Yakîn: Hediyeyi Hediye Etmek Sünnettir
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri kendisine gelen hediyeleri tekrar hediye ederdi. Hazreti Ömer Efendimiz’in oğlu Abdullah’a bir şeyler hediye etmiş, Hazreti Abdullah ise “Benim ihtiyacım yok” demiştir. Bunun üzerine buyurmuştur: “Eğer sana kendiliğinden bir şey gelirse bu sana Allah’ın lütfudur, ikramıdır. İhtiyacın olanı alırsın, ihtiyacın olmayanı da bir başkasına hediye edersin.”
O yüzden bir kimsenin hediyeyi hediye etmesi de sünnettir. Halk arasında “hediye hediye olmaz” denmesi cimrilerin işidir. “Hediyemi beğenmedi” diye düşünmek de yanlıştır. İnsan kendisine gelen hediyeyi sevdiği kimselerle paylaşmasında bir beis yoktur.
Sabah Namazına Kalkmak ve İhlas
Sabah namazına kalkmak için niyet etmek gerekir. Niyet etmek, ihlaslı olmak ve samimi olmak bir şeyi başarmaya ve becermeye yeter. İbadetlerin içerisinde iyi niyet, samimiyet ve ihlas olmazsa hiçbir şey yerli yerini bulmaz.
Hızır Aleyhisselam ve Çoban Kıssası
Hızır aleyhisselam bir çobana rastlar. Çoban yuvarlanarak namaz kılmaktadır. Hızır aleyhisselam ona namazın doğru kılınış şeklini öğretir ve yürür gider. Çoban öğretilenleri unutur, Hızır’ın arkasından Dicle’nin üzerinden koşarak geçer. Hızır aleyhisselam “Dön, bildiğin gibi kıl” der.
İbadetin muhakkak ki şekli şemali, vakti saati önemlidir. Ama asıl önemli olan ibadetin içidir. İçini zenginleştirecek ve güzelleştirecek olan şey, o kimsenin niyeti ve samimiyetidir. Çoban ibadeti kastıyla yuvarlanıyordu; ona din gitmemiş, peygamber gitmemiş, Kur’an gitmemiş, fıkıh gitmemişti. Ama bize her şey ulaşmış iken ibadetsizlik mazur görülemez.
Eşlerin Mali Hakları ve Cömertlik
Kadınların kocalarından harçlık istemeye çekinmeleri gayet edepli bir davranıştır. Erkek, eşinin bu edebini hoş karşılamalı ve ondan bir şey istetmeden, hali kadar haftalık, günlük veya aylık bir harçlık vermelidir. Bu bir kimsenin eşine verdiği sadaka sayılır ve ahirette sevap olarak yazılır.
İnsan cömertliğini önce evinden başlayacak. Evine cömertlik yapmayanlar, etrafına cömertlik gösterise bu ancak gösteriş olur. Eşinin ve çocuklarının ihtiyaçlarını gör, onları dilenci etme, başkalarının eline baktırma. Gücünün nisbetinde, kazancının nisbetinde evine harcama yap.
Erkek, eşinin parasına, maaşına, annesinin babasından getireceği mala güvenmemelidir. Eşi çalışıyor olabilir ama onun maaşına dokunmamalıdır. Eşinin altınına, bileziğine, kolyesine, düğünde takılan takılarına dokunmamalıdır. Bunlar ailelerin sıkıntı yaşamasına sebep olan unsurlardır.
Üç lira kazanıyorsun, üç liralık bak evine. Beş lira kazanıyorsun, beş liralık bak. “Varını veren utanmamış.” Ama evine bakmaya muktedir değilsen evlenmeden önce bunu açıkça söyle. Bir erkek evinin iaşesinden, bakımından ve ihtiyaçlarının görülmesinden sorumludur.
Kayınbirader-Gelin İlişkisi ve Ev Meselesi
Hanefi mezhebine göre bir kadının kendi başına bir ev istemesi onun hakkıdır. Bir evde erkeğin annesi, babası, kayınbiraderi ve gelinin bir arada yaşaması sıkıntılı bir durumdur. Yokluk ve zaruret varsa eyvallah ama normal şartlarda bu caiz görülmemiştir.
Kayınbiraderle gelin aynı evin içerisinde yalnız kalamazlar. Evde kimse yokken kayınbiraderin o eve girmesi caiz değildir. Eğer içeri girerse her ikisi de zina yapmış hükmüne girer. Bu konuda çok dikkatli olunması gerekir.
Osmanlı Ev Düzeni
Osmanlı’da bir bahçenin içinde herkes ayrı ayrı yaşardı. Anne babanın evi orada, yanı başına oğlan evlenirken bir iki oda, mutfak, tuvalet yapılırdı. Herkesin evi, banyosu, tuvaleti ayrıdır. Bugünkü sistemde iki katlı, üç katlı binalarda ayrı dairelerde yaşamak nur ala nurdur. Ama aynı çatı altında yaşanıyorsa büyükler gelin ve oğullarını sıkboğaz etmemeli, hayatı beraber paylaşmalıdır.
Darülharp’te Faiz Meselesi
İmam Muhammed’e göre ve Serahsi’ye göre bir yerde İslam hukuku yoksa orası Darülharp’tir. Hanefi mezhebine göre Darülharp’te mümin ile harbî arasında faiz yoktur. Bu aslında biraz istismar etmeye yönelik bir anlayıştır ama fukaha bunu böyle şerh etmemiştir.
Faiz zaten insanların etrafını sarmıştır. Elektrik parası gecikti faiz, su parası gecikti faiz, kredi kartı gecikti faiz. Hadis-i şerifte buyurulmuştur ki bir kimse bir mümin kardeşinden faiz alırsa annesiyle Kâbe duvarının dibinde zina etmiş gibi günaha girer.
Bir kimse ev alacaksa, darda ve sıkıntıdaysa, ödeyebilecekse alsın. Ticaret yapanlar, mecbur kalanlar için bir yol açılabilir. Ancak evi olan birinin bir ev daha alması için veya keyfi araba almak için kredi kullanması doğru değildir. Bankalarla yapılan her işlem neticede zarara yöneliktir.
Yakin Ehli Olmanın Şartları
Kur’an ve sünneti yaşayabiliyorsanız siz yakîn haldesinizdir. Haramlardan uzaksanız, nafilelerle Allah’a yaklaşıyorsanız siz yakîn ehlisinizdir. Bunu özel bir hale katmaya çalışıyorlar ama özel bir hali yoktur.
Yakîni elde etmek isteyen kimse sünnetlere iyi sarılsın, haramlardan uzak dursun, edeplere riayet etsin. Yakînliğin yolu muhabbetten, sevmekten geçer. Sevmenin tecelliyatı sünnete tabi olmaktır. Bir kimse üstadını seviyorsa üstadının çizgisinde gider; yap dediklerini yapar, yapma dediklerini yapmaz.
Mürşid-Mürid İlişkisinde Sünnet
Üstadın söyledikleri Kur’an ve sünnet çizgisindeyse öper başına koyarsın. Kur’an ve sünnetin dışındaysa o üstadı terk edersin. Bir müridin üzerinde üstadın bazı sünnetleri şahsa özel olarak kısıtlama hakkı olabilir; nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, Hazreti Ali Efendimiz’e Fatıma’nın sağlığında başka bir kadınla evlenmesini men etmiştir. Bu şahsa özel bir terbiye ve disiplindir. Ama umuma ait herhangi bir sünneti terk ettirmek veya Resulullah’ın düşünce dairesinden dışarı çıkarmak haramdır.
Tasavvuf adına ibadeti terk etmek, ibadetleri gevşetmek, sünnetlerle bağı koparmak yakîn elde ettirmez. Üç beş kitap okuyup kendini yakîn ehli zannetmek yanılgıdır. Haramla asla yol gidilmez. Yakînliği namazda arayın, zikirde arayın, oruçta arayın, insanlara hizmette arayın, insanları sevmekte arayın; felsefede ve ibadetsizlikte aramayın.
Zikrullah Hakkında
Zikir, Kur’an’la farz kılınmış en büyük ibadetlerdendir. Allah’ın has kullarına nasip ettiği bir ibadettir. Ayet-i kerimede “Münafıklar Allah’ı az zikrederler” buyurulmuştur. Ancak Allah’ı sevenler onu çok zikrederler. Cenab-ı Hak “Beni zikredin, ben de sizi zikredeyim” buyurmuştur.
