Mürşidler Şefâat Eder mi? Dervîş Olmanın Şartları Nelerdir?
İki ayrı soru ele alınıyor: 1) Mürşidler şefâat eder mi? 2) Dervîş olmanın şartları nelerdir? Birinci soruya cevap: Evet, Allâh’ın izni ile şefâat ederler. İkinci soruya cevap: Dervîş olmanın şartları sünnete uymak, mürşide tâbî olmak, vird çekmek, nefisle mücâdele etmektir. Bu iki sorunun cevâbı tasavvufun pratik yönüdür.
Şefâat — Allâh’ın İzni İle
Şefâat Allâh’ın izni ile olur. «Allâh’ın izni olmadan O’nun yanında kim şefâat edebilir?» (Bakara 255). Yâ’nî şefâat eden kişi kendi kendine değil, Allâh’ın izniyle şefâat eder. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in şefâati en büyüktür. Peygamberlerden sonra velîler, mürşidler, âlimler de Allâh’ın izniyle şefâat ederler.
Mürşidin Şefâati — Mürîdine
Mürşidin şefâati öncelikle mürîdine olur. Çünkü mürşid mürîdini yetiştirmiştir; ve âhirette ona sahip çıkar. «Yâ Rab, bu mürîdim benim talebem; onu affet, cennetine al» der. Allâh bu duâyı kabûl eder. Mürîd dünyâda mürşide hizmet etmiş ise, âhirette mürşidden şefâat alır. Bu, tasavvufî bir hakîkattir.
Dervîş Olmanın Birinci Şartı — Sünnete Uymak
Dervîş olmanın birinci şartı sünnete uymaktır. Sünnetsiz dervîş olmaz. Çünkü tasavvuf sünnetin içidir, dışı değildir. Sünneti uygulamadan tasavvuf üzerine konuşan kişi yalan söyler. Dervîş namazını kılar; orucunu tutar; zekâtını verir; haram bilenden uzaklaşır. Bu temel olmadan dervîşlik olmaz.
İkinci Şart — Mürşide Tâbî Olmak
İkinci şart mürşide tâbî olmaktır. Dervîş bir mürşid bulur; ve ona intisâb eder. Bu intisâb «ben sana tâbî oldum» sözüdür. Tâbî olmak — sözünü dinlemek, tâlimâtını uygulamak, ona güvenmek demektir. Mürşidsiz dervîş olmaz; çünkü rehbersiz yola çıkılmaz.
Üçüncü Şart — Vird Çekmek
Üçüncü şart vird çekmektir. Mürşid mürîdine bir vird verir; ve mürîd bu virdi her gün çeker. Vird zikir, salavât, istiğfar gibi belli sayıda tekrar edilen dînî vazîfedir. Bu vird mürîdin günlük mâneviyât beslenmesidir. Virdsiz dervîş aç dervîştir; mâneviyâtı zayıflar.
Dördüncü Şart — Nefisle Mücâdele
Dördüncü şart nefisle mücâdeledir. Dervîş nefsini terbiye etmek için sürekli çalışır. Kibrini, hasedini, açgözlülüğünü, gazabını yenmeye çalışır. Bu mücâdele tasavvufun temel işidir. «Cihâd-ı ekber» — büyük cihâd budur, Hz. Peygamber’in tâbîriyle. Nefsiyle mücâdele etmeyen dervîş şekilden ibârettir.
Niyâz — Hakîkî Dervîş İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni hakîkî dervîş eyle. Sünnete uyan, mürşide tâbî olan, vird çeken, nefsiyle mücâdele eden bir kul eyle. Âhirette mürşidimin şefâatine nâil olmamı nasîb et. Bu dört şartı hayâtım boyunca yaşamamı sağla.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi şekilden ibâret olmayan, hakîkat olan dervîşler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Dervîş, Şefâat, Mürşid. → Tasavvuf Sözlüğü