Açılış ve Sohbet Format Değişikliği — Siyâsi Sorulardan Kaçmama Prensibi
Selamünaleyküm! Allâh gününüzü, gecenizi, ömrünüzü, nefesinizi hayırlı eylesin. Âmin! Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed’i Hakk’a, Hak’a, batılı, batıl bilenlerden eylesin. Âmin! Hakk’a, Hak’a, gülüp Hak yolunda mücadele eden, batılı, batıl bilip batıla karşı cihâd eden kullarından eylesin. Âmin! Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed’i Kur’ân ve Sünnet üzerine yaşayanlardan eylesin. Âmin! Tekrar selâmünaleyküm! Aleykümselâm! Sohbet hazırlamıştım ama öyle içime geldi. Dedim ki, siyasi olarak soru soracaklar. Sanki o sorulardan kaçıyormuşum gibi algılanmasın diye.
Terör Hakkında
Seçim Günü/Gecesi Karışıklık Tavsiyesi — «Evde Durun» Hadîsi ve «Nasılsanız Öyle Yönetilirsiniz»
O yüzden sorularınıza buradan cevap vereyim inşâallah. Seçim günü ve gecesi ortalığın karışacağına dair haberler çıkıyor. Böyle bir karışıklık söz konusu olursa nasıl davranmamızı tavsiye edersiniz. Evlerinizden dışarı çıkmayın. Böyle bir karışıklık söz konusu olursa evlerinizden dışarı çıkmayın. Hadîs-i şerîf var bu konuda. Evlerinizden dışarı çıkmayın diye ahir zamanda. O yüzden böyle bir karışıklık olabilir, bu tip şeyler yapmaya çalışabilirler. Türkiye gerçekten çok sıkıntılı bir seçime gidiyor. seçimler genelde sıkıntılı olur bizim gibi ülkelerde. Ama bu sefer daha da sıkıntılı bir seçim süreci var. Bu, ben Cenâb-ı Hak’a dua ediyorum. Diyorum iki gün kaldı, iki gün daha inşâallah hiçbir sıkıntı olmadan sağ-salim bu seçimler olsun bitsin diye dua ediyorum inşâallah.
Dua ediyorum inşâallah. Rabbim memleketimizi korusun. Cenâb-ı Hak insanlarımızı korusun. Rabbim bizim başımıza geçecek olan kimselere en hayırlısını bizlere nasip etmesin. Nasılsanız öyle yönetilirsiniz. Hadîs-i şerîfini unutmayın. O yüzden böyle herkes hep böyle her şeyin en iyisine gözünü diker. Ama ben o iyiye ne kadar lâyım diye bakmaz. Ben o iyinin hakkını nereye kadar getirebilirim diye bakmaz. Evlenecek olan erkek en güzel kızı, en zengin kızı, böyle en namuslu, en böyle sülalesi, böyle yüksek bir kız almak ister. Kendince ona gözünü diker, kendine bakmaz. Aynı şey bir kız içinde geçerli, o da böyle yakışıklı, boylu, postu, arabası olsun, katı olsun, yatı olsun, hâli vakti yerinde olsun, sülalesi düzgün olsun, öyle bir erkekle evlenmek ister, öyle hayal kurar ama kendisine bakmaz.
Bir kimse öyle bir şeyh’e bağlanmak ister ki şeyh onu uçursun. Bir de kitaplardan okuruz ya, bir baktı şöyle oldu, bir etti şöyle oldu, şöyle büyük mürşid-i kâmildi, o da kendince der ki ben de böyle bir mürşid-i kâmile, böyle bir şeyh’e bağlanayım. Kendine bakmaz. Kendine bakmaz. Onu kaldırabilecek mi, götürebilecek mi, kendisi öyle bir zata layık mı, değil mi diye bakmaz. Biz de siyaseten hep en iyisini isteriz, en güzelini isteriz. Bu insan nefsi böyle ama biz ne kadar layıkız ona, biz neyiz, ona bakmayız, Allâh bizi affetsin. O yüzden seçim günü, seçimin gecesi, seçimin sabahı, bir kısım karanlık eller, seçimin üzerine şüphe uyandırmak için, seçimin üzerinde farklı şeyler algılatmak için farklı hadiseler yapabilirler mi?
El cevap yapabilirler. Devletin askeri var, polisi var, jandarması var, miti var, güvenlik kuvvetleri var, her şey var. Hepsi de yerli yerinde. Kim suç isterse, bir şey yaparsa devlet gerekli olan müdahaleyi yapar. O yüzden siz galayana gelip de herhangi bir şey olursa bir şey yapmayın. O arasında sizden için korkak pısırık desinler, hiç önemli değil.
Hüda-Par / Hizbullah Eleştirisi — Terör Kelimesinden Rahatsızlık ve «Türk» İftârı
Konu vatan millet olunca aklıma takılan bir konu oldu. Hüda Parla Hizbullah’ın bağlantılı olduğu biliniyor. Hizbullah zamanın Gafver Okan gibi Türkleri öldürmüş, kendi ideolojisinde Kürt devleti kurmak isteyen bir terör örgütü. Ayrıca Hüda Parla’nın Türk kelimesinden rahatsız olduğu açıklaması ve anayasadan Türk Türk kelimesinin çıkarılması, Kürtçe’ye de ikinci anadil istekleri var. Cumhur İttifakı’na oy vermek, Millet İttifakı’na oy vermek gibi olmaz mı? Biz hiçbir kardeşimizin nereye oy vermesi gerektiğine dair ağzımızdan bir söz çıkmadı. Şuraya oyunuzu verin demedik. Böyle bir şeye de kalkışmayız.
Ülkücülükten Sufiliğe Hz. Efendi’nin Biyografik Se-yri ve PKK’nın 1984’te Doğu Beyazıt’ta Başlayışı
Ben 14 yaşlarında ülkücülükle tanıştım. 24 yaşında aktif siyaseti bıraktım. 25-26 yaşında dervişlikle tanıştım. 25-26 yaşından itibaren ben aktif siyasetin içinde değilim. Hiçbir partinin yan kolu, arka bahçesi, ön bahçesi, osu busu olmadım hiç. Herkes gelir, görüşür biz de. Bu ayrı bir mesele. Biz de herkese de görüşürüz. Ama benim ağzımdan burada en eski andan var. Hüseyin trafik kazası geçirdi, gelemedi herhalde. Ondan daha eski olan Mehmet Kuyucu var. Hoş ben Bursa’ya geldim de derviş oldu ama eski. Sonuçta Bayındır’da ilk başlangıcımızı da biliyor. Benim ağzımdan daha bugüne kadar hiçbir kimse şu partiye oyunuzu atın diye bir söz duymamıştır. İnşallah duymadan da bu dünyadan göçer giderim mi?
O yüzden kardeşler nereye oyunu atıyorlarsa atarlar. Kendi vicdanlarının sesi. Benim not düştüğüm bir tek bir şey var. Not düştüğüm şey şu. Bu PKK, YPG, Mısırlık harfleri sıralı yanına. Bu bir Ermeni terör örgütü oldu. Kesin mi? Evet. Bizim 40 yıldan beri ben askerdim ama ben askerken Doğu Beyazı’da başladı PKK terör örgütü olarak. O güne kadar normalde Kürdari Azadi idi adı. İlk PKK’nın silahlı eylemleri başladığında ben Doğu Beyazı’da askerdim. Teoman Koman 28 Şubat’ın kuvvetli jandarma genel komutanı, sonra MİT müsteşarı olan Teoman Koman o zaman bizim orada Tugay komutanıydı. Onun zamanında orada başladı. Biz o kadar işin içerisinde ne oldu ne gittiğini bilmiyoruz. O günden beri bu PKK terör örgütü her fırsatta askerlerimizi şehit etti mi?
Sayısını bilmeyiz ama yaklaşık sivil asker olarak 40 binin üzerinde deniliyor değil mi? 40 binin üzerinde. bu terör örgütü 40 binin üzerinde bizim vatan evladımızı şehit etmiş doğru mu? Çocuk dinlememiş, kadın dinlememiş, asker dinlememiş, subay dinlememiş, polis dinlememiş, köylü dinlememiş, kentli dinlememiş. Ankara’nın göbende dahi garda bombasını patlatmış. Dilediği zaman dilediği yerde dilediği eylemi yapmış mı? Yapmış. Benim burası kırmızı çizgim.
«Benim Kırmızı Çizgim» — Terör Örgütünü Destekleyen Partilere Karşı Duruş
Benim başka bir siyasetim yok. Birisi gelir bana bu kim olursa olsun bu terör örgütüyle yan yana kol kola dolaylı bir şekilde yan yana kol kola ise ben ona karşıyım kardeşim. Benim bu karşı duruşumdan rahatsız olan derviş kardeşimiz varsa dersini bırakıp gidebilir. Bu terör örgütünün destekleyen, bu terör örgütünü güzelleştirmeye çalışan, bize güzelleme yapan, bize bunu masumlaştırmaya çalışan, bunları bize masum göstermeye her kim var ise ben onlara da karşıyım. Bu ister A partisi olsun, ister B partisi olsun, ister C partisi olsun, ister D partisi olsun. Hangi partiden olursa olsun. Hangi partiden olursa olsun. Eğer ki bu terör örgütlerine destek çıkıyorsa, terör örgütleriyle beraber hareket ediyorsa, terör örgütlerine çanak tutuyorsa, terör örgütleriyle beraber yürüyorsa ben ona karşıyım.
Karşı olmaktan öteyim, düşmanım. Düşman olmaktan öteyim. Eğer bu konuda devlet göre verse gider savaşırım. Net. Benim Kürtlerle bir alışveriş alıp veremedim, bir şey yok.
Dergâhta Kürt Kardeşler (Nâfız, Adnan, Ali Karadağ) ve «Derdimiz Kürtle Değil, Terörle»
Dergahın büyük bir çoğunluk Kürttür. Kaldırın ellerinizi. Kaldırın, çekeyim. Kaldırın, çekinmeyin. Bakın. Bir sürü kardeşimiz var. Allâh razı olsun. Sıkıntı yok. Adnan en eski biz burada. Hüseyin de aynı zamanda Kürt. Ali Karadağ da Kürt. Ama Kürtçe konuşmuyorsun, konuşamıyorsun sen. Anlıyorsun, konuşamıyorsun. Ali Karadağ sen konuşabiliyor musun? Sen ne konuşamıyorsun? Nâfız geldi mi, iyileşti mi nâfız? Kurban ey nasılsın? Geçmiş olsun, iyisin. Geçmiştir ayağın. Hayyy, koltuk değerlerinden. Maşallah. Olsun olsun. Al, al koltuk değerlerini al. Al, al elini bırakma. Basma üstüne doktoru dinle. O mesela unutmadı daha. Unutmadın değil mi? Serçebe. Eyvallâh. Böyle bir derdimiz yok bizim. Bizim derdimiz terörle.
