Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Seyr-i süluk ·

Bugün şeyhim, mürşidim diyenlerin seyr-i süluku yok

Bugün şeyhim, mürşidim diyenlerin seyr-i süluku yok. Mustafa Özbağ Efendi sohbetlerinden — Seyr-i süluk.


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette «Bugün şeyhim, mürşidim» diye dolaşan birçok kimsenin seyri sülûklarının olmadığını, hatta Rûhlar Âlemi'nden, Emir Âlemi'nden ve diğer manevî tabakalardan haberlerinin bulunmadığını tafsîl eder. Levhi Mahfûz'un ikinci bir örneği yoktur; biz onu yalnız ismi ve tecellîyâtı ile biliriz. Bir kimse manevî olarak seyri sülûk yapıp Levhi Mahfûz'u görürse, o kimse pîr seviyesinde mürşidi kâmil olmuştur. Normal bir mürşidi kâmilin bile Levhi Mahfûz'u görmesi mümkün değildir; bırakın bunu, bugün şeyhlik iddiâsında bulunanların i'tikâflara girmemiş, riyâzet yapmamış, ve nefislerinin makâmlarını dahi geçmemiş oldukları açıkça görülür.

Levhi Mahfûz: Tek Bir Asıl Vardır

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel manevî bir hakîkati ortaya koyarak başlar: Levhi Mahfûz'un ikinci bir örneği yoktur. Biz yalnız onun ismini ve tecellîyâtını biliriz. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Doğrusu o şanı yüce bir Kur'ân'dır; korunmuş bir levhada (Levhi Mahfûz'dadır)» (Bürûc 85/21-22) buyurmuştur. Bu Levhi Mahfûz Cenâbı Hakk'ın takdîr ettiği bütün hâdiselerin yazılı olduğu manevî bir kitâbdır; ve onun aslı tek başınadır, eşi yoktur. Tasavvuf ehli onun varlığını kabûl eder, lâkin onu görmenin ne kadar yüksek bir manevî makâm olduğunu da bilir. Bu sebeple bu makâma ulaşmadığı halde mürşidlik iddiâsında bulunanın iddiâsı bâtıldır.

Levhi Mahfûz'u Gören Pîr Seviyesindedir

Mustafa Özbağ Efendi manevî makâmların hiyerarşisini şöyle ortaya koyar: eğer bir kimse manevî olarak seyri sülûk yapıp Levhi Mahfûz'u görürse, o kimse pîr seviyesinde mürşidi kâmil olmuş demektir. Bu makâm Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunda Şâbânı Velî, Mustafa Özbağ Efendi, ve onların silsilesinde tahsîl edilmiş bir makâmdır. Pîr seviyesindeki zâtlar Cenâbı Hakk'ın bir avucu içinde manevî âlemleri seyrederler; ve onların bu seyrleri Cenâbı Hakk'ın husûsî bir lütfudur. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh elçilikle vazîfelendirdiği zâtın gözünü ve gönlünü açar» mealinde buyurmuştur; ve evliyâullâhın da bu nasîbden hisse alabileceğini ortaya koymuştur. Lâkin bu hisse pîr seviyesinde olanlara mahsûstur.

Normal Mürşidi Kâmil de Göremez

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir kâideyi vurgular: normal bir mürşidi kâmilin bile Levhi Mahfûz'u görmesi mümkün değildir. Mürşidi kâmillik makâmı yüksek bir makâmdır; lâkin pîrlik makâmı bunun da üstünde, manevî hiyerarşinin zirvesindedir. Mürşidi kâmil dervişleri terbiye eder, onları seyri sülûka sokar, manevî makâmlardan geçirir; lâkin Levhi Mahfûz gibi gizli kitâbları görmek onun makâmı değildir. Bu beyân tasavvuf ehlinin manevî hiyerarşiyi ne kadar net belirlediğini ortaya koyar. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz» (En'âm 6/83) buyurmuştur. Bu yükseltme Cenâbı Hakk'ın takdîriyle olur; ve hiçbir kimse kendi gayretiyle pîrlik makâmına yetişemez.

