Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Cennet ·

Sufilik cennet sevdasından cehennem korkusundan uzak olup Allahı sevip ona iman ve ibadet etmektir

ve isale Selam bunu çok anlatırım ve isale Selam bunu çok anlatırım seyahat ha...


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette sûfîliğin cennet sevdâsından ve cehennem korkusundan uzak olup, Allâh'ı sevip O'na îmân ve ibâdet etmek olduğunu tafsîl eder. Resûli Ekrem efendimizin «Âhireti için dünyâsını, dünyâsı için âhiretini terk edende hayır yoktur» (Beyhakî; Münâvî, Feyzü'l-Kadîr) hadîsi şerîfi mü'minin temel ölçüsüdür. Şeyh Efendi'nin «bir elimiz karda, bir elimiz yarda olacak; biz ne yardan ne tardan geçeriz» tâbîri bu denklemin tasavvuf ehline mahsûs ifâdesidir. Sohbette aynı zamanda Hz. Âişe annemizin Resûli Ekrem efendimizin evdeki hâlini anlatması — söküğünü diken, ayakkabısını tâmir eden, mescid yapımında kerpiç yapan, Hendek'te taş kıran, ve sahâbeye su dağıtan Peygamber tasviri de tafsîl edilmektedir.

Âhiret İçin Dünyâyı Terk Etmek Yanlıştır

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hadîsi şerîfi mihver alarak başlar: Resûli Ekrem efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuştur ki «Âhireti için dünyâsını, dünyâsı için âhiretini terk edende hayır yoktur» (Beyhakî; Münâvî, Feyzü'l-Kadîr). Bu hadîsi şerîf mü'minin temel ölçüsüdür. Biz ne dünyâ için âhireti terk ederiz, ne de âhiret için dünyâyı. Bizim sûfîlik anlayışımız bizim dîn anlayışımız böyledir. Dünyâ ve âhiret iki kanat gibidir; biri olmadan diğeri uçamaz. Mü'mîn dünyâda Cenâbı Hakk'ın koyduğu hudûd içerisinde yaşayarak âhiretini hazırlar; ve âhiretini düşünerek dünyâda mes'ûl bir hayât sürdürür.

Bir Elimiz Karda Bir Elimiz Yarda

Mustafa Özbağ Efendi Şeyh Efendi'nin muazzam tâbîrini nakleder: «Bir elimiz karda, bir elimiz yarda olacak; biz ne yardan ne tardan geçeriz.» Bu tâbîr tasavvuf ehlinin dünyâ-âhiret denkleminin halk diliyle ifâdesidir. «Yâr» manevî muhabbetin sembolüdür; «târ» ise dünyâ hayâtının sembolüdür. Mü'mîn ne manevî muhabbeti — yâni Cenâbı Hakk'ı ve âhireti — bırakır, ne de dünyâ vazîfelerini bırakır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh'ın sana verdiğinden âhiret yurdunu ara; dünyâdan da nasîbini unutma» (Kasas 28/77) buyurmuştur. Bu âyeti kerîme dünyâ-âhiret denkleminin Kur'ân'daki temel ifâdesidir; ve Şeyh Efendi'nin tâbîri bu âyeti kerîmenin halka inmiş şeklidir.

İnsanı Âhirete Ulaştıran Dünyâdır

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir hadîsi şerîfi nakleder: «İnsanı âhirete ulaştıran dünyâdır.» Bu hadîsi şerîf dünyâ hayâtının manevî bir vâsıta olduğunu, ve onun reddedilmesinin değil doğru kullanılmasının dînin emri olduğunu ortaya koyar. Dünyâ bir tarladır; mü'mîn bu tarlada âhiretin ekinini eker. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Bunlar dünyâ hayâtının ziynetidir; lâkin Rabbinin nezdindeki bâkî olan sâlih ameller hem sevâb itibâriyle hem de yarın umulan netîce itibâriyle daha hayırlıdır» (Kehf 18/46) buyurmuştur. Dünyâ ziynetlerini olduğu gibi takdîr eden, lâkin onlara aldanmayan mü'mîn dünyâ-âhiret saâdetine nâil olur.