Derganın en sevimlisidir nâfız. He kurban ey. Ben şimdi nâfızın kısalarını anlatmayayım size. İş başka bir tarafa gider. Başka bir gün nâfızın kısalarını anlatırım. Bir küçücük bir şey anlatayım. Dedim nâfız Kürtçe dedim. Palton neydi dedim ben. Bu durdu şimdi. Kaput dedi. Değil dedim. Çakati dedi. Ulan neydi dedi. Bu durdu şimdi. Kaput dedi. Değil dedim. Çakati dedi. Ulan arkasına iyi ekliyorsun. Ceket ceketi mi olmuş oluyor? Kürtçe mi oluyor dedim. Ondan sonra. Şu değil bu değil. Bu da normalde şey. Kürtçeye o kadar çok iyi. Sonra yine benim aklıma geldi. Dedim Sakko. Değil mi kurbanı? Evet.
HDP Destekçilerine İttifak Eleştirisi ve Şehit Aileleriyle Empati Çağrısı
Allâh razı olsun. Bizim Kürtlerle, Kürt kardeşlerimizle veya herhangi bir ırkla. Herkesle, lazla. Bir derdimiz yok. Derdimiz terör örgütü. Bir kimse eline silahı geçirmiş. Silahı kime yöneltmiş? Silahı bize yöneltmiş. Devlete yöneltmiş. Onun silah elinde daha. Tankı var, topu var, tüfeği var, uçağı var, helikopteri var. Silahı var. Fırsatını bulduğunda askerimizi şehit ediyor mu? Polisimizi şehit ediyor mu? Sivil köylere oraya buraya baskın yapıyor mu? Yapıyor. Ya canım kardeşim benim. karşımızda bir terör örgütü var. Silahını bize çevirmiş. Neyin güzellemesini yapıyorsun bize? O terör örgütü var. Silahını bize çevirmiş. Neyin güzellemesini yapıyorsun bize? Ne? O terör örgütünü de kanıyla, canıyla, her şeyle destekleyen bir parti var.
HDP. Açıktan destekliyor. Saklamıyor, gizlemiyor. HDP ile iş birliği yapanlar var şimdi. Doğru mu? Herkesin içerisinde gözümüzde görünüyor mu? Evet. Beni ilgilendirmez yine nereye oy atacağınız. Ama ben o terör örgütüne, onu destekleyen, ona güzelleme yapanlara karşıyım. O yüzden onunla şu anda ittifak halinde olan ne? Neydi o? Millet mi? Neydi adı? Millet İttifakı. Beraberler mi? Bilmiyorum. Bir de bu. Beraberler mi? Bitti. Kanınız, vicdanınız, kanınız, vicdanınız, binli duygularınız, dini duygularınız, evet dini duygularınız, buna müsaade ediyorsa, gidin oyunuza atın. Neden dini duyguları da koydum? Bir, herhangi bir örgüt böyle çıkar da, böyle çıkar da, sivilleri, askerleri dinlemeden, o örgüt onlara karşı böyle bir savaş halindeyse, bakın, İslam hukukuna göre, İslam devleti değiliz biz.
Ama İslam devleti olmuş olsa, o örgüt bayi sınıfında. Bayi olduğu için öldürülmesi hak. Bayi sınıfında. Bayi, öldürülmesi hak olduğu için, küfür hükmünde mi? Evet. Şimdi, dünya üzerinde böyle bir oluşum var. Devletler, töre örgütleri üzerinden devletlerle mücadele ediyor, savaş yapıyor. Dayişi kuruyor, işiti kuruyor, adını değiştiriyor, eşit önceden neydi? El kaideydi. Sonra adını değiştirdi, sonra bir daha adını değiştirdi, sonra bir baktık, dayiş olarak önümüze çıktı. Sonra onu tasvir etmek için başka örgüt kuruyor, o onu vuruyor, o onu öldürüyor. Bunlar dünya siyasetinin getirdiği şeyler. Beni ilgilendiren şey şu, ben bununla, daha önce de bunu anlattım size, ben bununla kendi kendime empati yapıyorum.
Sen bir kız çocuğunu yetiştirmişsin, öğretmen yapmışsın, Güneydoğu’ya, Doğu’ya tahini çıkmış, gitmiş. Kim senin kızın? PKK gelmiş, onu orada şehit etmiş. Hemşire yapmışsın, göndermişsin, köy yolunda PKK bir bomba patlatmış, onu şehit etmiş. Yaşadık mı? Bir köyü bastı, köyü bastığı zaman kundaktaki çocuğun alnına sıktı mı keleşi? Yaşadık mı? Köyü bastılar mı? Bastıkları köyün erkeklerini öldürdüler mi? Köy bastığında köyün kadınlarına tecavüz ettiler mi?
