Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette alacağın zekâta mahsûp edilmesinin şartlarını tafsîl eder. Alacağın zekâta mahsûp edilmesinin şartları oluşturulmuştur. Birincisi: borçlu, borcunu ödemekten âciz olmalıdır; yâ'nî nisâb miktarı kadar kendisinde para, pul, mal, mülk, herhangi bir şey olmamalıdır. Eğer borçlunun parası, sermâyesi, işi var, ancak ödememekte ısrâr ediyorsa — Allâh affetsin — onunla alâkalı ağır hadîsi şerîfler, ve fetvâlar vardır; ona alacaktan zekât mahsûbu yapılamaz. O zamân şart şudur: o kimse borcunu ödemekten âciz olacak, yâ'nî iflâs etmiş, batmış, fakru zarûret içerisinde bulunacaktır. Fakru zarûret içindeyse, alacaklı o kimsenin alacağını zekâta sayabilir. İkinci şart: borcun zekât yerine sayıldığı kendisine bildirilmelidir. Yâ'nî alacaklı, borçluya açıkça «Ben bu borcu sana zekât yerine saydım; senin bende çekin, senedin vardı; al kardeş, şu çekini, senedini; benim sende alacağım kalmadı» diyecektir. Yâhut da «Sen bana 50 bin lira borçluydun, 10 bin lira veya 20 bin lirasını zekâtımdan düştüm» diyecek; o kimse söylenilen miktâr kadar borçtan kurtulmuş sayılacaktır.
Birinci Şart: Borçlunun Âcizliği
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: alacağın zekâta mahsûp edilmesinin şartlarını oluşturmuşlar; borçlu, borcunu ödemekten âciz olmalıdır. Yâ'nî normâlde buradaki aranan şart şudur: o adam borçlu, ama borcunu ödemekten âciz; nisâb miktarı kadar kendisinde para, pul, mal, mülk, herhangi bir şey yok. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Borçlu darda ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek gerekir» (Bakara 2/280) buyurmuştur. Bu âyet âciz borçluya kolaylık tanımış; alacaklının da onu zekâttan mahrûm etmemesini ifâde eder.
Ödeme Gücü Olan Borçlu İstisnâsı
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir manevî tahlîli tafsîl eder: kimi borçlu var ki — parası var, pulu var, ödemiyor; o zamân ona zekâttan mahsûp geçmiyor. Yâ'nî bâzı borçlular vardır ki adamın parası var, işi var, sermâyesi var, işini döndürüyor, ama ödemiyor — Allâh affetsin — onunla alâkalı ağır hadîsi şerîfler, ve fetvâlar vardır. Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Zenginin borcunu ödememesi zulümdür» (Buhârî, Havâlât 1; Müslim, Müsâkāt 33).
Âcizliğin Ölçüsü: Fakru Zarûret
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir fıkhî kâideyi tafsîl eder: o zamân şart şudur: o kimse borcunu ödemekten âciz olacak, yâ'nî o kimse iflâs etmiş, batmış, bir şey olmuş, fakru zarûret içerisinde olacaktır. Fakru zarûret içindeyse, o zamân alacaklı, o kimsenin alacağını zekâta sayabilir. Bu kâide hem fakîri zekâttan mahrûm etmemekte, hem de zekâtın hak edenden başkasına geçmesini önlemektedir.
İkinci Şart: Borçluya Bildirim
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir fıkhî şartı tafsîl eder: ikincisi: borcun zekât yerine sayıldığı kendisine bildirilmelidir. Yâ'nî o kimseye diyecek ki «Ben bu borcu sana zekât yerine saydım; senin bende çekin vardı, senedin vardı; al kardeş, şu çekini, şu senedini; örneğin benim sende alacağım yok, ben bunu zekâta saydım; eyvallâh, benim bu konuda sende alacağım kalmadı». Bu üslûp borçlunun haberdâr edilmesini, ve hukūkun açıkça netleşmesini sağlar.
Kısmî Mahsûp Misâli
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin görevini tafsîl eder: yâhut da adamın çok borcu var; örneğin diyecek ki «Ben 50 bin liranın 10 bin, 20 bin lirasını sana zekâtımdan düştüm; benden 20 bin lira borcun». Örneğin ona söyleyecek bunu, ve o kimse söylenilen miktâr kadar borçtan kurtulmuş sayılacaktır. Bu hâl kısmî mahsûbun da câiz olduğunu, ancak alacaklının açıkça beyân etmesi gerektiğini ortaya koyar. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni hem zekâtı sahîh yolla edâ etmeye, hem de borçluya açıkça beyân etmeye yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: Tevbe 9/103, 60; Bakara 2/280, 282, 267; Müzzemmil 73/20.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'z-Zekât.
- Sahîhi Buhârî, Havâlât 1, Zenginin borcunu ödememesi hadîsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zekât.
- Sahîhi Müslim, Müsâkāt 33.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm Kâsânî, Bedâi'u's-Sanâi'.
- İmâm Serahsî, el-Mebsût.
- İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr.
- Fetâvâ-yı Hindiyye.
- İmâm Şâfi'î, el-Üm.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Zekât Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet alacağın zekâta mahsûbu için birinci şart olan borçlunun âcizliğini, ödeme gücü olan borçlu istisnâsını, âcizliğin ölçüsü olan fakru zarûreti, ikinci şart olan borçluya bildirimi, ve kısmî mahsûp misâlini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Zekât Sohbetleri