Allâh — Yarattığı Her Şeyi İlmi İlâhîsinde «Ol!» Diyerek Yaratır
Allâh yaratmış olduğu her şeyi ilmi ilâhîsinde «ol!» (kün!) diyerek yaratır. «Bir şeyi diledi mi, ona sâdece ‘Ol!’ der; o da hemen oluverir» (Yâsîn 82). Bu Allâh’ın yaratma kudretinin ifâdesidir. Hiçbir araç, hiçbir madde, hiçbir zaman gerek yok. Sâdece bir emir — «Ol!» — ve mevcûd oluverir. Bu sırrı bir insan idrâk edemez; ama îmân eder. Mü’min Allâh’ın bu sonsuz kudretine inanır; her şeyin O’nun emrine bağlı olduğunu bilir.
«Kün!» — İlâhî Emir
«Kün!» (Ol!) — Allâh’ın ilâhî emridir. Bu emir Kur’ân’da defalarca geçer. Hz. Îsâ’nın yaratılışı — kün ile. Hz. Âdem’in yaratılışı — kün ile. Bütün kâinâtın yaratılışı — kün ile. Bu emir Allâh’ın mutlak kudretini gösterir. Hiçbir varlığın O’nun «Ol!» emrinden bağımsız mevcûd olamaz.
İlim İlâhî — Ön Bilgi
Allâh önce ilmi ilâhîsinde her şeyi biliyor; sonra «Kün!» emriyle yaratıyor. Bu sıralama önemlidir. Hiç bir şey Allâh için sürpriz değil; her şey önceden ilminde mevcûd. Yaratma — ilmin dışa vurulmasıdır. Bu sırrı kabûl etmek tasavvuf akîdesinin temelidir.
Sebepler — Allâh’ın Aracıları
Allâh her şeyi sebepler aracılığı ile yaratıyor görünür. Yemek yiyince tok olursun (yemek sebep); ilaç içince iyileşirsin (ilaç sebep). Ama gerçekte tok eden — Allâh; iyileştiren — Allâh. Sebepler sâdece Allâh’ın yaratış aracıları. «Kün!» emri her zaman sebebin arkasında. Mü’min sebepleri kullanır; ama tevekkül Allâh’a olur.
Mu’cizeler — Sebepsiz Yaratma
Mu’cizeler — sebepsiz yaratma örnekleridir. Hz. İbrâhîm ateşe atıldı; Allâh «Ey ateş! İbrâhîm’e karşı serin ve emin ol!» dedi (Enbiyâ 69). Ateşin doğa kanunu — yakmak. Ama Allâh «Kün!» dedi; «soğut!». Ateş soğudu. Bu sebepsiz yaratma. Allâh’ın «Kün!» emri her doğa kanununun üstünde.
Modern Bilim — Allâh’ın Sünnetullâhı
Modern bilim Allâh’ın sünnetullâhını (doğa kanunlarını) inceler. Bilim adamları «yerçekimi», «termodinamik», «evrim» gibi kanunlar keşfeder. Ama bu kanunların kendileri Allâh’ın yaratışıdır. «Kün!» ile kanunlar var oldu; «Kün!» ile değişebilir. Bilim Allâh’ı reddetmek için değil; O’nun azametini görmek için olmalı.
Mü’minin İdrâki — Sınırlı
Mü’minin idrâki bu konuda sınırlıdır. «Kün!» emrinin nasıl çalıştığı — bizim kafamızda canlandırılamaz. Yoktan var etme — bizim mantığımıza aykırı görünür. Ama Allâh’ın gücü mantığımızın ötesinde. Mü’min teslim olur; aklını fazla zorlamaz; «Allâh bilir, ben inanırım» der.
Tevhîd’in Doruğu
«Kün!» kavramı tevhîdin doruğunu gösterir. Allâh’tan başka hiçbir şey kendi başına vâr değil. Her zerre — O’nun «Ol!» emriyle var. Eğer O bir saniye için «Olma!» dese — bütün kâinât yok olur. Bu sürekli yaratış — Allâh’ın «Kayyûm» (kâim olan) sıfatının ifâdesidir. Tasavvuf bu sırrı tefekkürle anlatır.
Niyâz — Allâh’ın Kudreti
Niyâz: «Yâ Rab, Senin ‘Kün!’ emrinin kudretini idrâk etmemi nasîb et. Bütün kâinâtın Senin emrine bağlı olduğunu — sebeplerin sâdece Senin aracın olduğunu — kalbime sâbit kıl. Mu’cizelerini hayretle düşünme tevfîki ver. Tevhîd’in doruğundaki bu sırrı yaşayan bir mü’min eyle. Bilimsel keşiflerde Senin sünnetullâhını görme ferâseti ver.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi tevhîd ehli mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Kün!, Tevhîd, Yaratma. → Tasavvuf Sözlüğü