Allâh’ın Varlığı İle Alâkalı Bilimsellik Arayan — Kâinâta Baksın
Allâh’ın varlığı ile alâkalı bilimsellik arayan — kâinâta baksın. Bu evren ve içindeki düzen başlı başına Allâh’ın varlığının kanıtıdır. «Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün değişiminde, sağduyu sâhipleri için âyetler vardır» (Âli İmrân 190). Modern bilim ne kadar derine inerse o kadar şaşırır; ne kadar gözlemler o kadar Yaratıcı’yı işâret eder. Bilim ile Kur’ân çelişmez; aksine birbirini destekler.
Kâinât — Açık Kitap
Kâinât Allâh’ın açık kitabıdır. Kur’ân kelime ile yazılmış vahiy; kâinât eylem ile yazılmış vahiy. İkisi de Allâh’ı anlatır. Bilim — kâinât kitabını okuma faaliyetidir. Sahih bilim Allâh’ı reddetmez; aksine onun azametini her gün biraz daha keşfeder.
Hücre — Karmaşık Mekanizma
Tek bir hücre — şehir gibi karmaşık. DNA — milyonlarca harflik bir bilgi kütüphânesi. Mitokondri — enerji üretim merkezleri. Ribozomlar — protein fabrikaları. Hücre zarı — akıllı seçici geçirgenlik. Bu karmaşıklık tesadüfle açıklanamaz; bir akıl, bir niyet, bir tasarım gerektirir. Allâh.
Evren — İnce Ayar
Evren — ince ayar (finetuning) prensibinin örnekleridir. Yerçekimi sâbiti, ışık hızı, atomların oluşum prensipleri — milyarda bir oranıyla ayarlı; aksi takdîrde hayat olmazdı. Bu hassas ayar tesadüf değil; bilinçli bir tasarımdır. Modern fizik bunu doğrular.
Beyin — Mu’cize Organ
İnsan beyni — 86 milyar nöron, trilyonlarca bağlantı. Her saniye milyarlarca işlem. Bu organ tesadüfen oluşmuş olamaz. «İnsanı en güzel kıvamda yarattık» (Tîn 4). Beyni inceleyen bilim adamları — varlığı reddederken bile bu mu’cizenin azametini itiraf eder.
Tabiatın Düzeni — Akıl Gerektirir
Mevsimlerin döngüsü, su çevrimi, fotosentez, hayvanların göç davranışları — bunların hepsi karmaşık düzenler. Düzen — bir Düzenleyici’yi işâret eder. Bilgisayar yazılımı bir programcı gerektirir; tabiat programları da bir Programcı gerektirir.
Bilim — Allâh’ı Reddetmiyor
Sahih bilim Allâh’ı reddetmiyor; bâzı bilim adamları reddediyor. Bu ayrım önemli. Newton, Pascal, Maxwell, Mendel, Einstein gibi büyük bilim adamları — Yaratıcı’ya inanıyordu. Modern ateist bilim adamları — bilimi felsefî bir tercîh için kullanıyor. Mü’min bilimi sevmeli; ateizmi reddetmeli.
Mü’minin Tavrı — Hayretle İncelemek
Mü’minin tavrı — hayretle kâinatı incelemektir. Bilim ile dîn arasında çatışma yok; bilakis sentez var. «Akletmiyor musunuz?» Kur’ân defalarca sorar. Akletmek, incelemek, hayret etmek — mü’minin görevidir. Bu hayret Allâh’a olan îmânı kuvvetlendirir.
Niyâz — Hayretle Bakan Mü’min
Niyâz: «Yâ Rab, beni kâinâta hayretle bakan bir mü’min eyle. Bilimin gerçek mesajını anlama tevfîki ver. Hücreyi, evreni, beyini, tabiatın düzenini Senin azametinin işâretleri olarak görmemi nasîb et. Ateist bilim adamlarının felsefî sapmalarından beni koru. Sahih bilim ile sahih dîni dengeli yaşayan bir mü’min eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi tefekkür eden mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Kâinât, Bilim, Tefekkür. → Tasavvuf Sözlüğü