Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Vahiy ·

Akıl vahyi anlama ve yaşamada en önemli zeminimizdir 04.03.23

Aklı reddeden bir kimse dinini reddetmiştir bakın aklı reddeden bir kimse dinini reddetmiştir teyze. Divan tecr-i nikah gereklidir ona. Biz vahyi anlamada vahyi yaşamada akla ihtiyacımız var. Eğer akı...


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette aklın vahyi anlama ve yaşamadaki en önemli zemîn olduğunu tafsîl eder. Aklı reddeden bir kimse dînini reddetmiştir. Vahyi anlamada akla ihtiyâcımız vardır, vahyi yaşamada akla ihtiyâcımız vardır. Akıl olmazsa vahyi anlayamaz, ve yaşayamaz hâle geliriz. Bir Müslümânın akıl nîmetine karşı olması düşünülemez. Bâzıları cehâletinden dolayı aklı reddetmiş olabilir; bu, vahye tâbî olduğunu göstermek niyetiyledir, ancak yanlıştır. Hz. Ali Efendimizin sözü buna güzel bir misâldir: «Mest edecek olsaydım, aklıma uyacak olsaydım ayağımın altını mest ederdim. Ama gördüm ki Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ayağının üstünü mest ediyor.» Vahye tâbî olmak budur: Peygamber Efendimiz namazı nasıl kıldıysa öyle kılmaya gayret etmek, Kur'ân bize neyi emrettiyse ona tâbî olmaktır. Akıl, vahyi anlama ve yaşamada en önemli zemînimizdir. Dîn akıl iledir, îmân akıl iledir.

Aklı Reddetmek Dîni Reddetmektir

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: aklı reddeden bir kimse dînini reddetmiştir. Vahyi anlamada akla ihtiyâcımız vardır, vahyi yaşamada akla ihtiyâcımız vardır. Akıl olmazsa vahyi anlayamaz, ve yaşayamaz hâle geliriz. Bir Müslümânın akıl nîmetine karşı olması düşünülemez. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Şüphesiz bunda akıl sâhipleri için âyetler vardır» (Âli İmrân 3/190) buyurmuştur. Akıl sâhibi olmak îmânın temel şartlarındandır.

Cehâletten Aklı Reddetme Yanlışı

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tespit yapar: bâzıları cehâletinden dolayı aklı reddetmiş olabilir; bu, vahye tâbî olduğunu göstermek niyetiyledir, ancak yanlıştır. Akıl ile vahy birbirine karşı değildir; akıl vahyin anlaşılması ve yaşanması için verilmiş bir nîmettir. Aklı vahyin karşısında konumlandırmak ne kadar yanlışsa, aklı vahyin yerine geçirmek de o kadar yanlıştır. İmâm Gazzâlî hazretleri İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn'de aklın vahye olan ihtiyâcını ve vahyin de akla olan münâsebetini tafsîlen îzâh etmiştir.

Hz. Ali Efendimizin Mesh Misâli

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir misâli tafsîl eder: Hz. Ali Efendimizin sözü buna güzel bir misâldir. Buyurmuştur: «Mest edecek olsaydım, aklıma uyacak olsaydım ayağımın altını mest ederdim. Ama gördüm ki Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ayağının üstünü mest ediyor.» Vahye tâbî olmak budur: Peygamber Efendimiz namâzı nasıl kıldıysa öyle kılmaya gayret etmek, Kur'ân bize neyi emrettiyse ona tâbî olmaktır. Akıl burada vahye teslîm olmuş, ve vahyin getirdiği üslûbu kabûl etmiştir.

Akıl: Dînin ve Îmânın Şartı

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir akâidî kâideyi tafsîl eder: akıl, vahyi anlama ve yaşamada en önemli zemînimizdir. Dîn akıl iledir, îmân akıl iledir. Akılsız bir kimsenin cezâ ehliyeti olmadığı gibi dînî ehliyeti de yoktur. Akıl, vahyin yerine geçmez; ama vahyin anlaşılması ve hayâta tatbîk edilmesi için vazgeçilmez bir nîmettir. Bu sebeple çocuklar, deliler, ve baygın hâldekiler için ibâdet sorumluluğu yoktur; çünki akıl, mükellefiyetin temel şartıdır.

Mü'mînin Aklı Vahye Tâbî Kılması

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin görevini tafsîl eder: mü'mîn aklını vahye tâbî kılar; aklını Kur'ân ve Sünnet'in nûru ile aydınlatır; ve aklını mürşidi kâmilin aklı küllüne bağlar. Bu sûretle aklı vahyin nûru ile aydınlanır; nefsi emmâreden korunur; ve manevî terakkîye açılır. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni aklını vahye tâbî kılmaya, ve mürşidi kâmilin terbiyesinde aklını manevî olarak derinleştirmeye yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh dilediğine hikmet verir; kim hikmet verilirse ona çok hayır verilmiştir» (Bakara 2/269) buyurmuştur.

  • Kur'ânı Kerîm: Âli İmrân 3/190; Bakara 2/269; Zümer 39/9; Mücâdele 58/11.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-İlim.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Vudû, mesh bahsi.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü't-Tahâret, mesh bahsi.
  • Süneni Ebû Dâvûd.
  • Süneni Tirmizî.
  • Süneni Nesâî.
  • Süneni İbn Mâce.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned, Hz. Ali rivâyetleri.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, akıl ve vahy bahsi.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
  • Hz. Mevlânâ, Mesnevî-i Şerîf.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Vahiy Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet aklı reddetmenin dîni reddetmek olduğunu, cehâletten aklı reddetmenin yanlışını, Hz. Ali Efendimizin mesh misâlini, aklın dînin ve îmânın şartı oluşunu, ve mü'mînin aklı vahye tâbî kılmasını tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Vahiy Sohbetleri