Nefsimizin Hoşuna Gitmeyen Şeyler Hep Olacak — Biz Mücâdele Edeceğiz
Nefsimizin hoşuna gitmeyen şeyler hep olacak; biz mücâdele edeceğiz. Bu, hayâtın bir gerçeğidir. Hayât rahat ve keyifli olsun, nefis razı olsun — bu bir hayâldir. Allâh bu dünyâyı sınav yeri olarak yarattı; ve sınavda zorluklar vardır. Mü’min bu zorluklarla mücâdele edecek; nefsi razı edecek bir hayât aramayacaktır. Bu, kabûl edilmiş bir hâldir; ve mü’minin gücü ondadır.
Dünyâ Sınav Yeri — Allâh’ın Tâlimâtı
Dünyâ sınav yeridir; Allâh’ın tâlimâtı. «O hanginizin daha güzel iş yapacağını sınamak için ölümü ve hayâtı yaratandır» (Mülk 2). Bu âyet hayâtın gâyesini açıklar: Sınav. Sınavda zorluklar olmazsa, sınav olmaz; herkes geçer. Allâh sınava zorluklar koymuştur; ve mü’min bu zorlukları geçerek olgunlaşır. Nefsin hoşuna gitmeyen şeyler, sınavın bir parçasıdır.
Nefsin İdeal Hayâtı — İlüzyon
Nefsin ideal hayâtı bir ilüzyondur. Nefis «hep rahat olayım, hep keyifli olayım, hep istediğim olsun» ister. Ama bu hayât yoktur; olamaz. Çünkü hayât sınavdır. Mü’min bu ilüzyondan vazgeçmelidir. Aksi takdirde sürekli mutsuz olur; çünkü beklediği hayâtı bulamaz. Sınav hayâtını kabûl eden, mücâdele eden, sonunda kazanır.
Mücâdele — Mü’minin Hayât Tarzı
Mücâdele mü’minin hayât tarzıdır. Nefsiyle mücâdele eder; şeytanla mücâdele eder; dış zorluklarla mücâdele eder. Bu mücâdele bitmez; ömür boyu sürer. Ama bitiyor zannetmek de hatadır. «Bu yıl sınavlar bitince ben rahat ederim» düşüncesi yanlıştır; çünkü hep yeni sınavlar gelir. Mü’min mücâdelenin sürekli olduğunu kabûl etmelidir.
Sabır — Mücâdelenin Yakıtı
Sabır, mücâdelenin yakıtıdır. Sabırsız mü’min mücâdeleden vazgeçer; sabırlı ise devâm eder. Allâh «Sabredenleri Allâh sever» (Âl-i İmrân 146) buyurmuştur. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in en büyük özelliklerinden biri sabırdı. Sahâbe O’nun sabrına hayrân kalırdı. Mü’min de bu sabrı öğrenmeli; ve mücâdelesine devâm etmelidir.
Allâh’ın Desteği — Mücâhid İçin
Allâh mücâhide destek verir. «Bizim uğrumuzda mücâhede edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz» (Ankebût 69). Bu âyet, çabaya destek vaadidir. Mü’min mücâdele ederken yalnız değildir; Allâh ile beraberdir. Bu his ona güç verir. «Allâh benimleyse, kim bana karşı olabilir?» düşüncesi mü’mini kararlı yapar.
Mükâfât — Mücâdele Sonunda
Mücâdelenin sonunda mükâfât vardır. Hem dünyâda hem âhirette. Dünyâda: Mâneviyâtın olgunlaşması, kalbin huzûru, sâlih dostlar, Allâh’ın sevgisi. Âhirette: Cennet, peygamberlerle beraberlik, Allâh’ın rızâsı. Bu mükâfâtlar geçici zorluklarla mukâyese edilemez. Mü’min bunları bilerek mücâdele eder.
Niyâz — Mücâdeleye Devâm İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni hayâtın sınav olduğunu kabûl eden bir mü’min eyle. Nefsin ideal hayât ilüzyonundan beni koru. Mücâdeleye devâm etmemi, sabırla yola gitmemi nasîb et. Senin desteğini hissetmemi, mücâdelenin sonunda mükâfâta ermemi nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi mücâdele eden ve kazanan mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Sınav, Mücâhede, Sabır. → Tasavvuf Sözlüğü