Göklerin ve Dağların Yüklenemediği Emanet
“Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik; onlar bunu yüklenmekten çekindiler ve korktular; onu insan yüklendi. Şüphesiz insan çok zalim, çok cahildir.” (el-Ahzâb 33/72) Cenâb-ı Hak dağlara, göklere ve yere vahyederek bu emaneti teklif etti; hepsi korktular ve “bunu yerine getiremeyiz” diyerek kaçındılar. Hz. Âdem ise “Sen razı olacaksan ben hazırım” dedi ve yüklendi. Ne var ki iki namaz vakti geçmeden Hz. Âdem cennette yaklaşması yasak olan yere yaklaştı. Bu insanın büyük sorumluluğunu ve aynı zamanda zaafını gösterir.
Biz emaneti göklere, yere ve dağlara Hakkında
Emanet nedir? Kur’ân ve Sünnet’in belirlediği şerîatin kaideleri, dinî vecibeler ve Allah’ın mükellef kıldığı tüm görevlerdir. Müslümanlar bu emanetleri kendilerinden sonraki nesillere doğru aktarmakla yükümlüdür. “İmân edin, sâlih amel işleyin, hakkı ve sabrı tavsiye edin” (el-Asr) ifadesi bu sorumluluğun özüdür. Baba çocuklarına Kur’ân ve Sünneti öğretmez, nakletmezse babalığını yapmamış olur.
Üç Kademe Emanet: İlmel Yakîn, Aynel Yakîn, Hakkel Yakîn
İlmel yakîn emanet: Şerîatin emrettiklerini öğrenmek ve yaşatmaktır. Mürşit, müritlerine önce bu kademeyi öğretmekle yükümlüdür. Yeni başlayan dervişe hemen 33.000 zikir verip onun aklını oynatmak, tuhaf hareketler ve sesler çıkarmayı dervişlik diye sunmak doğru değildir.
Aynel yakîn emanet: İlmel yakîn kademesini hakkıyla yaşayan, doğru bir mürşide intisap eden ve üstadını dinleyen derviş, aşk, muhabbet, cezbe ve ilâhî varidat hallerini meyve olarak yaşar. Bu haller de bir emanettir; mürşit bunları müritlerine aktarmalıdır.
Hakkel yakîn emanet: Vasıtasız ve perdesiz feyzi ilâhînin tecellisidir; ilm-i ledündür. Bu hal çalışmayla kazanılmaz — doğrudan Allah’ın lütuf ve ihsanıdır, vehbîdir. Bu kademeye ulaşan mürşit, bu halden müritlerine de anlatmakla yükümlüdür. Mürşidin bunlardan haberi yoksa “üstatlık tasamı kendi nefsinde küfürdür” buyurulmuştur.
Kaynaklar
Âyet: “Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik…” — el-Ahzâb 33/72
Âyet: “İmân edin, sâlih amel işleyin, hakkı ve sabrı tavsiye edin.” — el-Asr 103/2-3
Tasavvuf: İlmel yakîn, Aynel yakîn, Hakkel yakîn — İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü’l-Kuşeyriyye; Yakîn bâbı
Hadîs: Namazı kasten terk edenin hükmü — Tirmizî, Îmân 9; İbn Mâce, İkâmetü’s-Salât 77 (İmam Şâfiî’nin ölçüt aldığı hadîs)
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve tez formatında düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=T12t4fRAmVc
İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Zikir, Sünnet, Muhabbet, Aşk, Yakîn, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı