Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

8 Eylül 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 8 Eylül 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Evliya Mertebeleri, Kamil Mursid ve Sirkencebin Sifahanesi

Mustafa Ozbag Efendi bu sohbetinde, evliya ile velinin farkını askerlik temsili uzerinden ayrıntılı bicimde acıklamakta, Mesnevi’nin birinci hikayesindeki padisahın doktorları cagırması bolumunu kamil olmayan rehberlerin tehlikesi baglamında ele almakta ve sirkencebinin hem maddi hem manevi sifasını anlatmaktadır. Sohbet, sevginin tecelliyat istedigi ve Allah’ın kulunu nasıl zikrettigi konularıyla sonlanmaktadır.


Evliyalık Mertebeleri: Askerlik Temsili

Efendi Hazretleri, evliya ile velinin farkını askeri rütbe sistemiyle anlatır. Evliyalık yoluna giren kimse yeni asker gibidir. Biraz maharet kazanınca onbası, biraz daha ilerlerse cavus, sonra astsubay, basacavus… Tegmenden albaya kadar hepsi emr-i Hakk’ın askeridir. Ama bu askerlerin icinden kurmay olanlar secilenlerdir — istte onlar veli olmaya adaydır.

Kurmay olan cavusluktan itibaren velilik kokusu tasır. Aynı rutbe, aynı makam ama hali, ahvali, bilgisi farklıdır. Kurmay olanlar generallige kadar yukselir — generallik ise kırklara girmektir. Kırkların icindeki veliler aynı zamanda mursid-i kamillerdir: bir seye tasarruf eden, gorusu bildiren, gayret sarf eden makam sahipleridir.

Evliyalar kendi icinde uce ayrılır: Birincisi, kendisinin evliya oldugunu bilmez, insanlar da bilmez. Ikincisi, kendisi bilir ama insanlar bilmez. Ucuncusu, hem kendisi bilir hem insanlar bilir. Her sokagın, her sehrin, her kasabanın, her koyun bir manevi sorumlusu vardır — ama cogu kendisini bile bilmez.

Kamil Olmayan Rehberin Tehlikesi

Mesnevi’nin birinci hikayesinde padisah, hasta cariyeyi iyilestirmek icin doktorlarını cagırır. Ama hicbiri hakiki tabip degildir; verdikleri her ilac aksine tesir eder. Efendi Hazretleri bu rumuzu soyle acar: Kamil olmayan bir kimseden bir sey ogrenmeye kalkarsan, aksine sende de tecelli eder. Yarım doktor candan eder, yarım imam insanı imandan eder.

Kamil olmayan seyh, cok okumustur ama karsısındaki insanı analiz edemez. Yaslı kadına nasıl davranacagını, cocuga nasıl yaklasacagını bilmez. Oysa Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem “insanların konumuna, durumuna gore davranmayı” ogretmistir. Kamil insan, her kisiye uygun muamele eder: yaslıya hurmet, cocuga sefkat, kadına merhamet, herkese adalet.

Sirkencebin: Nebevi Tıbbın Mirası

Sohbetin en renkli bolumlerinden birinde Efendi Hazretleri, sirke ve balın karistırılmasıyla elde edilen sirkencebin serbetini anlatır. Bu serbet eski Mevlevi dergahlarında ve tekkelerde hazırlanır, Osmanlı’da hastalara icirilirdi.

Sirkencebinin ozellikleri: Sıcak icilirse mideyi ve bagırsakları rahatlatır, hafif ishal yapar. Soguk icilirse icsali keser. Orta sıcaklıkta harareti keser. Kısın ısıtır, yazın serinletir. Hazırlanısı basittir: bir kasık sirke, bir kasık bal, karistırılıp su eklenir. Istege baglı karanfil atılırsa hos kokulu olur.

Efendi Hazretleri bu noktada sert bir elestiri yoneltir: “Lafı edip yata gelince herkes sokakta ‘Islam tek yol’ diye bagırır. Ama evinde hala kola icmeye ugrasıyorsan bana Islamcı kesilme, dinci kesilme, tarikatcı kesilme. Once cebindeki sigara ile hesaplas, dolabındaki kola ve fantayla hesaplas.” Islam yasanarak gosterilir, sloganlarla degil.

Sevgi Tecelliyat Ister

Sohbetin son bolumunde Efendi Hazretleri, sevginin sadece soz olmadıgını, tecelliyat istedigi konusuna dikkati ceker. Birini seviyorsan onu goreceksin, vaktinden ayıracaksın, yolunda yuryeceksin. Hz. Peygamber Efendimiz’i sevmek de oyledir: Ona salatu selam getirmek, onun gittiği yoldan gitmektir. Seven, sevdiğinin yolunda gider.

Allah Kulunu Nasıl Zikreder?

“Biz Allah’ın ismini zikrederiz; peki Allah bizim ismimizi nasıl zikreder?” sorusuna Efendi Hazretleri soyle cevap verir: Bunun keyfiyetini kesin olarak bilemeyiz, bu mutesabihtir. Ancak sahabe ve selef-i salihinin acıklamasına gore, Allah’ın kulunu zikretmesinin en asagı mertebesi kulunu affetmesi, ona bereket, sıhhat ve afiyet vermesidir. En altı bu kadarsa, ustunu hayal edin.


Kaynakca

Ayet-i Kerimeler

  • Bakara Suresi 30 — “Hani Rabbin meleklere ‘Ben yeryuzunde bir halife yaratacagım’ demisti.”
  • A’raf Suresi 179 — “Onların kalpleri var anlamazlar, gozleri var gormezler… Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da sapıktır.”
  • Bakara Suresi 152 — “Siz Beni zikredin ki Ben de sizi zikredeyim.”

Hadis-i Serifler

  • “Bal sifadır.” (Buhari, Tıbb, 4; Muslim, Esribe, 168)
  • “Sirke ne guzel katıktır.” (Muslim, Esribe, 167; Tirmizi, Et’ime, 35)
  • “Kulum bana nafile ibadetlerle yaklasır… Ben onun duyan kulagı, goren gozu olurum.” (Buhari, Rikak, 38 — Hadis-i Kudsi)
  • “Insanlara akıllarının aldıgı olcude konusun.” (Ebu Davud, Edeb; Buhari, Ilim, 49 — muallak rivayetle)

Tasavvufi Kaynaklar

  • Mevlana Celaleddin-i Rumi — Mesnevi-i Serif, Cilt I, Birinci Hikaye (Padisahın doktorları cagırması, kamil olmayan tabibin zararı)
  • Mevlana Celaleddin-i Rumi — Mesnevi-i Serif, 51. beyitten itibaren devam eden sirkencebin rumuzu
  • Abdulkadir Geylani — Futuhul-Gayb (Kırklar meclisi ve velayet mertebeleri)
  • Hucviri — Kesfuz-Zunun (Evliya tasnifi: kendini bilen/bilmeyen)

Fıkhi ve Tarihi Kaynaklar

  • Ibn Kayyim el-Cevziyye — et-Tıbbun-Nebevi (Bal ve sirkenin sifası, sirkencebin tarifi)
  • Evliya Celebi — Seyahatname (Osmanlı tekkelerinde sirkencebin ikramı)

Sohbetin Ozu

Evliyalık, cavustan generale uzanan genis bir yelpazedir; ama velayetin ozune erisebilecek olanlar, kurmay gibi secilmis, ozel hallere sahip kimselerdir. Kamil olmayan rehber, yarım doktor gibi insanı candan, imandan eder — oysa kamil insan, Hz. Peygamber’in ogrettigi gibi herkese konumuna gore muamele eder. Sirkencebin sirke ve balın birlesiminden dogan bir sifa kaynagıdır; asıl sifa ise Islam’ı sloganlarla degil yasayarak gostermektedir. Sevgi tecelliyat ister, soz yetmez — seven, sevdiginin yolunda gider. Ve Allah kulunu zikrettiginde en asagı mertebesi bile affetmek, bereket ve afiyet vermektir; ustunu ise ancak gonul ehli bilir.

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.