Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Mesnevi Şerhi ·

Mesnevî-i Şerîf 640-643. Beyitler Şerhi

Hz. Mevlânâ'nın Mesnevî-i Şerîf'inden Mesnevî-i Şerîf 640-643. Beyitler Şerhi — Mustafa Özbağ Efendi'nin tasavvufî şerhi.

MESNEVÎ-İ ŞERÎF ŞERHİ • CİLT 2 • 31/53

Mesnevî-i Şerîf 640-643. Beyitler Şerhi Hakkında

640-643. Beyitler Şerhi


Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinden yazıya aktarılmıştır. • Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Eûzü Billâhi Mine’ş-Şeytâni’r-Racîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm

Efdâlü’z-Zikr Fa’lem Ennehû

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

Hak Muhammedü’r-Rasûlulllah

Cemî’i’l-Enbiyâ-i ve’l-Mürselîn

ve’l-Hamdülillâhi Rabbi’l-Âlemîn

“Gönlün hangi işe akmazsa, neyi istemezsen, o işte kendini cebri yapar da bu, Allahtandır dersin. (Burayı okumuştuk.) Peygamberler dünya işlerinde cebridir, kafirler ahiret işlerinde cebri.”

Peygamberler dünya işlerinde cebridirler, yani peygamberler dünya işlerinde mecburiyetten, mecbur oldukları için yaparlar. Yoksa peygamberler dünya işleri ile ilgilenmek, dünya işlerinin içerisine dalmak istemezler ama Cenab ı Hak onları dünya işlerinde, dünyada yaşama ile alakalı cebri yapmıştır, her zaman. Onları dünya işlerini yapma ile alakalı cebri yapmıştır. Onlar dünyada yaşayacaklar, dünyayı devamlıycaklar, dünya ile alakalı işlerini yerine getirecekler. Dünya hayatları onların cebridir. Burdan hareket ederekten ehl-i tasavvufun velileri için de dünya hayatları cebridir ama kafirler de onlara da ahiret cebridir. Zor gelir onlara ahiret işlerini yapmak. O yüzden normalde kendi kendilerini o böyle ahiretle alakalı, kendilerine çok zor gelir her şey ama bir de başka bir cenahtan bakarsan onların ahiret hayatları yaşamaları da cebridir. Nasıl peygamberlerin dünyaya gönderilmeleri cebri ise kafirlerin de ahiret hayatını yaşamaları cebridir. O normalde ahiret hayatı mümine de cebridir. Herkes yaşayacak ama mümine ahiret hayatı ihtiyari gelir. ister ahiret hayatını. Kafir de dünya hayatını ister. Kafir hep ölmeyecekmiş gibi dünyada kalmak ister. O, dünyayı bırakmak istemez asla. Desenki dünyaya kazık çak, kazık çakar o. Çünkü kendisine dünya onun kendi ihtiyarındadır. Ahiret ise cebridir, mecburi istikamet gidecek.

Peygamberlerin hepsine de dünya hayatı mecburiyettir. Aslında ona bakarsan bütün insanlar için dünya hayatı mecburiyettir yaratılanlar ama peygamberler dünya hayatı yaşamak istemezler. Onların da ahiret hayatları, kendi ihtiyaridir. Müminler, bu dünyada ahiretle alakalı hayat yaşamaları ihtiyarlarıyladır. Yani kendisi namaz kılmak ister. Ahirete doğru yolculuk var der. Kendisi oruç tutmak ister. Kendisi ahiretini dizayn etmek için uğraşır. O yüzden mümine bu noktada ahiret hayatı ihtiyari olmuş olur. Kendi cüzzi iradesinin neticesi olur. Kafire ise cebridir. Mecbur yaşayacak ahiret hayatını. istemese de yaşayacak, nefret etse de inanmasa da yaşayacak ahiret hayatını ama dünya hayatı onun istediği bir yer. O dünya hayatını yaşamak istiyor. Bakın bu ihtiyari, burda dünya hayatını dünyanın tadını çıkara çıkara dibini çıkara çıkara yaşadığı için ahiret hayatını hiç sevmediği, hiç düşünmediği için cezalandırılacak ama mümin ise dünyada ahireti düşünerekten kendi ihtiyariyle, bakın kendi ihtiyari ile zorlama olmadan bir cebriye olmadan iman edip, islamın emrettiği şeyleri yaşamaya çalışacak. Öyle çalışıyor. Böylece ahireti onun ne oldu? ihtiyar i oldu.

“Peygamberlerine ahiret işlerinde ihtiyarları vardır; bilgisizlerin dünya

işlerinde ihtiyarları vardır.”

Bu noktada bilgisiz olan, cahil olan kimse dünyaya dalar, ahireti bırakır, ahiret ile hiç alakası kalmaz onun. Hazreti Mevlana, onu bilgisiz olarak addediyor. Çünkü ayet i kerimede de o kur’andan yüz çeviren, peygamberden yüz çevirenleri cahil olarak nitelendiriyor kur’an.

“Çünkü her kuş kendi cinsine doğru uçar durur. Kendisi geridedir,

canı ise ilerde mi ilerde.”

Her kuş kendi cinsine göre, kendine göre uçar. Kimisi buğday tanesine uçar. Kimisi örneğin işte daha büyük kuştur, başka bir kuşu avlamak için uçar ve herkes kendi ihtiyarıyla, kendi cinsiyle, kendi fıtrafına doğru koşar. Bu dünyayı öyle gör. Bugün gündüz de sordular. Hani madem bir kimsenin cennete, cehenneme gideceği belli, neden ibadet ediyoruz? Sahabe soruyor bunu Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerine. Hz. Peygamber efendimiz diyor ki ahiretlik, cennetlik olanlar, cennetlik amel işlerler, cehennemlik olanlar da cehennemlik amel işlerler. Başka bir hadis-i şerifte ‘cennetlik olanlara, cennetlik ameller kolay gelir. Cehennemlik olanlara da cennetlik ameller zor gelir.’ Onlara da cehennemlik ameller kolay gelir. Kolaycacık yapar o cehennemlik bir ameli. Birisinin kalbini çok rahat kırar. Birisini çok rahat tersler. Birisini çok rahat al aşağı eder. Birisini çok rahat böyle işte ne bileyim incitir, çok rahat haksızlık eder, hiç gözünü kırpmadan,

düşünmeden yapar bunu. Neden? Ona çünkü cehennemlik ameller kolay gelir ona. O cehennemlik amel işliyor.

“Kafirler siccin cinsindendir de o yüzden dünya zindanına hoşlana-

rak, sevinerek gelmişlerdir.”

Siccin biliyorsunuz taş, siccin. Müminler de illin. iki cins var ya, siccin şey olanlar, ne o cehennemlik olanlar. illin de cennetlik olanlar, Allah’a dost olanlar. inşallah burdan devam edeceğiz. Hakkınızı helal edin. Bizden yana da helal olsun.

El- Fatiha Meselavat

Mesnevî-i Şerîf Şerhi — Cilt 2 — Mustafa Özbağ’ın sohbetlerinden yazıya aktarılmıştır.
ISBN: 978-625-92739-5-2 • Tasavvuf Vakfı Yayınları

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı