. Oysa kocaya itaat de farz. Oysa babaya da itaat farz. Yâni bir çocuk babasına itaat etmek zorunda.
Ama ne yazık ki çocuklarımız da bunu terk etti; ve o itaatsizlik silsilesi İslâm toplumunu bozdu.
Ne Zamandan Beri?
Bu ne zamandan beri? Uzun zamandan beri. Uzun zamandan beri bir itaatsiz bir toplum oluştu.
İtaat edilmesi gereken yerlere itaat etmeyen; ama itaat edilmemesi gereken — hattâ itaat edilirse küfre insanı düşürecek olan, itaat edilirse günâh-ı kebâire sokacak olan, itaat edilirse insanın ahirete helâk olacak olan — yerlere itaat ediyor.
Zâlime İtaat
İslâm toplumu başında zâlim bir devlet başkanı var — ona itaat ediyor meselâ. Başında zâlim bir kral var — ona itaat ediyor. Kur’ân ve sünnetin dışında bir şey var — ona itaat ediyor.
İslâm toplumu bunun farkında değil; kendince zevâhiri kurtaracağım diye uğraşıyor.
Kendi Kendine Cevâz Vermek
Şöyle oldu da, böyle oldu da, yan yattı da, çamura battı da, şu şöyle oldu da, bu böyle oldu da — kendi kendisine cevâz veriyor.
Ve bu cevâz vermek insanları farkında değil, gevşetiyor.
Bosna’da Katliam, Müslümanların Kılı Kıpırdamıyor
Müslümanlar gevşek bir Müslüman oluyor ve Bosna’da katliâma uğruyor. Müslümanların kılı kıpırdamıyor.
Herkes sazda, cazda, barda, yazlıkta, kışlıkta — hayat devâm ediyor.
Afganistan Yerle Yeksân
Sonuçta Afganistan’da yerle oluyor Afganistan. Müslümanlar yine itaatten, cihaddan bîhaber; kendince kendi dolaplarına, kendi elbise dolaplarına, kendi yiyecek dolaplarına bakıyor.
Normalde kendince işine bakıyor, gücüne bakıyor. Afganistan yerle yeksân olmuş, umûruna katmıyor.
Ama Kâfir Durmuyor
Ama kâfir durmuyor. Müslümanların bu itaatsizliğinden, bu dağınıklığından faydalanıyor. Orada durmuyor.
Ardından Irak’ı bombalıyor. Ardından Sûriye’yi bombalıyor. Orada da durmuyor. Ardından Filistin’de katliâm yapıyor. Bildiğiniz yüzyılın katliâmı var.
Müslümanlar sessiz, sâkin. Ama Müslümanlar ne yazık ki Kur’ân ve sünnete itaat etmediğinden, Kur’ân ve sünneti es geçtiğinden, bunları da görmüyor.
Kendi Ülkelerinde de Görmüyorlar
Hattâ kendi yaşadıkları ülkelerde, kendi yaşadıkları beldelerde, kendi başkanları, devlet başkanları, kendi sistemleri Kur’ân ve sünnetin dışında bir sürü halt işliyorlar — Müslümanlar bunları da görmüyorlar.
Denizin Üzerindeki Köpük
Biz böyle yapa yapa yapa yapa çok olmamıza rağmen denizin üzerindeki köpük misâliyiz. Hiçbir yerde hiçbir ağırlığımız yok.
Ve gözümüzün içine baka baka Müslümanlar katlediliyor. Gözümüzün içine baka baka Müslümanların hakkı hukūku çiğneniyor. Gözümüzün içine baka baka Müslümanlar her yerde yerlerde süründürülüyor.
Müslümanlar Ne Düşünüyor?
Ve Müslümanlar hâlâ da — bakın, Müslümanlar hâlâ da — evlerini değiştirecek, eşyâlarını değiştirecek, yazlıya gidecek, kışlıya gidecek, kreasyonlarını değiştirecek.
Bu yaz moda neymiş? Bu kış trend neymiş? Nerede tatil yapılırmış? Nerede beş boynuzlu otele gidilirmiş? Onun da hakkı değilmiş mi?
Müslümanlar bunları düşünüyor.
«Bunları Düşündükçe Deli Oluyorum»
Ve bunları ben düşündükçe kendi kendime deliyim. Yâ, düşünecek başka bir şey yok. Bunları düşündüğüm zaman üzülüyorum kendi kendime.
Diyorum ki: İslâm dünyâsı ne hâle geldi! Ve en sıkı durması gereken sûfî topluluklar — sûfî topluluklar da bu sıkılıklarını gün geçtikçe kaybediyorlardı.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi sohbetleri | Seri: İtaat ve Sorumluluk
Ek kaynaklar:
- Kur’ân-ı Kerîm, Nisâ 4/59 — «Allâh’a itaat edin, Resûlü’ne itaat edin, sizden olan emir sâhiplerine itaat edin» — sohbetin çatısını kuran âyet.
- Bosna, Afganistan, Irak, Sûriye ve Filistin — İtaat ve cihad bilincinin kaybıyla irtibâtlandırılan hâdiseler zinciri.