Mürşidlik İddiâsı ile Sahte Şeyhler

Mustafa Özbağ Efendi sohbette muazzam bir teşhîs koyar: bugün mürşidim diye dolaşanların Rûhlar Âlemi'nden dahi haberi yoktur. Emir Âlemi'nden, diğer âlemlerden hiçbir haberleri yoktur; çünki seyri sülûkları yoktur. Bunu böyle söylediğimizde kızıyorlar; lâkin gidin kocaman şehirlere sorun bakın: seyri sülûk çıkarmışlar mı? İ'tikâfa girmişler mi? Adamın ömründe bir günlük bile i'tikâfı yok, şeyhlik yapıyor! Bu üslûp tasavvuf ehlinin samîmî bir teşhîsidir; ve sahte şeyhliğin temel alâmetlerini ortaya koyar. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Âhir zamanda yalancı deccâller çıkacak» (Buhârî, Fiten 25; Müslim, Fiten 84) buyurmuştur. Manevî sahâda da yalancı deccâller, kendilerini şeyh ve mürşid olarak takdîm edenler vardır; ve mü'mîn bunlardan kaçınmakla mükelleftir.

Seyri Sülûk Olmadan Mürşidlik Bâtıldır

Mustafa Özbağ Efendi kat'î hükmünü verir: seyri sülûk olmadan mürşidlik iddiâsı bâtıldır. Gerçek mürşidi kâmil, nefsin makâmlarını bizzât geçmiş, riyâzet ve mücâhede ile olgunlaşmış kimsedir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Nefsini arındıran kurtulmuştur; nefsini günaha gömen ise hüsrâna uğramıştır» (Şems 91/9-10) buyurmuştur. Mürşidi kâmilin nefsinin tezkiyesi tamâmlanmış olmalı; aksi takdîrde başkalarını terbiye etme makâmında değildir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Kişi sevdiği ile berâberdir» (Buhârî, Edeb 96; Müslim, Birr 165) buyurmuştur. Mü'mîn sevdiği ve teslîm olduğu kimsenin yolundan gider; eğer o kimse seyri sülûku tamâmlamamışsa, müridin de seyri sülûku eksik kalır.

Riyâzet ve Mücâhede ile Olgunlaşmak

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda gerçek mürşidi kâmilin temel sıfatlarını sıralar: riyâzet ve mücâhede ile olgunlaşmak. Riyâzet nefsi terbiye etmek; mücâhede de nefsi günahlardan, hevâ ve hevesten alıkoymaktır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Bizim uğrumuzda mücâhede edenlere, elbette yollarımızı gösteririz» (Ankebût 29/69) buyurmuştur. Mücâhede edenin önündeki yollar açılır; ve manevî terakkîye yol bulunur. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun temel pratiği esmâ-i ilâhî zikri, halvet, sohbet, ve mürşidi kâmile ittibâ'dır. Bu pratik nefsi terbiye eder, kalbi tasfiye eder, ve mü'mîni Cenâbı Hakk'a yaklaştırır. Mü'mîn sahte şeyhlerden uzaklaşıp, gerçek silsile sâhibi olan, riyâzet ve mücâhede ile olgunlaşmış mürşidi kâmile teslîm olmakla mükelleftir.

  • Kur'ânı Kerîm: Bürûc 85/21-22; Şems 91/9-10; Ankebût 29/69; En'âm 6/83; Hicr 15/29.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Fiten 25, deccâl hadîsi.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Fiten 84.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Edeb 96, sevdiği ile berâber hadîsi.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Birr 165.
  • Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü's-Sünne.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Fiten.
  • Süneni Nesâî, Kitâbü'l-Bey'a.
  • Süneni İbn Mâce, Kitâbü'l-Fiten.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, riyâzet bahsi.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
  • İmâm Kuşeyrî, Risâle, mürşid bahsi.
  • Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Seyri Sülûk Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet Levhi Mahfûz'un tek bir asıl olduğunu, Levhi Mahfûz'u görenin pîr seviyesinde olduğunu, normal mürşidi kâmilin bile bunu göremediğini, bugünkü mürşidlik iddiâlarının çoğunlukla seyri sülûksuz olduğunu, seyri sülûk olmadan mürşidlik iddiâsının bâtıl olduğunu, ve gerçek mürşidi kâmilin riyâzet ve mücâhede ile olgunlaştığını tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Seyri Sülûk Sohbetleri