Şehit Aileleriyle Empati, Terör Örgütünün Bâğî Hükmü ve PKK’ya Lânet Duâsı
Köyün kızlarına tecavüz ettiler mi? Empati yapın. Bir erkek çocuğun var, gönderdin vatan için dedin, dal gibi, gitti orada PKK kurşunuyla şehit oldu. Toprağı gömdün mü gencecik çocuğunu? Gömdün. Sonra gelecek birisi senin yanında PKK’yı güzelleme mi yapacak? Birisi gelmiş senin oğlunu kızını öldürmüş haksız yere. Sen onu gömmüşsün. Sonra devlet onu kalkmış affetmiş. Senin ciğerin yanarken o da geldi karşına oturdu. Bana söyleyen birisi gelmiş senin bana söyler misiniz? Kim sabreder? Adam açıkça diyor mu ecelini serbest bırakacağım diye? Açıkça söylüyorlar mı? Söylüyorlar. O zaman onca askerimiz, polisimiz, çocuğumuz, genç kızımız, kadınlarımız, onca mali paramız boşuna mı aktı? Bu kin bu nefret nereye kadar diyeceğiniz değil mi?
Ya elinde silahı bıraksın samimi ise? Tevbe etsin, dönsün. Desin ki ben silahı bıraktım tövbe ettim, döndüm. Bir daha terör faaliyetleri yapmayacağım. Biz de affedelim. Büyüklük bizde kalsın biz affedelim. Elinde silah? Ben onun nesini affedeceğim ya? Yok. Allâh bizi affetsin. Ben bu konuda nasıl söyleyeyim? Farklı anlaşılabilirim. Farklı görünebilirim. Bundan bir korkum, çekintim de yok. Ben yıllardan beri PKK pis, kanlı bir terör örgütüdür. Onun her zaman lanetlenmesi gerekir diyen bir kimseyim. Lanet olsun her türlü terör örgütlerine. Allâh’ın laneti terör örgütlerinin başına olsun. Allâh’ın laneti bu ülkeye, bu insanlara, bu vatandaşlara, bu memlekete kötülük yapacak olanlara olsun. Allâh’ın laneti bu ülkede adaletsizliklere, bu ülkede her türlü adaletsizliği bile bile icra edenlerin başına olsun.
Allâh’ın laneti bile bile bizim insanlarımızı şehit eden, bizim insanlarımızın genç yaşta toprağa düşmesine sebep olan, ne kadar terör örgütü, destekleyicisi, yandaşı, koldaşı onunla beraber hareket eden her kim var ise, her ne bir kurum, kuruluş var ise, Allâh’ın laneti onların üzerine olsun. Ağabey! Bu ülkenin üzerinde uyuşturucu baronların ve uyuşturucu teröristlerinin, bu ülkenin üzerinde fuuş pazarlayan, fuuş terörizmini destekleyenlerin, bu ülkenin üzerinde kumar ve kumar terörizmini destekleyenlerin de üzerine Allâh’ın laneti olsun. Ağabey! Bu ülkemizin üzerine fuuşu, kumarı, adaletsizliği, bu ülkenin üzerinde uyuşturucu, bu ülkenin üzerinde her türlü haramı, her türlü haramı, Allâh’ın lanetlediği her ne var ise, onları ülkenin içerisinde destekleyen, ülkenin içerisinde devam ettiren, ülkenin üzerine bir kaos gibi böyle bir kaostıran her kim var ise, Allâh’ın laneti onların üzerine olsun.
Ağabey! Bu ülkede sadece çünkü PKK terör örgütü yok. Bu ülkede uyuşturucu terör örgütleri var. Bu ülkede fuuş terör örgütleri var. Bu ülkede kumar terör örgütleri var. Bu ülkede gece alemi terör örgütleri var. Bunlar da birer terör örgütü. Allâh onların da üzerine lanet yağdırsın. Ağabey! Onların da köklerini kurutsun. Ağabey! Onları da bertaraf eylesin. Ağabey!
Uyuşturucu, Fuhûş, Kumar, Mason, Hristiyan, Yahudi ve Dinsiz Terör Örgütlerine Lânet
Onları da bu ülkeden sıyrılıp gitmelerine veya toprağının altına gömmelerine vesile olsun. Ağabey! Bu ülkede Mason terör örgütleri var. Bu ülkede Hristiyan terör örgütleri var. Bu ülkede Yahudi terör örgütleri var. Bu ülkede Dinsiz terör örgütleri var. Bunlar normalde eli silah tutmuyor ama birer terör örgütü gibi çalışıyorlar. Allâh’ın laneti bunların üzerine olsun. Ağabey! Bu ülkeye kim düşmanlık yapmak istiyorsa, kim düşmanlık yapıyorsa, bu ülkenin üzerinde kim karanlık oyunlar çeviriyorsa, Allâh’ın laneti onların üzerine olsun. Ağabey! Kim bu ülkeyi dinsizleştirmek istiyorsa, kim bu ülkeyi İslam’dan uzaklaştırmak istiyorsa, kim bu ülkenin çocuklarını dinsiz, imansız, Kur’ansız, sünnetsiz yapmak istiyorsa, bunlar da terör örgütleri Allâh onların da üzerine lanetini indirsin.
