Suları Kirletmemek: 1400 Yıllık Peygamber Emri
Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri, kamunun kullanımına açık olan yerlerde — akarsu, göl, deniz — büyük ve küçük abdest yapmayı yasaklamıştır. Ağaç gölgesi, insanların dinlendiği yerler, su içip abdest aldıkları kaynaklar — bunların hepsi korunması gereken alanlardır. Deniz ne kadar büyük olursa olsun küçük abdest bile yapılmamalıdır.
Bugün insanlık suları kirletmemeyi yeni öğrenirken, Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri 1400 yıl önce bunu yasaklamıştır. Akarsuyu yukarıda kirletenler aşağıda o suyu içen insanların sağlığını tehlikeye atar. Bu yasak, insanların içme sularını muhâfaza altına almaktır.
Kur’ân Okumak: Anlamasan da Yaşamasan da Oku
“Sizin en hayırlınız Kur’ân’ı öğrenen ve öğretendir.” Bir kimse Kur’ân-ı Kerîm’in bütün hükümlerini yaşayamayabilir, hepsini uygulayamayabilir. Ancak Kur’ân-ı Kerîm’i okumak başlı başına bir lütuf, bir bereket ve bir şifâdır. “Anlamıyorsanız okumayın, yaşamıyorsanız okumayın” diyenler, insanları Kur’ân’dan uzaklaştırmaktadır.
Bunun arkasında gizli bir tehlike vardır. Türkiye’de bazı cemâatler “Elif ne demek bilmeden neden okuyorsun?” diyerek Ehl-i Tasavvuf adına insanları Kur’ân’dan soğutuyorlar. Elif’in mânası her kişinin kendi mâneviyâtınca, kendi kalbince açılan bir sırdır. Müfessirler bir kısmını açıklamış, doğrusunu Allah bilir demişlerdir. Bunun üzerinden bilmiyorsan okuma demek büyük bir hatadır.
Kader ve İrâde
İmam-ı Âzam Hazretleri’ne göre mutlak kader şunlardır: bir kimsenin doğumu, cinsiyeti, rızkı ve ölümü. Cebrâil, anne karnında ruhu yükledikten sonra bu dört şeyi yazar. Bunun hâricindeki şeyler insanların kendi cüz’î irâdeleriyle işledikleri amellerdir.
“İçki içtim, bu kaderimdi” demek Cebriyye mezhebi anlayışıdır ve küfürdür. Cennetlik olanlar cennetlik amel işlerler, cehennemlik olanlar cehennemlik amel işlerler. Bir kimse cehenneme boşuna gitmez; cehennemlik amel yaparak gider — içki içer, kumar oynar, zinâ eder, gıybet eder, anne-babaya âsî olur.
Nefis Mertebeleri ve Tevhîd Yolu
Nefis mertebelerini geçtiğini bilmek bir kimse için tehlikelidir. Nefsinde hemen bir iyilik, bir hoşluk, bir yücelik görür ve düşer. Burası kaygan ve tehlikeli bir yerdir. En doğrusu, bir kimse nefis mertebelerinde nereye geldiğini bilmesin; esmâ ile değil tevhîd ile gitsin. Tevhîd onun için daha selâmetlidir.
Gıybet, Riyâ ve Haramlarla İlişkiyi Kesmek
Gıybet, bir kimsenin hoşuna gitmeyecek şeyi arkasından konuşmaktır — doğru olsa bile. Doğru değilse iftirâdır. Riyâ ise Allah rızâsı için değil, başkalarının beğenisi için amel etmektir.
Haramlarla ilişkiyi kesmek dervişliğin ve müminliğin temelidir. En önemlisi dil haramıdır: gıybet, dedikodu, iftirâ, sû-i zan. “Duyduklarınızı söylemeniz size yalan olarak yeterlidir” hadîs-i şerîfi bu konuda çok açıktır.
Günah insanın içini dışını bozar. Kalbi bozulan kimsenin baktığı her yerde bozulma olur — yediği yemek, içtiği su, etrafı. Zikrullah çekerek yemek yapan kadının yemeği ile öfkeyle yapan kadının yemeği arasında dağlar kadar fark vardır. Kalbindeki enerji bütün vücuduna ve çevresine yansır.
Banka Kredisi ve İsraf
Bankalara parmağını veren kolunu kaptırır. Dârü’l-Harp’te bankayla çalışmak konusunda fetvâlar var; ancak borcu borçla kapatmak, kredi üstüne kredi çekmek insanı perişan eder. Azla yetinin, cebinizdeki kadar yaşayın, kazandığınızdan aşağı harcayın.
500 milyon maaşı olan adam cebinde üç kredi kartı taşıyor. 1 milyar 800 milyon liralık yatak odası almış, ödeyecek parası yok. 700 milyon araba taksidine yazılmış; sonra “bize yardımcı olun” diye arayorlar. Standartınızı yükseltmeyin, kendinizi borç altına sokmayın.
