Mustafa Özbağ Efendi bu uzun sohbette altın alımsatımında kabz şartını, misli mallarda zayî olma ve tazmin hükmünü, döviz bozdurmada satıcının kuru, ev takâsında kira tazmini, dolar üzerinden vadeli çek, çek kırdırmanın fâiz olması, faktoring firmaları, sermâyeyi ortaklığa verme, vadeli teslîmde sıfır araba örneği, perakende satışta nakitkart farkı, ve altın depozit etme gibi geniş bir yelpâzede ticâret hukûku mes'elelerini cevâblandırır. Sohbet bir «ticâret erbâbı çok olunca soru da çok» başlığıyla sürer; ve cemâatten gelen sorular ile karşılıklı bir tartışma havâsında devâm eder. Sohbetin temel mihveri: alışverişin fâsit veyâ sahîh olduğunu tâyin eden temel kâideler, ve fâizin gizlendiği muhtelif sûretlerin tasnîfidir. Mü'mîn ticâreti hem fıkhî hem de manevî olarak tezkiye etmekle mükelleftir; ve bu sohbet tüccâr olan mü'minlere temel rehber niteliğindedir.
Kuyumcuda Altın Bozdurmak: Kabz Şartı
Mustafa Özbağ Efendi sohbete kuyumcu misâli ile başlar: bir kimse kuyumcuya gitti, altın bozduracaktı; altını verdi; kuyumcunun parası yok. Toptancıdan fiyat alıyor: «Abi, toptancıdan alıp getireceğim paranı» diyor. Bu câiz olmaz; kuyumcu ile berâber toptancıya gideceksin; altını orada bekletip, kendi gidip parayı alsa altın senin cebinde olduğu müddetçe bir sıkıntı yok. Altın senin mülkünde kalacak — tezgâhta da değil. Ben bir gideyim parasını alayım geleyim, altını alacaksın cebine koyacaksın, parayı alacak gelecek vereceksin altını. Bu hüküm İslâm fıkhının «sarf akdi» bâbında «kabz» (peşin teslîmtesellüm) şartının dakîk uygulamasını ortaya koyar.
Misli Mallar ve Tazmin Hükmü
Mustafa Özbağ Efendi misli mallarla alâkalı tazmin hükmünü tafsîl eder: sıfır bir malı aldım, parasını verdim, lâkin malı daha almadım; mal yolda zayî oldu. Eğer malın misli üretilen bir mal ise, satıcı misli ile iâde eder. Eğer mal el dokuması halı gibi devamlı üretilmeyen bir kıyemî mal ise, kullanılmadığı için para iâde edilir. Vadeli satışta mal zayî olduğunda satıcı tazminle mükelleftir; çünki teslîm etmediği için zarâr ona âiddir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh size emânetleri ehline vermenizi emreder» (Nisâ 4/58) buyurmuştur. Mâlın teslîme kadar olan mes'ûliyeti satıcı üzerine bir emânet hükmündedir; ve emânet sâhibine teslîm edilinceye kadar tazmin yükü onun üzerindedir.
Döviz Bozdurmada Satıcının Kuru
Mustafa Özbağ Efendi başka bir mes'eleyi de ele alır: dolar 19 lira, 20 lira iken, ben 15 liradan bozarım öyle alırım deme hakkı satıcının var mıdır? Cevâb: vardır. Benim nazarımda dolar 15 lira, der; sen git başka yerde 20 liraya sat, getir parayı. Bu hâl satıcının kendi tarafında karar verme hakkını ortaya koyar; lâkin müşteriyi de o kur ile bozmaya mecbûr edemez. İmâm es-Serahsî hazretleri el-Mebsût'ta serbest piyasanın temellerini tafsîlen îzâh etmiştir. İslâm fıkhında her tâcir kendi fiyatını tâyin etme hakkına sâhibtir; lâkin sun'î fiyat şişirme (ihtikâr) yasaktır.
Ev Takâsında Kira Tazmini
Mustafa Özbağ Efendi başka bir mes'eleyi de ele alır: bir kimse ev takâs etti; karşı taraf evi bir ay sonra verdi; bu durumda bir aylık kirayı tazmîn etmek mecbûriyet midir? Cevâb: o kişi bana bugün vermedi 10 yıl sonra verdiğinde olmadı verecek; yâni teslîm gecikmesinin bir tazmin borcu vardır. Bu hüküm İslâm fıkhının «menâfi'in tazmîni» (faydaların tazmîni) bahsine girer. Bir mâl gecikmesi sebebiyle sâhibinin onu kullanmaktan mahrûm kalması, o mahrûmiyetin karşılığının tazmîn edilmesini iktizâ eder. Hanefî mezhebinde menâfi'in tazmîni husûsî hâllerde câizdir; özellikle akit gereği teslîm gecikmesi varsa.
Dolar Üzerinden Vadeli Çek Alışverişi
Mustafa Özbağ Efendi dolar üzerinden vadeli çek alışverişini tafsîl eder: dolarla satılan ürünlerin karşılığını TL olarak ödeme yapılabilir. Bana dedi ki ben bunu dolarla alırım — örneğin 4 dolar — ama şu kadar günlük evrak vermek kaydıyla, çek ver. Bunu kendi taahhüdü ile dedi ki çekin gününde dolar ne kadarsa o kadardan ödeyeceğim. Bir kimse senden kumaşı aldı 1.000 metre, 4 dolardan 4.000 dolar yaptı; çeki al — 6 ayın çeki, 6 ayda 4.000 dolar olarak. Vâdesi geldiğinde tahsil ettin; bu kadar dolar yapıyor senin paranâ göre — tamam mı? Tamam, bitti mes'ele. Eksik kaldıysa o adam ödeyecek aradaki farkı.