Ağabey! Bana diyecekler ki şimdi lanet okumak İslam’da yok, bunlara lanet okumak İslam’da var. O yüzden Allâh onların cümlesini bu terör örgütlerini lanet eylesin.
Fal Baktırma ve Nikahın Düşmesi — İmân Tazelemenin Hukukî Cihetleri
Ağabey! Ejmayın! Benim durduğum nokta bu. Fal baktıran, baktırdığı fal’a inanan kişinin nikahları gider demiştiniz. Bu kadın da fal’a baktırsa, baktırdığı fal’a inansa nikahı düşer mi? Evet. Eşi nikah tazelemek ister de kadın bunu kabul etmezse boşanmış sayılırlar mı? Yine o normalde bunlar hükmen boş olma. Dinden çıktı çünkü. Bir erkek veya bir kadın gitti bir fal baktırdı, bakılan fal’a da inandı. Evet ben bu fal’a inandım dedi. Kim olursa olsun dinden çıktı. Sonra tekrar iman etti, tecid-i iman etti. imanını yeniledi. O nikahını da yenildi. İmanı yenilenince nikahı da yenilenmiş oldu. Ama bu mesele böyle iki de birde oluyorsa ve bu konuda da böyle sıkıntı yaşanıyorsa İslam hukuk olarak onların boşanmasına hükmedebilir.
Yapay Et, Pandemî ve Aşı Zorlaması — «Decâliyet Sistemi» Eleştirisi
Sosyal medyada birçok kez toplu bir şekilde büyük baş hayvan ölümleriyle karşılaştım. Anladığım kadarıyla yapay et için zemir hazırlanıyor. Sorum şudur. Biz insanlar olarak bu decyaliyet sistemiyle nasıl mücadele edebiliriz? Ben bunu Kur’ân Sünnet diyeceğim, yürüyeceğim, geçeceğim. Ama bunlar çok uzun mesele. Dünya insanlığın özgürlüğü yok. Dünya insanlığının özgürlüğü olmayınca yönlendiriliyor, yönetiliyor. bunu pandemide gördük mesela. Bütün dünyayı bir sınavdan geçirdiler. Bütün dünya o sınavda ne yazık ki sınıfta kaldı. Sonra bütün dünyayı aşı diye bir sıvı sattılar, zorladılar. Şimdi de millet patır patır kalp krizinden ölüyor. Hem aşıyı zorunu kıldılar, hem gittik oraya imza attık. Sorumluluğu bize aittir diye.
Hem devlet zorladı, zorla aşı olacaksınız dedi. Hem zorla aşı oluyorsun, aşısı seni şuraya katlam, buraya katlam, buraya göndermem, buraya indirmem. Zorla aşı oluyorsun, indirmem. Zorla aşısızlar bir de aşı vurulmayanlara böyle bir mahalle baskısından fazla devlet mahalle herkese baskı yaptı. İyi. Ondan sonra dedi ki, buraya imza alacaksın. Bütün sorumluluk sana ait. en son bizim Doktor Abdullah dedi bana, Almanya’da patır patır dedi, herkes bir on teke dava açıyor. Ve davadan dedi, kazanıyorlar, tazminat alıyorlar dedi. Tabi bir on tekçiler de kaçtılar İngiltere’ye. Ağababalarının yanına kaçtılar, Kraliçe’ye sığındılar. Bu onun gibi bir şey. dünyanın üzerinde değişik oyunlar, tezgahlar oynanıyor.
E gücümüz olmadığından dolayı onları boyun eğiyoruz. Herhangi bir sebeple bankadan kredi çekmek, evimizin bereketini, kancımızın bereketini götürür mü?
Dâru’l-Harp’te Bankadan Kredi ve «Hayatımın Namazı Kılındı» Melâmî Sapması
Yani biz arkadaşlara, kardeşlere, Darül Harp’te her ne kadar bunun fetvası varsa da, durabiliyorsanız uzak durmaya gayret edin diyoruz. Bir kişinin benim namazım kılındı demesi ne demektir? Böyle diyen birine nasıl cevap verirler? Bir kimse benim namazım kılındı, komple hayatımın namazı kılındı diyorsa, ona teclid iman, teclid nikah gerekli. Bu dinle alay ediyor. Bunu genelde melami zihniyetliler söyler. Bu tehlikeli bir sözdür. Allâh muhâfaza eylesin. Daha önce akrabalarım ile bazı sorunlar yaşamıştık ve ailemize iftira verdik. Oduyla saray vermişler. Biz de iletişimi kestik. Ancak son zamanlarda gönlüm bu konuda rahatsız. Bir sufi adayı bu konularda nasıl tavır almalı, yine yakın olmak için adım atsam, zarar vereceklerinden en içeriğim zarardan kastım eskisi gibi büyüğü iftira.
Bir kimse zarar veriyorsa, onun arına irtibat, onun arına mesafe koymanda bir zarar yok. Üsküp mahalleden bir anneniz sabah riski bir ameliyata girecek.
Gafletle Yapılan Duâ, Akraba İlişkisi ve Rüyâ Tabirleri (Peygamber, Sahabe, Şeyh, Baba)
Allâh’ım şifa versin inşallah. Allâh’a kabul edileceğini yakinen bilerek dua edin. Çünkü Allâh gafletle kalpten yapılan duaları kabul etmez. Tirmizi, paylaşımını yaptığınız bu hadîs-i şerife anlayamadım. Gafletle kalpten yapılan dua nedir? kalbi başka yerde. Dili başka bir şey söylüyor ama kalbi başka yerde. Kalp gaflette. Öyle olunca o yapılan dua kabul edilmez diyor. dilinle kalbin bir olacak. Dilinle kalbin bir olursa o zaman harika. öyle samimi dua edin ki kabul edilmeyecek diye düşünmeyin. Kabul edileceğine kesin inanın. Ve dua ederken de kalbinizle, dilinizle, vücudunuzla bütün maneviyatınızla Allâh’a yöneli. O esnada böyle aklı başka yerde, kalbi başka yerde, dili başka yerde olanlardan olmayın inşallah.
Babam vefat etti. Onu rüyamda görmek için ne yapmalıyım? Biraz tasattük et, sadaka ver. Biraz onun adına hayır, hasenat et inşallah. Rabbim rüyanda göstersin. Bir, ne olacak rüyanda görünce? Şimdi kimse Peygamber Salallahu Aleyhi ve Sellem Hazretlerini görür. Hidayettir, berekettir, lütuftur, ikramdır, İslamdır, ihsandır. Geçmiş bir şey. Bir şey yok. Bir şey yok. Bir şey yok. Bir şey yok. Bir şey yok. Bir şey yok. Geçmiş Peygamberlerden birisini görür. Evet, berekettir, ikramdır, ihsandır, lütuftur. Şekline, şemaline şeytan giremez. Muhteşem bir şeydir. Salih salih bir kimse olduğuna işarettir. Ey aşağı doğru geliyorsuni. Cihariyar guzün efendilerimizi görür. Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali. O kimsenin dini akidesinin sağlam olduğuna işarettir.
Dinde salih bir insan, dinde maneviyatının yükseleceğine işarettir. Rahmettir, berekettir, lütuftur, ikramdır. Sahabelerden birisini gördü. Muhteşem, yıldızlar gibidir. Hangisine sarılırsanız, beni bulursunuz demiş. Hidayetine, lütfuna, ikramına, ihsanına, mazhar olmaktır Allâh’ın. Pir efendileri gördü. Yolun sahihliğine, sufiliğinin sahihliğine, dervişliğinin güzelliğine, yolun adabına, erkanına, uyduna, o Pir efendinin rahmetine, bereketine, lütfuna, ikramına, ihsanına mazhar olmaktır. Muhteşem. Geçmiş Şey Efendilerinden birisini gördün. Harika, yine yolda bir manevi bir işarettir. Sadece görsen, lütuf, ikram, ihsandır. Muhteşem. E kimi gördün? Şeyhini gördün. İstikametinin düzgün olduğuna, dervişliğinin düzgün olduğuna, dervişliğinin emin adımlarla yürüdüğüne, hele o şeyhle beraber Beytullah’ı, Peygamber’i sallallâhu aleyhi ve sellem’i, Pir efendileri, sahabeleri, geçmiş peygamberleri beraber gördün.
O şeyhin veliliğinin, mürşid-i kâmiliğinin sahihliğine, yolun sahihliğine, yolun düzgünlüğüne, o sırat-ı mustakimde gidildiğine işarettir. İyi. Babanı gördün rüyanda. Anneni gördün rüyanda. Neye işaret? Baban evliyadansa güzel. Baban bir şeyhse, bir veli ise güzel. Eyvallâh. Ama başka ne diyeceğiz? Şöyle yoracaklar, babamı gördüm senden hayır istiyor. Hayır yap, önce bana ver. Öyle derler ya. Allâh’tan sırat-ı mustakim isteyin. Allâh’tan salihlerle beraber olmayı isteyin. Allâh’tan peygamberlerle beraber olmayı isteyin. Âmîn. Eftali zikir fali mennehu. La ilâhe illallah. el-Fâtiha. Âmîn. Âmîn. Destûr.
Kaynakça ve Referanslar
- «Fitne Zamanı Evlerinizde Durun» Hadîsi: «kün câlisen fi’l-fitneti» — Buhârî, Fiten 9; Müslim, Fiten 10-13; Ebû Dâvûd, Fiten 2; «el-kâ‘idu fîhâ hayrun mine’l-kâ’imi ve’l-kâ’imu fîhâ hayrun mine’l-mâşî» — Tirmizî, Fiten 28; İbn Mâce, Fiten 10; Ahmed, Müsned 2/211; «feleyesten’ilû» tavsiyesi («sıkın ağzını silahın keskinliğini tebdil et»); «zılle-i kâidîn» ayetleri — Tevbe 9/46 («u-kadû me‘a’l-kâidîn»); tasavvufî yorum — Ibn Arabî, Futûhat 3/180 («sükûn vakti»); Ahmed Davudoğlu, Sahîh-i Müslim Şerhi.