Temiz olanlar Allah’ı zikredebilirler; temiz ağızlılar, temiz gönüllüler ancak Allah’ı zikredebilirler. Zikir halkasında duran insanlar, Allah’ın kendi zatında barındırdığı insanlardır. Herkes o halkada barınamaz; nefsi insana türlü bahaneler bulur. Kimisi terliyorum der, kimisi basık hava var der, kimisi insanlar kokuyor der. Gidecek olanın o kadar çok bahanesi vardır ki; anası kızar, babası kızar, karısı kızar, apartmandakiler kızar. Ama zikrullah halkasından ayrılan kimse, kendini sokağın ve günahın kucağında bulur.
Kaynakça
Hadis-i Şerif Kaynakları
- Hediyeyi hediye etmek sünnettir — Buhari, Hibe, Hadis No: 2585; Müslim, Zekât, Hadis No: 1077
- Hz. Ömer’in oğlu Abdullah’a hediye meselesi — Müslim, Zekât, Hadis No: 1045; Buhari, Zekât, Hadis No: 1473
- “Eşlerinize harcadığınız para sadaka olarak yazılır” — Müslim, Zekât, Hadis No: 1006; Buhari, İman, Hadis No: 55
- “Veren el alan elden üstündür” — Buhari, Zekât, Hadis No: 1427; Müslim, Zekât, Hadis No: 1033
- Faiz alanın günahı — İbn Mace, Ticaret, Hadis No: 2274; Ahmed b. Hanbel, Müsned (Kâbe duvarı dibinde zina benzetmesi)
- Hz. Ali’nin ikinci evlilik meselesi — Buhari, Nikâh, Hadis No: 5230; Müslim, Fedailü’s-Sahabe, Hadis No: 2449
- “Münafıklar Allah’ı az zikrederler” — Nisa Suresi, 4:142 tefsiri; İbn Kesir, Tefsirü’l-Kur’ani’l-Azim
- “Beni zikredin, ben de sizi zikredeyim” — Bakara Suresi, 2:152; Kurtubi, el-Cami li Ahkami’l-Kur’an
- Hızır aleyhisselam ve çoban kıssası — Mesnevi-i Şerif, Mevlana Celaleddin-i Rumi (2. Cilt, Çobanın Namazı bölümü)
Ayet-i Kerime Kaynakları
- “Beni zikredin, ben de sizi zikredeyim” — Bakara Suresi, 2:152
- “Münafıklar Allah’ı ancak az zikrederler” — Nisa Suresi, 4:142
- “Onlar ki ayakta, otururken ve yanları üzere yatarken Allah’ı zikrederler” — Âl-i İmran Suresi, 3:191
- “Ey iman edenler, Allah’ı çok zikredin” — Ahzab Suresi, 33:41
Fıkıh ve Tasavvuf Kaynakları
- Kadının müstakil ev hakkı (Hanefi mezhebi) — İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar ale’d-Dürri’l-Muhtar, Kitabü’n-Nikâh, Bab: Nafaka
- Kayınbirader-gelin yalnız kalmasının hükmü — Buhari, Nikâh, Hadis No: 5232 (“el-Hamvu’l-mevt” hadisi); İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, Kitabü’l-Hazr
- Darülharp’te faiz meselesi — İmam Muhammed eş-Şeybani, es-Siyerü’l-Kebir; Serahsi, el-Mebsut, Cilt 14, Kitabü’s-Siyer
- Yakîn mertebesi — İmam Kuşeyri, er-Risaletü’l-Kuşeyriyye, Yakîn Bölümü
- Mürşid-mürid ilişkisinde sünnet çizgisi — İmam Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 1. Cilt
- Zikrullahın farziyeti ve adabı — İmam Gazali, İhyau Ulumi’d-Din, Kitabü’l-Ezkar ve’d-Deavat
- Hediye hükümleri — İmam Nevevi, Riyazü’s-Salihin, Hediye Bölümü
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi
İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Zikir, Nefs, Sünnet, Yakîn, Kâbe, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı