Allah Te’âlâ dilediği kuluna rîzkî hesapsîz verir; ve bu rîzkîn asıl mahiyeti maddî deşil manevîdir; nitekim Allah Te’âlâ Kur’ân-î Kerîm’de “Allah dilediğine hesapsîz rîzkî verir” (Bakara 2/212) buyurmuştur. Bu manevî rîzk; ilim, hikmet, sekînet, inşirâh, hayra muvaffakiyet, Îlâhî feyz gibi nice tezahürle ortaya çıkar. Bu sohbette üstâd, manevî rızkın mahiyetini, salikin bu rızka nasîl mazhar olabileceşini izah etmektedir.
Maddî Rîzk ile Manevî Rîzk Arasîndaki Fark
Rîzk, Allah’în kullarîna verdişi nîmetlerin tümünü ifade eder; bunun maddî olanî ve manevî olanî vardîr. Maddî rîzk; yiyecek, içecek, giyim, mesken, malmülk gibi dünyevî nimetlerdir. Manevî rîzk ise; ilim, hikmet, sekînet, inşirâh, hayra muvaffakiyet, Îlâhî feyz, kalbî huzur, sünnete ittiba, mürşide intisâb gibi nimetlerdir. Mü’min, her iki rızka da Allah’tan tevçih ile bekler; ne var ki manevî rîzk maddî rızka göre çok daha üstüncüdür. Çünkü maddî rîzk dünya hayatînda kalır, manevî rîzk ise âhirete kadar uzanîr. Hadisi şerîfde “Bir saatlik tefekkür, bir senelik nafile ibadetten daha hayırlîdîr” buyrulmuştur (Beyhakî). Bu, manevî rızkın maddî rızka göre ne kadar üstün olduşunu ifade eder. Salik, manevî rızka mazhar olmak için Allah’a yönelir, mürşide intisâb eder, tarikat âdabîna sımsıkı sarılır.
Manevî Rîzkîn Tezahürleri
Manevî rîzkîn nice tezahürü vardîr. Birincisi, ilim ve hikmet˙dir; salikin kalbine ihsân edilen anlayîş ve idrâk. İkincisi, sekînettir; salikin kalbinde tezahür eden Îlâhî bir huzur. Üçüncüsü, inşirâhtır; salikin gönülünde oluşan manevî ferahlîk. Dördüncüsü, hayra muvaffakiyettir; salikin ameli sâlih için muvaffak olmasî. Beşincisi, Îlâhî feyzdir; salikin kalbine akan ulûhî bir lütüf. Altîncîsî, sünnete ittiba muvaffakiyetidir; salikin Resul’ün sünnetine sımsıkı sarılma kuvveti. Yedincisi, mürşide intisâb muvaffakiyetidir; salikin ehli tahkik bir mürşidi kâmile teslim olma muvaffakiyeti. Sekîzincisi, ihlas ve takva˙dîr; salikin kalbinin temizlenmesi ve Allah’tan korkma duygusunun yerleşmesi. Bu manevî rızklar, salikin manevî tahsi’lînîn alâmetleridir.
Hesapsız Rızkın Sırrı
Allah Te’âlâ dilediği kuluna hesapsız rîzkî ihsân eder; bu, “hesapsız” kelimesinin asıl manâsîdîr. Yâni: Allah, kulun amelîne göre˙ kıyaslayarak rızkî vermez; salt lütüf ve ihsân ile verir. Hadisi şerîfde “Hiç biriniz amelî ile cennete giremez” buyrulmuştur (Buhârî, Rikâk 18); mü’min, Allah’în lütüf ve ihsân ile cennete girer. Manevî rîzk da böyle˙dir; salik amelî ile manevî rızka mazhar olamaz; ancak Allah’în lütüf ve ihsân ile mazhar olur. Bu, salikin manevî tahsi’lîndeki en önemli şuürlardan biridir. Karabaş Velî hazretleri “Salikin amelî, manevî rızka istifâde etmek için bir vesile˙dir; ne var ki rızkın asıl sahibi Allah’tır ve dilediğine hesapsîz verir” buyurmuştur. Salik, bu şuüru ile çalışır ve Allah’în lütüfünü ümit eder.
Salikin Manevî Rızka Mazhar Olmasî
Salikin manevî rızka mazhar olmasî, sülûk yolundaki nice tahsil sonrasînda mümkün bir hâl˙dir. Birincisi, salikin niyetini hâlîs tutmasîdîr; manevî rızka mazhar olmak için niyetini Allah’în rîzasî için tashih eder. İkincisi, salikin sünnete sımsıkı sarılmasîdîr; çünkü Resul’ün sünneti, manevî rızkın asıl yolu˙dur. Üçüncüsü, salikin nefsini tezkiye etmesidir; nefsin hîrsîndan kurtulduşu oranda manevî rızka mazhar olur. Dördüncüsü, salikin kalbini tasfîye etmesidir; kalbin perdelerinden temizlendişi oranda manevî rîzk akar. Beşincisi, salikin mürşide ihlasla intisâb etmesidir; mürşidin tevçihiyle salikin manevî tahsi’lî hîzlanır. Bu şartlar tahkik edildişinde, salik manevî rızka mazhar olur ve hayatînda nice tecelli yaşar.
Şükrün Manevî Rızkı çoşaltmasî
Allah Te’âlâ Kur’ân-î Kerîm’de “Andolsun ki, şükrederseniz size nîmetimi artırîrîm” (İbrâhîm 14/7) buyurmuştur. Şükr, manevî rızkı çoğaltan bir âmeli sâlihtir. Salik, kendisine verilen her nîmete şükür ile mukabele ettişinde, Allah o nimete daha˙sını ekler. Şükür, dilen bir tezahürdür ki “Elhamdü’lillâh” denir; kalp ile bir tezahürdür ki ihlas ile Allah’a yönelir; uzuvlar ile bir tezahürdür ki ameli sâlih ile Allah’a hizmet eder. Bu üç şekildeki şükür, salikin manevî rızka mazhariyetini artırır. Karabaş Velî hazretleri “Şükr, manevî rızkın anahtarıdır; şükr eden salik, rızka açılan kapılarî bulur” buyurmuştur. Mü’min, şükrü hayatînîn her safhasîna yansîtarak yaşadîşînda, Allah’în manevî rızkına nice mazhar olur.
Allah’a Tevekkül ve Rîzkın Bereketi
Tevekkül, salikin Allah’a güvenmesi ve işini O’na havale etmesi demektir. Allah Te’âlâ Kur’ân-î Kerîm’de “Allah’a tevekkül edene Allah yetiştirir” (Talâk 65/3) buyurmuştur. Tevekkül, salikin maddî ve manevî rızka kavuşmasînîn asıl yolu˙dur. Salik, kendi gücüne, aklîna, malîna değil, Allah’a güvenir; bu güveni ile Allah ona nice rızk kapısı açar. Hadisi şerîfde “Allah’a hakkîyla tevekkül etseniz, kuşu nasîl rızıklandîrdîşî gibi sizi de rızıklandîrîrdı; kuşler sabah aç çıkar, akşam tok dönerler” buyrulmuştur (Tirmizî, Zühd 33). Salik, hayatîn her safhasînda Allah’a tevekkül ederek yaşar; çalîşır, ne var ki neticesini Allah’a havale eder. Bu, salikin manevî rızka mazhariyetinin asıl şartîdîr.
Bibliyografya
- Bakara sûresi, 212. âyet (hesapsız rızk).
- İbrâhîm sûresi, 7. âyet (şükre nimetin artırılması).
- Talâk sûresi, 3. âyet (tevekkül ve rızk).
- Hûd sûresi, 6. âyet (her canlînîn rızkı Allah’a aittir).
- Buhârî, Sahîh, Kitâbü’r-Rikâk 18, amelsizce cennete girme.
- Müslim, Sahîh, Kitâbü’l-Birr, şükrün fazileti.
- Tirmizî, Sünen, Kitâbü’z-Zühd 33, kuşun rızıklanmasî.
- Ebû Dâvûd, Sünen, Kitâbü’l-Edeb, tevekkül.
- Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, tefekkür ve rızk.
- İmâm Gazzâlî, İhyâü Ulûmi’d-Dîn, Kitâbü’r-Rızk.
- İbn Arabî, Fütûhât-î Mekkiyye, manevî rîzk bahsi.
- İmâm Rabbânî, Mektûbât, manevî rîzk ve tevekkül.
- Sühreverdî, Avârifü’l-Maârif, salikin rîzkî.
- Cüneydi Başdâdî, Resâil, Îlâhî feyz bahsi.
- Mevlânâ, Mesnevî, II. Defter, “Tevekkül” beyitleri.
- Karabaş Velî, Mîzân Şerhi, manevî rîzk.
- İsmâil Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, Bakara 212 tefsîri.
- Niyâzî-i Mısrî, Dîvân, “Şükr” beyitleri.
- Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, şükr ve tevekkül.
- Ahmed Avni Konuk, Fusûsü’l-Hikem Şerhi, Îlâhî lütüf.
Sohbetin Tasnîfi
Bu sohbet, maddî rîzk ile manevî rîzk arasîndaki fark, manevî rızkın tezahürleri, hesapsız rızkın sırrı, salikin manevî rızka mazhar olmasî, şükrün manevî rızkı çoğaltmasî ve Allah’a tevekkül ile rızkın bereketi gibi mevzuları ihtiva etmektedir. Halvetî-Şabânî-Karabaşî tarikatînîn manevî rîzk üzerine tahkimini ifade eden bu sohbet, salikin manevî tahsi’lîne kıymetli bir üfük açmaktadîr.
Kaynak: Mustafa Özbağş Hocaefendi Sohbetleri | Video | Seri: Akl-î Küll ve İlmi Ledün