Başkalarına Yük Olmamak

Mustafa Özbağ Efendi sohbette muazzam bir nasîhat verir: başkalarına yük olmayınız. Dîn budur, sûfîlik budur: başkalarına yük olmayacaksın, kendi işini kendin göreceksin. Resûli Ekrem efendimiz bizzât kendi söküğünü dikerdi, kendi ayakkabısını tamir ederdi, kendi ayakkabısını temizlerdi. Hz. Âişe radıyallâhu anhâ annemize Resûli Ekrem efendimizin evdeki hâli sorulduğunda buyurdu ki: «O insanlardan biri gibi idi; elbisesindeki biti ayıklar, koyununu sağardı, kendi işini kendi yapardı» (Buhârî, Edeb 39; Tirmizî, Şemâil 80). Mü'mîn Resûli Ekrem efendimizin bu sünnetini tâkîb ederek başkalarına yük olmama prensibine sımsıkı yapışır; ve kendi işini kendi yaparak hem nefsi terbiye hem de ictimâî hayâta katkı sağlar.

Resûli Ekrem Efendimizin Bedenî Çalışması

Mustafa Özbağ Efendi Resûli Ekrem efendimizin bedenî çalışmasının muazzam misâllerini sıralar: Mescidi Nebevî yapılırken kerpiç yapan, çamur karan, ve mescidin yapımında bedenen çalışan bir Peygamber'in ümmetiyiz biz. Hendek gazvesinde bilfiil hendek kazan, taşın hilâlini kıran bir Peygamber'in ümmetiyiz biz. Hendek kazasında ashâbına su dağıtan bir Peygamber'in ümmetiyiz biz. Bu tasvirler Resûli Ekrem efendimizin tevâzû'u, çalışkanlığı, ve ictimâî vazîfelerine olan iştirâkinin örneklerdir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Hiç kimse kendi elinin emeğinden daha hayırlı bir yiyecek yememiştir; Allâh'ın peygamberi Dâvûd aleyhisselâm da kendi elinin emeğinden yerdi» (Buhârî, Buyû' 15) buyurmuştur. Mü'mîn alın teri ile kazandığını yer; ve başkalarına yük olmaktan kaçınır.

Sûfîlik: Allâh'ı Sevmek

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda sûfîliğin temel mâhiyetini ortaya koyar: sûfîlik cennet sevdâsından ve cehennem korkusundan uzak olup, Allâh'ı sevip O'na îmân ve ibâdet etmektir. Cennet beklentisi ile ibâdet eden «ücretli»dir; cehennem korkusu ile ibâdet eden «köle»dir; lâkin Allâh sevgisi ile ibâdet eden «hür»dür. Râbia el-Adeviyye hazretlerinin meşhûr sözü vardır: «Yâ Rabbi! Sana cennet ümîdiyle ibâdet etiyorsam, beni cennetinden mahrûm et. Cehennem korkusu ile ibâdet ediyorsam, beni cehennemde yak. Lâkin sırf Senin için ibâdet ediyorsam, kendi cemâlinden beni mahrûm etme.» Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Mü'mînlerin Allâh'a olan muhabbetleri (her şeyden) daha şiddetlidir» (Bakara 2/165) buyurmuştur. Sûfînin Cenâbı Hakk'a olan muhabbeti her muhabbetten şiddetli olmalı; ve bu muhabbet hem cennet sevdâsını hem de cehennem korkusunu aşar.

  • Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/165; Kasas 28/77; Kehf 18/46; Âli İmrân 3/14; Mâide 5/54.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Edeb 39, Resûlullâh'ın evdeki hâli.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Buyû' 15, kendi emeğinden yemek hadîsi.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü'ş-Şemâ'il 80.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zühd.
  • Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Edeb.
  • Süneni Nesâî, Kitâbü'l-Bey'a.
  • Süneni İbn Mâce, Kitâbü't-Ticârât.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm Beyhakî, Süneni Kübrâ.
  • Münâvî, Feyzü'l-Kadîr.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, mahabbet bahsi.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
  • İmâm Kuşeyrî, Risâle, mahabbet bahsi.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Cennet Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet âhiret için dünyâyı terk etmenin hadîs ile yasaklanmasını, 'bir elimiz karda bir elimiz yarda' tâbîrini, insanı âhirete ulaştıranın dünyâ olduğunu, başkalarına yük olmama prensibini, Resûli Ekrem efendimizin bedenî çalışmasının muazzam misâllerini, ve sûfîliğin cennet sevdâsından/cehennem korkusundan uzak Allâh sevgisi olduğunu tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Cennet Sohbetleri