Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette altın satışında fâiz olmaması için altının satıcının mülkünde olması ve para ile altın mübâdelesinde kabz (peşin teslîmtesellüm) şartını tafsîl eder. Bir kimse kuyumcuya gitti, altın bozduracaktı; altını verdi; lâkin kuyumcunun parası yok. Toptancıdan fiyat alıyor; «Abi, toptancıdan alıp getireceğim paranı» diyor. Bu câiz olur mu? Cevâb: olmaz. Bu durumda kuyumcu ile berâber toptancıya gidilir; altın orada verilir, parası orada alınır. Altın satışında fâiz olmaması için altının satanın elinden alıcının eline geçmesi, ve paranın da aynı anda ödenmesi gerekir. Bu şarta «kabz» (teslîm) şartı denir; yâni peşin ve elden ele teslîm olmalıdır. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Altını altınla, gümüşü gümüşle, eşit ve peşin satın; fazlası ribâdır» (Müslim, Müsâkât 81) buyurmuştur.
Kuyumcu Misâli: Olmayan Altın Satılamaz
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel misâli ortaya koyarak başlar: bir kimse kuyumcuya gitti, altın bozduracaktı; altını verdi; kuyumcunun parası yok. Toptancıdan fiyat alıyor: «Abi, toptancıdan alıp getireceğim paranı» diyor. Mustafa Özbağ Efendi cevâbı kat'î olarak verir: bu câiz olmaz. Çünki kuyumcunun yanında para yok; alıcının altını verilmiş, lâkin paranın teslîmi gecikiyor. Bu durumda «kabz» (teslîmtesellüm) şartı ihlâl ediliyor. İslâm fıkhında altınpara mübâdelesi sarf akdine girer; ve sarf akdinin temel şartı «yedâ-en biyed» (el ele) olmasıdır. Yâni iki taraf da kabızlarını aynı mecliste yapacaktır; biri eksik kalırsa akit fâsit olur.
Çözüm: Berâber Toptancıya Gitmek
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir çözümü tafsîl eder: kuyumcu ile berâber toptancıya gideceksin; altını orada vereceksin, parasını orada alacaksın. Eğer kuyumcu «ben gideyim parayı alayım, geleyim» derse, altın senin cebinde olduğu müddetçe bir sıkıntı yok; lâkin altın tezgâhta dururken kuyumcu giderse câiz değildir. Altın senin mülkünde kalacak; tezgâhta da değil; cebinde duracak; parayı alacak gelecek vereceksin altını. Bu üslûp kabz şartının ne kadar titiz uygulanması gerektiğini ortaya koyar. Kabız fıkhın temel kavramlarındandır; ve mâlûmi mahsûs (yâni kâbili ihrâz, yâni elinde tutulabilen) şeyin, sâhibinin tasarrufu altına geçmesini ifâde eder.
Altın-Altın Mübâdelesinde Eşitlik Şartı
Mustafa Özbağ Efendi altın alışverişinin temel hadîsi şerîfini tafsîl eder: Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Altını altınla, gümüşü gümüşle, buğdayı buğday ile, arpayı arpa ile, hurmayı hurma ile, tuzu tuz ile; misli misline, eşit miktarda, peşin olarak; kim fazla verir veyâ fazla isterse ribâ yapmış olur. Alan da veren de bu konuda eşittir» (Müslim, Müsâkât 81) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf altı sınıf ribâ malını tâdâd eder; ve cinsleri aynı olan malların misli misline ve peşin olarak mübâdelesini emreder. Cinsleri farklı olunca peşin olmak şartıyla istenildiği gibi mübâdele câizdir.
Para ile Altın Mübâdelesinde Kabz
Mustafa Özbağ Efendi paraaltın mübâdelesinin husûsî hükmünü vurgular: altın ile para mübâdelesi câizdir, çünki cinsleri farklıdır; lâkin peşin olma şartı (kabz) bu mübâdelede de geçerlidir. Yâni altın bir tarafa veriliyorsa para diğer tarafa aynı mecliste teslîm edilmelidir. Aynı anda olmayan teslîm akdi fâsit kılar. İmâm es-Serahsî hazretleri el-Mebsût'ta «sarf» bâbında bu hükmü tafsîlen îzâh etmiştir. Sarf akdi sâdece altıngümüş mübâdelesini değil, dolarlira gibi para birimleri arasındaki mübâdeleyi de kapsar; ve hepsinde kabz şartı vâcib hükmündedir.
Kabz Şartının Hikmeti
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda kabz şartının hikmetini de tafsîl eder: kabz şartı ribâ-i nesîe'ye (vâde fâizine) kapı aralanmaması içindir. Eğer altınpara mübâdelesinde teslîm gecikirse, vâde geçtikçe değer değişir; ve bu değer farkı gizli bir fâize dönüşebilir. Resûli Ekrem efendimiz bu kapıları kapamak için kabz şartını koymuştur; ve mü'mîni şüpheli durumlardan korumuştur. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni alışverişlerinde fâize girmemeye, kabz şartına riâyete, ve şüphelilerden uzak durmaya yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Ey îmân edenler! Allâh'tan korkun, ve eğer mü'minlerseniz fâizden kalanı bırakın» (Bakara 2/278) buyurmuştur.
- Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/275-281; Nisâ 4/29; Mâide 5/1; Rûm 30/39; Âli İmrân 3/130.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Büyû', sarf bahsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Müsâkât 81, altın altınla hadîsi.
- Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Büyû'.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Büyû'.
- Süneni Nesâî, Kitâbü'l-Büyû'.
- Süneni İbn Mâce, Kitâbü't-Ticârât.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm es-Serahsî, el-Mebsût, sarf akdi ve kabz bahsi.
- İmâm Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi'.
- İmâm Merğînânî, el-Hidâye.
- İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, sarf bahsi.
- Fetâvâyı Hindiyye.
- İmâm Şâfiî, el-Üm.
- İbn Kudâme, el-Muğnî.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, İslâm'a Göre Ticâret Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet altın satışında fâiz olmaması için altının satıcının mülkünde olması gereğini, kuyumcu misâlinde olmayan altının satılamamasını, çözüm olarak berâber toptancıya gitmenin gereğini, altınaltın mübâdelesindeki eşitlik şartını, para ile altın mübâdelesinde kabz şartını, ve kabz şartının fâize kapı kapatma hikmetini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: İslâm'a Göre Ticâret Sohbetleri