Tembellik ve Çalışma Ahlâkı
Fakirlik hiçbir zaman hiçbir şeye engel değildir. Engel olan tembellik, cesaret olmaması, ihlâssızlık ve samimiyetsizliktir. Ben evlendiğim zaman cebimde 10 lira bile yoktu. Tembel derviş hiçbir işe yaramaz. Adam çalışsın, pazarda limon satsın, soğan satsın; bir iş yapsın. 27-28 yaşında hâfız diye iş güç yapmadan evlenmek isteyen kimseye kız vermem.
Tövbe, Dua ve Zikrullahın Gücü
Tövbe çok önemlidir. Her saat başı, her dakika tövbe edin. Tövbe ile ruhunuz nefisin karanlığından, prangalardan kurtulur. Gerçekten tövbe eden kimsenin mâneviyâtı yükselir, ruhu mîrac eder. Zikrullahla bataklıktan kurtulmuş, prangalardan kurtulmuş ruh, gök kapılarını açar.
Duâ ile kaldırılmayacak taşı kaldırırsınız, olmayacak işi oldurursunuz. Çam ağacından şeftali yersiniz — çünkü Allah dilerse her şeyi yapar. Bir damla suya tevhîd çekin, içinizde derya olsun. Bir lokma ekmeğe “Lâ ilâhe illallah” deyin, o lokma sizi doyursun. Dervişliği hafife almayın, zikrullahı, tövbeyi, namazı, duâyı hafife almayın.
Himmet Nedir?
Himmet, bir kimseye destek olmak, yardımcı olmak, onun önünü açmak, elinden tutmak demektir — Allah’ın izniyle. Himmet mânevî bir destektir ve edep, ahlâk, iman, Kur’ân, zikir, sünnete sadık olmakla beraber gelir.
Kaynakça
Hadîs-i Şerîfler
- Akarsu ve durgun sulara abdest bozmayı yasaklayan hadisler — Sahîh-i Müslim, Kitâbu’t-Tahâre, Hadis No: 281; Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâbu’t-Tahâre, Hadis No: 25
- “Sizin en hayırlınız Kur’ân’ı öğrenen ve öğretendir” — Sahîh-i Buhârî, Kitâbu Fedâili’l-Kur’ân, Hadis No: 5027
- “Cennetlik olanlar cennetlik amel işler, cehennemlik olanlar cehennemlik amel işler” — Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’l-Kader, Hadis No: 6594; Sahîh-i Müslim, Kitâbu’l-Kader, Hadis No: 2647
- Anne karnında kaderin yazılması — Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’l-Kader, Hadis No: 6594; Sahîh-i Müslim, Kitâbu’l-Kader, Hadis No: 2643
- “Duyduklarınızı söylemeniz yalan olarak yeterlidir” — Sahîh-i Müslim, Mukaddime, Hadis No: 5; Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâbu’l-Edeb, Hadis No: 4992
- “Dünyanın bir günü de kalsa Allah Mehdî’yi gönderecektir” — Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâbu’l-Mehdî, Hadis No: 4282; Sünen-i Tirmizî, Kitâbu’l-Fiten, Hadis No: 2231
Âyet-i Kerîmeler
- “Allah’a döndürüleceğiniz günden sakının” — Bakara Sûresi, 2:281
- “Sonra herkese hak ettiği eksiksiz ödenecektir” — Bakara Sûresi, 2:281
Fıkhî ve Tasavvufî Kaynaklar
- Mutlak kader ve cüz’î irâde — İmam-ı Âzam, el-Fıkhu’l-Ekber; Teftâzânî, Şerhu’l-Akâid, Bâbu’l-Kader
- Dârü’l-Harp’te faiz hükmü — Serahsî, el-Mebsût, Kitâbu’s-Siyer; İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, Bâbu’r-Ribâ
- Nefis mertebeleri — İmam Kuşeyrî, er-Risâle, Bâbu’n-Nefs; İmam Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbu Riyâzeti’n-Nefs
- Gıybet ve riyâ — İmam Nevevî, Riyâzu’s-Sâlihîn, Bâbu Tahrîmi’l-Gıybe; İmam Gazâlî, İhyâ, Kitâbu Âfâti’l-Lisân
Sohbetin Özeti
Bu sohbet, günlük hayatın fıkhî meselelerinden mânevî derinliklere uzanan geniş bir yelpazede ele alınmıştır. Suları kirletmemenin 1400 yıllık peygamber emri olduğu, Kur’ân’ı anlamasan da okumanın bereketli olduğu, kaderin mutlak ve cüz’î boyutları, nefis mertebelerinde tevhîd yolunun selâmeti, haramlarla ilişkiyi kesmenin dervişliğin temeli olduğu vurgulanmıştır. Banka kredisinden uzak durmak, azla yetinmek, tembellikten kaçınmak gibi pratik nasihatlerle birlikte tövbenin, duânın ve zikrullahın insanın rûhunu prangalardan kurtaracak güce sahip olduğu anlatılmıştır. Sohbetin temel mesajı: haramlarla ilişkiyi kesin, tövbeye devam edin, kalbinizi temiz tutun — çünkü kalbin hâli bütün vücuda ve çevreye yansır.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Hâl, Zikir, Tevhîd, Nefs, Kalb, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı