Mürşid-i Kâmiller Ancak Yol Gösterir — Yola Çıkmak Mürîdin İşi
Mürşid-i kâmiller ancak yol gösterir; yola çıkmak ve yürümek mürîdin işidir. Bu, çok önemli bir ayrımdır. Bâzı mürîdler «mürşid beni Allâh’a götürür» düşüncesindedir. Halbuki mürşid sâdece yolu gösterir; yürümek mürîdin sorumluluğudur. Eğer mürîd yola çıkmazsa, yürümezse — mürşid ne kadar büyük olursa olsun, ona yardım edemez. Mâneviyât kazanmak için çaba şarttır.
Yol Göstermek — Mürşidin Rolü
Yol göstermek, mürşidin rolüdür. Mürşid mürîde haritayı verir; tehlikeleri anlatır; doğru yönü gösterir. Ama yolu yürümek mürîdindir. Bu, bir öğretmen-öğrenci ilişkisine benzer. Öğretmen ders verir; öğrenci öğrenir. Öğretmen ne kadar iyi olsa da, çalışmayan öğrenci başaramaz. Aynı şekilde mürşid ne kadar büyük olsa da, çalışmayan mürîd kazanamaz.
Mürîdin Çabası — Asıl Belirleyici
Mürîdin çabası asıl belirleyicidir. Mürîd ne kadar çalışırsa, o kadar kazanır. Az çalışan az kazanır; çok çalışan çok kazanır. Bu, Allâh’ın koyduğu adâlet düzenidir. «İnsan için ancak çalıştığı kadar vardır» (Necm 39). Bu âyet temel prensibi açıklar. Mü’min çabasından sorumludur; netîce Allâh’tan.
«Mürşid Beni Çekiyor» Düşüncesi — Yanlış
«Mürşid beni Allâh’a çekiyor; bana iş düşmez» düşüncesi yanlıştır. Çünkü Allâh’a giden yolu mürîd kendisi yürümelidir. Mürşid yardımcı olur; ama ana iş mürîdin. Modern dönemde bâzı mürîdler bu yanlış düşünceye kapılıp tembelleşir. «Şeyh efendi beni cennete götürür» derler. Halbuki şeyh bile kendi durumundan endîşelidir; mürîdden ne talep edilir?
Vird Çekmek — Mürîdin Sorumluluğu
Vird çekmek — mürîdin asıl sorumluluğudur. Mürşid vird verir; mürîd çeker. Eğer mürîd virdini ihmâl ederse, mâneviyât gelmez. Mürşid uzaktan zorlamaz; o sâdece reçeteyi verir. Mürîd sebâtla virdini çekerse, yıllar sonra meyveler görür. Vazgeçerse, hiçbir şey kazanmaz. Bu sorumluluk her gün hatırlatılmalı.
Hz. Peygamber Bile — Yol Gösterici
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem bile yol göstericidir; götürücü değildir. «Sen sâdece bir uyarıcısın» (Ra’d 7). «Sen onların üzerinde zorlayıcı değilsin» (Ğâşiye 22). Allâh peygambere bile «sen sâdece yolu gösterirsin» demiştir. Eğer peygamber bile götürücü değilse, bir mürşid nasıl götürebilir? Mürîd kendi yolunu yürümelidir.
Hz. Ebû Tâlib — Hz. Peygamber’in Amcası
Hz. Ebû Tâlib, Hz. Peygamber’in amcasıydı. Hz. Peygamber onu çok seviyordu; ve îmâna gelmesini istiyordu. Ama Hz. Ebû Tâlib son nefesinde îmâna gelmedi. Hz. Peygamber bile onun îmânına etki edemedi. Bu olay Kur’ân’da geçer: «Sen sevdiğini hidâyete erdiremezsin» (Kasas 56). Eğer Hz. Peygamber bile kendi amcasını hidâyete götüremediyse, mürşid mürîdi nasıl götürür? Mürîd kendi tercihini yapmalıdır.
Niyâz — Yola Çıkmak ve Yürümek İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni mürşidin gösterdiği yolda yürüyen bir mürîd eyle. «Mürşid beni çeker» düşüncesinden beni koru. Vird çekmemi, ibâdetimi yapmamı, kendi sorumluluğumu yerine getirmemi nasîb et. Hz. Ebû Tâlib gibi yola çıkmamış olmaktan beni uzaklaştır. Beni çalışıp kazanan bir mü’min eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi yolu yürüyen mürîdler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid-i Kâmil, Vird, Mücâhede. → Tasavvuf Sözlüğü