İcra Davalarında Devlet Tahakkuku
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir mes'eleyi de ele alır: açtığımız icra davalarında devlet tarafından lehimize tahakkuk ettirilen fâiz oranları ne yapacağız? Cevâb: devlet ne kadar tahakkuk getirdiyse o kadar alabilirsin. Bu hâl «dârü'lharb» veyâ «ülü'lemr'in tâyini» hükümlerinin uygulamasıdır. Eğer devletin koyduğu fâiz oranı bir tüccârın hak ettiği zarârın karşılığıdır ise, mü'mîn onu alır; çünki bu fâiz değil, devletin tâyîn ettiği bir tazmin oranıdır. Lâkin bu hüküm husûsî hâllere mahsûstur; mü'mîn baştan kendisi fâize girmemelidir.
Sermâyeyi Ortaklığa Vermek: Mudârebe Akdi
Mustafa Özbağ Efendi sermâye ortaklığını da tafsîl eder: birisinin elinde 10.000 var; parayı çeviremiyor; bir başkası ticâret yapıyor — araba alıp satıyor. 10.000 lira al bu parayla araba alıp sattığın zamân onun üzerinden 500 lira veyâ 1.500 lira kâr alabilir miyim? Cevâb: anlaşmaya bağlı; sâbit miktar fâizdir, yüzde kâr câizdir. 50.000 lirâlık emekli parası mes'elesi de aynı: aylık 500 veyâ 1.000 lira sâbit derse fâiz olur; yüzde 5 kâr payı derse câizdir. Çünki belli bir miktar yok; sâbitleyemiyorum; sâbitleyince fâiz olur. Bu hüküm İslâm fıkhının «mudârebe» akdine dayanmaktadır.
Vadeli Teslîmde Sıfır Araba Misâli
Mustafa Özbağ Efendi sıfır araba misâli ile husûsî bir hükmü tafsîl eder: 2020 model bir arabayı verdim; bir sene sonra adam bana sıfır bir araba versin — aynı modelden. Bu fâiz olur mu? Cevâb: olmaz, evet olur; murteza câiz değil, fâiz oldu. Çünki kullanılmış 2020 modeli bir araba ile bir sene sonraki sıfır 2020 modeli aynı kıymette değildir; aradaki fark fâiz hükmüne girer. Bu üslûp misli mallarda fıkhî hassâsiyeti ortaya koyar. Eski araba ile yeni aynı model araba misli olamaz; çünki kullanım, eskime, ve zaman farkı vardır.
Perakende Satışta Nakit ve Kart Farkı
Mustafa Özbağ Efendi perakende satışta nakitkart farkını da ele alır: 1.000 liraya bir ürünü sattık; baştan kart mı nakit mi konuşulmadı; tâm ödeme zamânı geldiği zamân müşteri kartla ödemek istiyorum diyor. Sen 1.200 lira olur diyebilirsin; bu aradaki 200 lira problemli mi? Cevâb: alışveriş bitmemiş; o yüzden câiz. Müşteri kendiliğinden 1 milyonlukta 100 lira veriyorsa, bu da câiz; kendiliğinden gönül rızâsıyla verilen fazlalık hibe hükmündedir. Önemli olan baştan fâiz şartı koşulmamış olmasıdır.
Altın Depozit Etmek: Emânet Hükmü
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonuna doğru muazzam bir hükmü daha tafsîl eder: kuyumcuya gidiyoruz, 10 gram 22 ayar bilezik yaz diyoruz; 10 gramın parasını ona ödüyoruz; o deftere tutuyor 10 gram. Bir dahaki ay 10 gram daha alıyoruz, biriktiriyoruz; bilezik veyâ ne ise alıyoruz. Bu câiz mi? Cevâb: emânet kalıyor orada, emânet bırakıyoruz; sıkıntı yok. Bu hâl İslâm fıkhının «vedîa» (emânet) bahsine girer; ve mü'mînin parasını altın olarak biriktirme hakkına sâhib olduğunu ortaya koyar. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni emânet ehli olmak ve emânetlere riâyet etmek husûsunda eğitir.
- Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/275-282; Nisâ 4/29; Nisâ 4/58; Mâide 5/1; İsrâ 17/35; Rûm 30/39.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Büyû', sarf bahsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Müsâkât 81, altın altınla hadîsi.
- Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Büyû' 88.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Büyû' 39.
- Süneni Nesâî, Kitâbü'l-Büyû'.
- Süneni İbn Mâce, Kitâbü't-Ticârât 58, ribâ kapıları hadîsi.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm es-Serahsî, el-Mebsût, sarf, mudârebe, vedîa, ve dımân bahisleri.
- İmâm Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi'.
- İmâm Merğînânî, el-Hidâye.
- İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, büyû' bâbı.
- Mecelle, mudârebe ve dımân maddeleri.
- Fetâvâyı Hindiyye.
- İmâm Şâfiî, el-Üm.
- İbn Kudâme, el-Muğnî.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, İslâm'a Göre Ticâret Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu uzun sohbet kuyumcuda altın bozdurmada kabz şartını, misli mallarda zayî olma ve tazmin hükmünü, döviz bozdurmada satıcının kuru, ev takâsında kira tazmini, dolar üzerinden vadeli çek alışverişini, icra davalarında devlet tahakkukunu, sermâyeyi ortaklığa verme (mudârebe akdi), vadeli teslîmde sıfır araba misâlini, perakende satışta nakitkart farkını, ve altın depozit etmenin emânet hükmünü tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: İslâm'a Göre Ticâret Sohbetleri