- «Nasılsanız Öyle Yönetilirsiniz»: «kemâ tekûnûne yüvellâ ‘aleykum» — Deylemî, Müsnedu’l-Firdevs 3/304 (no. 4909); Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ 2/144 (no. 1997, senedi zâyıf ancak manası sahîh); benzeri — En’âm 6/129 («kezâlike nuvellî ba’da’z-zalimîne ba’dân»); Ibn Kayyim, Miftâhu Dâri’s-Sa’âde 1/253; Medâricu’s-Sâlikîn 1/448; siyâsî boyut — İbn Teymiyye, es-Siyâsetu’Ş-Şer’iyye; İbn Haldun, Mukaddime (yön-etici-halk etkileşimi); Elmalılı Hamdi Yazır 3/2066.
- Terör, Fesâd-ı fi’l-Ard ve Bâğî Hükmü: «inne-mâ cezâu’llezîne yuhâribûne’llâhe ve resûlehu ve yes’avne fi’l-ardı fesâdâ» — Mâide 5/33-34 («Hirâbe» hükmü); Taberî 6/205-230; Kurtubî 6/147-162; İbn Kesîr 2/49-56; İbn Qudâme, el-Muğnî 9/127 (Bâğîler bâbı); Mâverdî, el-Ahkâmu’s-Sultâniyye s. 75-85 (bâğîlerle mücâdele); İbn Teymiyye, es-S-iyâset s. 131; Ahmed Özel, İslâm Hukukunda Terör ve Bâğîler (DİA); Hayreddin Karaman, İslâm Hukuk Tarîhi.
- PKK ve Türkiye’deki Terör Tarîhi (1984’ten İtibaren): 15 Ağustos 1984 Eruh-Şemdinli baskınları — Genelkurmay Başkanlığı arşivî; 40.000+ şehit rakamı — Emniyet Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı raporları; Teoman Koman — Jandarma Genel Komutanı (1990-97), MİT Müsteşarı; Ankara gar bombalı eylemi — 10 Ekim 2015; Kürdî Azadi/PKK kuruluşu — 27 Kasım 1978; Abdullah Öcalan — 15 Şubat 1999 yakalanışı; sadık kaynakça — Soner Yalçın, Hangi PKK?; Mahir Kaynak, Alternatif Çözümler; Ahmet Kahraman, Kürt İsyanları Tarîhi; Hamit Bozarslan, Kürt Meselesinden İkinci Cumhuriyete.
- Hüda-Par ve Hizbullah — Tarîhî Arkaplan: 2012’de Diyarbakır’da kurulan Hüda-Par; Türkiye Hizbullahı 1990’lı yıllar — Gaffar Okan cinayeti (24 Ocak 2001, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü); Hüseyin Velioğlu (2000 İstanbul operasyonu); Şfkat Dünyası, Hizbullah Türkiye’de (Routledge yayını, Ruşen Çakır); Gaffar Okan olayı arşivi — Radikal Gazetesi 25 Ocak 2001; Hüda-Par’ın Millet İttifakı’na katılmaması ve Cumhur İttifakı ile görüşmeleri 2023 seçim öncesi — Sabah Gazetesi; Türklüğü tanımlamak — Anayasa 66. madde tarîhi.
- Şehit Aileleri ve Empati: «ve lâ tehsebenne’llezîne kutilû fî sebîlillâhi emvâtâ» — Âl-i İmrân 3/169; Bakara 2/154 («ve lâ tekûlû li men yuktelu fî sebîlillâhi emvâtun bel ahyâun»); şehit kavramı — Hac 22/58, Muhammed 47/4-6; Buhârî, Cihâd 5-15; Müslim, İmâret 149-167; «şehid neslinin 70 aile fertine şefâ’ati» — İbn Mâce, Cihâd 16; Ş-ehit anaların âh-ı ve vakfı — Osmanlı Arşivi, Şehit Anneleri Derneği; Hayreddin Karaman, İslâm Hukuku Dergisi (şehit hakkı); Ömer Çelik, Cihâdda Hangi Sınır?.
- Terör Örgütlerine Lânet — şer’î Delil: «la’natû’llâhi ‘ale’l-kâfirîn» — Bakara 2/89, 161; Âl-i İmrân 3/86-87; A’râf 7/44; Mâide 5/78-79 (Dâvûd ve İsâ’nın zâlim kavme lâneti); «meĝdûbû ‘aleyhim» — Fâtiha 1/7; lânet hükmü ve sınırı — İbn Teymiyye, Mecmû’u’l-Fetâvâ 28/474; Nevevî, Şerh Sahîh Müslim 16/147; Zâhid el-Kevserî, Makâlât (lânet-i şahsî ve nev’î ayrımı); fu-huş/kumar lâneti — Mâide 5/90-91 («hamr, meysir, ensâb, ezlâm»); Buhârî, Eşribe 1; uyuşturucu fetvâsı — Hayreddin Karaman, İslâm’ın Işığında Günün Meseleleri.
- Fal Baktırma — Nikahın Düşmesi ve İmân Tazeleme: «men etâ kahinen fe-saddakahu bimâ yekûlü fe-kad kefere bi-mâ unzile ‘alâ Muhammed» — Ahmed b. Hanbel, Müsned 2/429; Ebû Dâvûd, Tıbb 21; Tirmizî, Tahâret 102; İbn Mâce, Tahâret 122; Buhârî, Tib 45 (kâhin rivayeti); «men dehale hâne-ten fe-kad kefere» — Müslim, Selâm 125; tecdîd-i iman ve nikah usûlü — İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr 4/224; İbn Nüceym, el-Bahru’r-Râ’ik 5/132; Kâsânî, Bedâ’i 2/268; Hanbeli görüşü — Bu-hû-tî, Keşşfü’l-Kinâ’ 6/168.
- Pandemî, Aşı Zorlanması ve «Decâliyet Sistemi» Kavramı: Şems 91/7-10 («fe-elhemehâ fucûrehâ ve takvâhâ» — bireyin tercih hakkı); Nisâ 4/29 («ve lâ taktulû enfusekum» — kendine zarar yasağı); Bakara 2/286 («lâ yuk-el-lifu’llâhu nefsen illâ vus‘ahâ»); «lâ darara ve lâ dırâra» — İbn Mâce, Ahkâm 17; Mâlik, Muvatta’ 2/745; tıbbî etik ve zorunluluk — Hayreddin Karaman, İslâm’ın Işığında Günümüz Meseleleri 2/320-360; Muhammed Awad, Covid-19 and Islamic Bioethics (Sharia Journal 2022); Deccâl fitnesi — Müslim, Fiten 20-33 (D’eccâl’ın cihetleri); Ahmed, Müsned 4/181.
- Dâru’l-Harp’te Bankadan Kredi — Fetvâ Tarîhi: Ebû Hanîfe ve İmam Muhammed: «lâ rıbâ beyne’l-muslim ve’l-harbîd fî dâri’l-harb» — Sa-rakhsî, el-Mebsût 14/57; Kâsânî, Bedâ’i 7/132; İbn Âbidîn, Reddu’l-Muhtâr 4/186-188; İmam Ebû Yûsuf — farkı görüş («Müslümana hârbî ile dahi ribâ caiz değildir»); bu meseledeki çağdaş tartışma — Faruk Beşer, Faiz ve Fıkıh; Hayreddin Karaman, İslâm’da İşçi-İşveren Münâsebetleri; Abdullah Durmuş, Dâru’l-Harp Kavramı; Hamdi Döndüren, Ticaret Rehberi; Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı K-urul Fetvaları.
- «Hayatımın Namazı Kılındı» – Melâmî Sapması ve Tecdîd: Melâmiy-ye — Hacı Bayrâm-ı Velî ve Bay-ramîliye devamı, sonradan Melâmiyye-yi Nuriyye ve Melâmiyye-yi Şe’bâniyye kolları — Nihat Azamat, Melâmîler (DİA); «derecâtü’l-hulul ve’l-ittihâd» sapması — İbn Teymiyye, Mecmû’u’l-Fetâvâ 2/130-170 (ibâ-hiyyeci sufîler); «şeriat düştü hakikat konuştu» yanılgısı — Şeyhülislâm Müftî Zenbillî, Fetâvâ; Mustafa Kara, Tasavvuf ve Tarikatlar; Ahmed Yücel, İs-lâm’ın Şer’î Çerçevesi; dinden çıkma ve tecdîd-i iman/ni-kah — Kâsânî 2/270; İbn Âbidîn 4/223; Bu-hûtî Keşşf 6/168.
- Gafletle Yapılan Duâ — Kalb-Dil Birliği: «ud’u’llâhe ve entum mûkı-nûne bi’l-icâbe» — Tirmizî, De’avât 65 (kalbi gâfil duânın kabul olmaması); Ahmed, Müsned 2/177; Hâkim, Müstedrek 1/493; Gazzâlî, İhyâ 1 (Esrâru’d-Du’â); Ibn Atâ’illâh, Hikem no. 72 («du’â sürekli cereyan eden tünel»); Mü-min 40/60 («ud’unî estecib lekum»); Bakara 2/186 («icâbe-i dai-’î»); Ekrem Sağıroğlu, Du’ânın Edebi; Osman Nuri Topbaş, İslâm İmân İbâdet (du’â âdabı bölümü).
- Rüyâ Tabirleri — Peygamber, Sahabe, Şeyh ve Baba: «men re’ânî fi’l-menâmi fe-kad re’ânî fe-innen’ş-şeytâne lâ yeteşemmelu bî» — Buhârî, Ta’bîr 2, 10; Müslim, Rüyâ 10, 11; Ebû Dâvûd, Edeb 96; «er-rüyâ-yi sâliha cüz’ün min sittîne cüz’en mine’n-nübuvveh» — Buhârî, Ta’bîr 4; İbn Sîrîn, Tefsîru’r-Rüyâ; Nâbülûsî, Ta’tîru’l-Enâm fî Tefsîri’l-Menâm; Dârıbestî, Kâmilu’t-Ta’bîr; «ashâbîm yıldızlar gibidir» — Beyhakî, el-Medhal no. 152; İbn ‘Abdi’l-Berr, el-İstî’âb; modern tasnif — Mahmud Sami Ramazanoğlu, Müsahabe; Muhyiddîn İbn Arabî, Futûhat 2/378-385 (rüyâ mertebeleri).
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Hâl, Mürşid, Zikir, Nefs, Kalb, Sünnet, Şeyh, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı