Q1 Geçen Yılki Sûriye-Mehdî Ordusu Sözü ve Hazar Yahûdîleri Tehlikesi: Bugünkü Sûriye Değerlendirmesi
En tehlikeli grubun Hazar Yahûdîleri olduğunu söylediniz. Bugünkü Sûriye’yi değerlendirmeniz nedir? Normalde, Orta Doğu ülkelerini kim ne değerlendirirse, değerlendirmeleri genel olarak havada kalır. Artık dünya üzerinde bu görüldü Müslümânların hakkını, hukukunu koracak olan, Müslümânların kanını durduracak olan herhangi bir güç yok. Askeri, siyasi, ekonomik, bu konuda tam teşekkülü bir güç yok.
İslâm Ülkesi Olmayan İslâm Ülkeleri — İngiliz-ABD-İsrâil Atadığı Liderler ve Müslümân Topyekûn Sünnet-i Seniyye Terki
O yüzden İslâm ülkelerinin başındaki devlet başkanları veyahut da hükümet başkanları veyahut da siyasetçiler, üç aşağı beş yukarı İngiliz, ABD, İsrâil ortaklığı atanmış olanlar. Her ne kadar göstermelik seçimler de olsa, bunların dışında bir şey yok. Bir de Müslümânlar bu konuda zayıflar. Ekonomik olarak zayıflar, askeri olarak zayıflar, siyasi olarak zayıflar, zayıflarda zayıflar. Göstermelik şeyler oluyor. İçerideki normalde yerel halkı susturmak için böyle hiçbir sonuç elde edilemeyecek eylemler veya hareketler veya sözler oluyor. İslâm İşbirliği Teşkilatı çok yüksek derecede kınıyor. Toplanıyorlar, konuşuyorlar, konuşuyorlar, yemek yiyorlar, içiyorlar, ondan sonra dağılıyorlar. böyle bir eyleme yönelik bir şey yok.
Çünkü topyekül Müslümânlar Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’yi terk ettiler. Biz Müslümanız diyenler de bizler de terk ettik. Öyle olunca bu böyle çok özür dilerim, tabirimi hoş görün, yaşanan ne idüğü belirsiz bir İslâm çıktı orta yere. Ne olduğu belli değil. harâm olarak algılanmıyor, helallar helâl olarak algılanmıyor. Cihattan uzak, Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’den uzak bir İslâm ortaya çıktı. Uluşturdular bunu son 200 yıldır. Bizim içimizden alimleri satın aldılar. Afgani gibi, Mason ulema koydular içimize, Abdüh gibi. Onların bu yetiştirdiği, ondan sonra dışı Müslümân, içi bozuk birçok kimseler bu konuda siyasilerle ortak hareket ederekten bizim dînî anlayışımızı törpülediler, değiştirdiler. O değiştirince de artık bir Müslümân cihâd etmeyi düşünemez hale geldi.
Veya Müslümânların başındaki devletler cihâd etmeyi düşünemez hale geldi. Böyle düşünecek olanları da zaten iktidara getirmediler. Böylece İslâm dünyası, denizin üzerinde köpük misali oldu. Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri ahir zamanda Müslümânların zulüm göreceğini, Müslümânların bozulacağını söylüyor. Ve sahâbe diyor ki, Ya Resulallah, o zaman Müslümânlar kalabalık değil mi? Kalabalıklar ama denizin üzerindeki köpük misali, bir ağırlıkları olmayacak diyor. Müslümânların bir ağırlıkları yok. Ama nasılsanız öyle idare olunursunuz. Hadîs-i Şerîfi de orada duruyor. Biz Müslümânlar olarak, Müslümânlar olarak bu çizgiden uzaklaştık. Bize Kur’ân Sünnet çizgisi önümüze koyandan da uzaklaştık.
Çünkü o bize ağır geldi. birisi Kur’ân, bu sünnet, bu, bunun böyle olması lazım deyince, biz Müslümânlara bu ağır geldi. Çünkü biz rahatımızı terk edemedik. Paramızı terk edemedik, makamımızı terk edemedik. Biz terk edemediğimiz çok şey var bizim. Öyle olunca da, biz böyle bir neme lazımcı bir Müslümân kütlesi oluştu. öyle bir Müslümân ki, bütün hal ve hareketleri, yaşantısı kapitalist sistem, komple. Ama adı Müslümân. kapitalist sistem.
Beytullâh’a Nâzır Hilton Oteli’nden Şeyh Efendilerin Namâz Kılmaya Başlaması (1992) — Mürîdlerin Camın Önünde Şeyh Görmesi
Bu normalde, örneğin, Beytullâh’ta ilk Beytullâh’a nâzır, Hilton Oteli olduğunda başladı iyice. Hilton Oteli’nden namaza durmaya başladılar şeyh efendiler, âlimler. Hilton Oteli’nin oradan, kafesinden ve hatta oradaki mescidinden, Beytullâh’a nâzır, yıl 92 o zaman onu görmüştüm. Oradan Beytullâh’a doğru namaza duruyorlar. O şey efendilerin mürîdleri de, şeyhlerini orada camın önünde görmenin mutluluğunu yaşıyorlar. Toplanıyorlar orada. Ben 92’de gördüğüm Hac Esantenesini anlatıyorum size. Ben de diyorum ki, neden müritlerin yanında değil? Neden müritlerle beraber değil? O zaman müritler olarak çıkın oraya, siz de orada namâz kılın. bu yavaş yavaş biz o bozulmayı satın aldık. Bozulmayı satın alınca da şu anda, gavurlar ne derse biz onu yapıyoruz.
Bu arada gavura gavur demek de suç. Gavurlar ne diyorsa şu anda biz onu yaşıyoruz, onu yapıyoruz. o yüzden kımıldayacak yanımız yok. Kımıldayacak liderler de yok. Çok basit şeyler söylüyorum ben.
Ürdün’ün Müslümân Kardeşleri Terör Örgütü Sayması — Filistinli Mitingleri ve Kral Hüseyin’in Tutumu
Hani Ürdün, Mısır, Türkiye, Sûriye, Irak, aşağıdan Yemen, bir araya gelecekler bile bir kelime söyleyecekler. Deyecekler ki, ey İsrâil bugün ateşkes yapmıyorsan cihâd ilan ediyorsun. Çok basit. Bu kadar. Diyemezler. Ürdün’ün başındaki Kral Hüseyin bir İngiliz organizasyonunun sonucudur. Suud’un başındaki bir İngiliz, ABD, siyaye, Mossad oluşumunun neticesidir. Mısır yine aynı onakaza başındaki sisi öyledir. sonuçta gayri nizami bir şekilde iktidar olmuştur. Biz zaten NATO’dur, SENTO’dur, CENTO’dur, IMF’dir, şudur, budur, biz de sarılmış hazretteyiz. Bunları duyduğunuzda siz kendi kendinizi özgür bir ülke olarak görüyorsunuz. Hazinenizde sizin hazine bakanlığınızda IMF’nin, Dünya Bankası’nın bürosu var.
Sizin normalde mitin içerisinde siyaye, Mossad’ın bürosu var. Genelkurmay karargahında NATO’nun bürosu var. Siz de yapamazsınız. Böyle olunca ben ümitsiz bir insan değilimdir. Bir resim çiziyorum size sadece. Irak’ı özgür mü zannediyorsunuz? İran’ı siz özgür kendine başını kendine malik bir ülke mi zannediyorsunuz? Veyahut da İslâm ülkelerini kendine malik bir ülke mi zannediyorsunuz? Mesela haberde geçiyor, Ürdün’de Müslümân Kardeşler yasaklanmış. Bu ne demek biliyor musunuz? Müslümân Kardeşler Ürdün devleti tarafından terör oluşumu olarak nitelendirildi. Çok basit. Sebep? Çünkü oradaki olan Filistinliler, İsrâil aleyhine mitingler yapıyorlar. Bu mitingleri yapınca da Kral Hüseyin’in tahtı sallanıyor.
Diyor ki yapamazsınız. Sizi de birkaç mitingle oyalıyorlar. Ondan sonra da şunu diyorlar size, bir karınca misali su da mı taşımayasın? Evet. Karıncasınız, İbrahim’in ateşini söndürmek için su taşıyın. Allâh bizi affetsin. Âmîn. Allâh mekânda münezeh olduğu halde Hz. Mûsâ aleyhisselama yaşlı kılığında gözükmesini nasıl anlamamız lazım? Cenâb-ı Hakk sıfatsız olarak her türlü şeyde görünür. Bunda sıfati tecellidir. Sıfati tecelli de öyle görünür. Hatta melek dahi öyle görünse, meleğin öyle görünmesi de sıfati tecelliyattır. O yüzden bunda bir sıkıntı yok. Resûlü Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur, Kim bana cuma günü bin defa Allâh’ıma salli ala Seyyidinâ Muhammed’in nebiyyil ümmiyyi diyerek selavat getirirse, o gece Rabbini veya Peygamberini yahut cennetteki yerini görür.
Şayet görmezse bunu iki cuma veya üç cuma veya beş cuma tekrarlasın. Diğer rivayette de şu ziyade vardır ve aleyhi ve sellem. Bu hadîs hakkında ne düşünüyorsunuz? Kaynak, bustanil fukara. Ben hadisler üzerinde, bu böyledir, şöyledir demem ama cuma günü evet salavât-ı şerife getirmenin faziletli olduğuna dair hadîs-i şerif okudum. Bu hadîs-i şerifi ilk defa okudum. Kaynak bustanil fukara. Bu normalde kaynağı da ilk defa duydum. Cahilliğimi bağışlayın. Niyetimizi nasıl temiz tutarız? Yaptığımız her işi nasıl Allâh için yapabiliriz? Bunu normalde kendinizi disiplin edeceksiniz. Bu sohbete gelirken de Allâh için geleceksiniz. Buradan çıkarken de Allâh için çıkacaksınız. Sohbeti dinlerken de Allâh için dinleyeceksiniz.
Bu konuda herhangi bir başka bir beklentinin içine girmeyeceksiniz.
“Dîn İyi Niyettir” Hadîsi — Allâh Rızâsı İçin Durma; Düstûr Edinme ve Îmânın Tadını Alma
“Dîn iyi niyettir” hadîsi. Normalde hep iyi niyet üzerine duracaksınız. Allâh rızası için Allâh için duracaksınız. Bunu böyle kendinize düstûr edinirseniz o îmânın veya dînî yaşamanın tadını alırsınız. İtikâfta veya dışarıda günlük 70.000 tevhîd çekerken hızlı ve seri bir şekilde tevhîdi yetiştirmek için dil nasıl olmalı? Dudak kapatarak tevhîd çekilebilir mi? Valla nasıl çekiyorlar bilmiyorum. Ben normalde namazların arkasında da Sübhânallâh, Elhamdülillah, Allâhu Ekber’i nasıl hızlı çekiyorlar onu da bilmiyorum. Ben daha çünkü Sübhânallâh’ı bitirmeden yarısına az bir şey geçiyorum. Elhamdülillah geçiyorlar. Ben normalde onlar Elhamdülillah’ı bitirinceye kadar ben Elhamdülillah’ın başındayım da.
Ondan sonra Allâhu Ekber’i bitiriyorlar. Ben daha Allâhu Ekber’den bir sefer değilmiş olmuyorum. Nasıl hızlı okuyabiliyorlar bunu bilmiyorum. Ve hatta bir ara böyle bir intikafa giren bir kimse 13 saatte mi 12 saatte mi böyle bir saat söyledi. Ben tevhidi 70.000 tevhidi bitirdim dedi. Ben kaldım en hızlı bende 18 saatte 70.000 tevhidi bitirmem. Onda birinci gün 18 saatte diğilsin bitirirsin de ertesi gün ben yine 18 saatte bitiremiyorum. Ertesi gün 20 saatte bitiriyorum tevhidi, itikâfta.
İtikâfta 70.000 Tevhîd Çekme — Hızlı Telaffuz, Dudak Kapatma; Hayvânî Gıdâ Yememe Üstâd Perhîzi
12 saatte bitirenler nasıl bitiriyor bilmiyorum. Dilleriyle mi söylüyorlar kalpleriyle mi söylüyorlar neleriyle söylüyorlar gerçekten bilmiyorum. Ben olmaz demiyorum olabilir gerçekten ben bir şey olmaz deme lüksüne sahip değilim ama nasıl yetiştiriyorlar ben onu bilmiyorum. Ben çünkü oturuyorum mesela 500 tane tevhidi en fazla işte diyeceksiniz ki kaç dakikada bazen 15 dakika sürüyor bende. 14 dakika sürüyor 500 tevhîd. Onu intikafa girdiğim zamanlar böyle saat tutuyorum kaç dakikada oldu diye. Bu insanlar nasıl yapıyorlar onu bilmiyorum bildiğim bir şey değil. Ses çıkması şart mı demiş. Siz en iyi zamanında 70.000 tevhidi 17 saatte çektim demiştiniz bu da 1000 tevhîd 15 dakika ediyor öyle 1000 tevhidi 12 dakikada çeken için ne dersiniz hiçbir şey demem Allâh’ım harika enesim.
Ben çekemiyorum demek ki dilim tam hızlı dönmüyor. İtikafta evrensel (= hayvânî) gıda yenmemesinin hikmeti nedir? Bu böyle özel bir itikafa girerse o kimse üstadı bunu söyleyecek. Öbür türlü normal herkes yemedi yemesi içmesi serbest olur. Bunun hakkında âyet, hadîs, imamların ictihâdı var mı diye bana soruldu ben bir şey diyemedim. Bu normalde bir üstadın dervîşlerine olan perhizi. Başkasında eksiklik gören gaflete düşmüştür demiştiniz. Bir dervişte veya bir müslümanda bir eksiklik gördük mesela küfrediyor veya gıybet ediyor. Bunu gördüğümüzde başkasında eksiklik görmüş olmuyor muyuz? Bunu gördüysen sen bunu fark ettiysen ona nasîhat edeceksin o zaman. Müslümân bir kimse hadisi bu zevif hadîs diye söylüyor veya imamı azamın bir iştahını kabul etmiyor.
Böyle insanları karşı kibir noktasına nasıl davranmalıyız? Bu adama da bir şey söylemek istedik. Bu adama da bir şey söylemek istedik. Bu adama da bir şey söylemek istedik. Böyle insanları karşı kibir noktasına nasıl davranmalıyız? Bu müslümanları da müslüman oldukları için kendimizden üstün mü göreceğiz? Kimseyi kendinden üstün görmene gerek yok veya kendinden aşağı da görmene gerek yok. Normalde nasîhat edilecek bir şey varsa o kimseye nasîhat et. Nasihat edebiliyorsan. Sadık mürîd nasıl olur? Sıfatları nelerdir? Sadık mürîd nasıl olur? Sıfatları nelerdir? Biz Kur’ân ve Sünnet’e tabi olalım. Biz Kur’ân ve Sünnet’e tabi olunca bizim müridlerimizin sadıklığı da bize yeter. Hangi ameldir ki kul onu işleyince imanla ölmesi gerektirir?
Kul imanı nasıl muhafız eder? Hadîs-i Şerîfte Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem azettir. Ölürken dilin zikrullâh ile ıslak olsun demiş. Dilin zikrullâh ile ıslak olsun. Allâh’ı Allâh’la zikretmek ne demek? Sen fena haline gelirsen bunu o zaman anlarsın. Allâh’ı nefisle zikretmek ne demek? Bunun da dördüncü makama geldiğinde anlarsın. Kişi zikrederken dilinin yanmasında bir anlam var mıdır? Hiçbir anlam yoktur. Zikrullâh’a devam et. Gafletle yapılan zikirden kendimizi nasıl muhafız edebiliriz?
Zikrullâh Yapana Gafletle Zikir Yapıyor Demek — Dili Zikirde Olanı Sufî Hükmünde Görme
Zikrullâh yapıyorsa o kimse gafletten kurtulmuştur zaten. Bir kimse tevhîd çekiyorsa, lâ ilâhe illa’llâh diyorsa, gafletten çıkmıştır o esnada. Gafletten çıktığı için dili zikirdedir. O yüzden dili zikirde olan bir kimseyi gafletle zikrullâh yapıyor demek benim haddimedi. Allâh bizi affetseydi. Var mı sorunuz? Bir tane iki tane alabilirim. Efendim kişi zikrullâh alakasında bulunmaya, zikretmeye, bu tür meclislerde bulunmaya tamamıyla Allâh’ın lütfü ve şeyhinin himmeti olarak görme hakkı var mıdır? Vardır. Bunda bir sıkıntı yok. İyilikler Rabbinizden kötü olmalıdır. İyilikler Allâh’ın lütfü ve şeyhinin himmeti olarak görme hakkı var mıdır? Evet. İyilikler Rabbinizden kötü olmalıdır. Vardır. Bunda bir sıkıntı yok.
İyilikler Rabbinizden kötülükler de nefsinizdendir. Bunu Cenâb-ı Hakk’tan görmesi o faziletli bir şeydir. Kendi nefsini ortadan çıkarmış olur. Selâmün aleyküm. Efendim siz de şimdi ifade buyurdunuz. Hadis-i şerite Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem dîn samimiyettir buyuruyor. Ashab kime karşı diye sorduğunda Allâh’a, kitabına, Rasûlullah’a, sizden olan emîr sahiplerine ve tüm müminlere. Samimiyet nedir efendim? Samimiyet. Bunlarla Allâh’a, Resûlullah’a, kitabına ve müminlere karşı bakış açısında hiçbir şey ummadan, beklemeden, hiçbir hesap etmeden yürümesidir. Samimiyet budur. Allâh’a karşı samîmiyet o kimse îmân eder. Bu noktada Allâh’tan hiçbir şey ummaz, beklemez, bir karşılık beklemez.
Peygamberinden bir karşılık beklemez. Müminlerden bir karşılık beklemez. buradaki samîmiyet o kimseyi riyadan, gösterişten, beklentiden, ümit etmekten uzak tutar. ben Allâh’a karşı samimiyim. O zaman Allâh’tan mal, mül, para, pul, hatun, çoluk, çocuk herhangi bir şey bekleme. Fî sebillâh Allâh’ı Allâh olduğu için sev, Allâh’ı Allâh olduğu için îmân et. Allâh’ı Allâh olduğu için ona karşı ibâdet et. Allâh’a Allâh olduğu için sen Allâh’la ilişkini bu noktada götür. Samim ol. Peygamberin peygamberliğine îmân ettiyse samim ol. Onun sünnet seneyesini yerine getir. Herhangi bir şey beklemeksizin. Aynı şey sizden olan imâmlar, sizden olan emîrler. Evet, onlara karşı da samîmî ol. Şimdi buna siyaset olarak bakalım. senden olan bir emîr sâhibi var.
Evet, sen ondan iş bekleme, aş bekleme, para bekleme, pul bekleme, şakşak bekleme. ben seni destekledim, beni işe al deme. Bu samimiyetin göstergesi.
Mü’minlerin Emîrlerine Karşı Samîmiyet — “Beni İşe Al” Beklentisi Olmadan Allâh İçin Destekleme
Mü’minlere karşı samîmî, o zaman mü’minlere karşı samîmî ol. Karşındaki mü’min senden emin olsun. Canından, malından, eşinden, karısından, çoluğundan, çocuğundan, her şeyinden emin olsun. Sen öyle bir samîmî ol ki mü’min kardeşine karşı mü’min kardeşin senden sakınmasın. Samimiyet bu. Müslümânlar kaybetti. Allâh’a karşı samîmî değil. bir zorluya düşünce Allâh’ı zikretti, zorluk geçince Allâh’ı unuttu. Samimi değil. Sıkıntıya düşünce Allâh’ı zikretti, Allâh’la irtibat kurdu, sıkıntı geçince Allâh’ı unuttu. Samimi değil. Veya Cenâb-ı Hakk haramları belli etmiş, helalları belli etmiş. Samimi değil, harâm işliyor göz göre göre. Kazayen değil. Göz göre göre işliyor. Buradaki o zaman samîmiyet biraz sorgulanır.
Allâh’a karşı samîmî ol. Hep Hüsnü Zambes’te. O samîmiyet… Ben bunu biraz sufice yorumluyorum. Yoksa avam noktasından baksan birisi günaha işledi, sahâbeler onu kerek gördü. Allâh Resûlü men etti sahabeleri. O Allâh ve Resûlü sever dedi. Güneyhandan dolayı onu kerek görmeyin dedi. Evet biz kerek görmeyiz onu. Ama o kimse, o Müslümân kendi iç aleminde Allâh’a karşı olan samimiyetini sorgulayacak. O zaman o kimse Cenâb-ı Hakk’ın koyduğu sınırları hiç aşmayacak. Sınırı aşıyorsa o zaman samimiyette sıkıntı var demektir. Rabbim bizleri samîmî kullarından eylesin. Üç İhlâs bir Fâtihâ-i Şerîfe. Âmîn. Ya Rabbi hasıl olan sevabı Peygamber Efendimiz Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş Peygamber efendilerimizin ruhlarına Cihari Yâri Güzin efendilerimiz Ebu Bekir Sıddık, Ömerül Faruk, Osman-ı Zinnürayn, Ali Elmurtaza R.
Hazretlerinin ruhlarına Âmîn. Aşere-i Mübeşerinin evlâdı Resûlullâh, zevce-i Resûlullâh, İmâm-ı Hasan, İmâm-ı Hüseyin, 72 şöhedânı, Şühedâ-yı Kerbelâ’ın bütün şühedâsının, tüm ashâb Resûlullâh Hazretlerinin ruhlarına Âmîn.
Hâtime Duâları — Resûlullâh Ehl-i Beyti, 72 Şühedâ-yı Kerbelâ, İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe ve Mezheb İmâmlarına Hediye Niyâzı
İmâm-ı Zamân, İmâm-ı A’zam, Ebû Hanîfe, İmâm-ı Şâfi’î, İmâm-ı Mâlik, İmâm-ı Muhammed ve bütün mezheb imâmlarımızın ruhlarına hediye edik. Vasıl ve hissedâr eyle ya Rabbi. Âmîn. Haberdar eyle ya Rabbi. Âmîn. Ve vesâtatlarını himmetlenin, şefaatlenin dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. Âmîn. Üç İhlâs bir Fâtihâ-i Şerîfe. Âmîn. Ey ya Rabbi, hasıl olan sevabı, Pirimiz, Seyyid Abdülkadir Geylânî, Seyyid Ahmed-i Rifâî, Seyyid Ahmed el-Bedevî, Seyyid İbrahim Durski, Şeyh Ebu Lezze’n el-Şazeli, Şahı Nakşibend’i Muhammed-i Bahaddin, Şahı Mevlân’ı Ecihade’den Ebu Hakan’ın, Seyyid Ahmed-i Rifâî, Seyyid Ahmed el-Bedevi, Seyyid İbrahim Durski, Şeyh Ebuleseneş-Şazeli, Şahı Nakşıbenli Muhammed Bahaddi’n, Şahı Mevlânâ Celaleddin Rumi, Şahı Hacı Bektas’ı Veli, Şahı Hacı Bayrâm-ı Velî, Mehmet Muhittin Üftâde, Veysel Karânî, Muhyiddîn Arabî, Niyâzî Mısrî ve bütün pir ve piran efendilerimizin ruhlarında hediye edeyledik.
Vasıl ve hissedâr eyle ya Rabbi. Haberdar eyle ya Rabbi. Ve izatlarını himmetlenin, şefaatlenin, dualarını üzerimizden eksik. Eyleme ya Rabbi. Âmîn. Üç İhlâs bir Fâtihâ-i Şerîfe. Âmîn. Ya Rabbi bilhassa Üstadımız Bayındırlı Hacı Mustafâ Özbağ Beyefendi Hazretlerinin ruhaniyetlerine Cet ve Dadalarının ruhaniyetlerine Yaşayan bütün mürşid-i kâmillerin, velilerin, evliyâların, bütün dervîş kardeşlerimizin ve Ümmet-i Muhammed’in ruhaniyetlerine tarîkat-ı aliyye’den ve akraba talukatlarımızdan geçenlerin ruhlarında hediye edik Vasıl ve hissedâr eyle Ya Rabbi Haberdar eyle Ya Rabbi feyzlerine, himmetlerine, şefaatlerine, dualarını üzerimizden eksik eyleme Ya Rabbi Âmîn Ve selamun alel mursalin Ve alihim ve’l-hamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn E’ûẑü billâhi mineşşeytâni’r-racîm Bismillâhirrahmânirrahîm Efdalü’z-zikr fa’lemu ennehû Lâ ilâhe illa’llâh Lâ ilâhe illa’llâh Lâ ilâhe illa’llâh Hak Muhammedün Resûlullâh cemî’-i enbiyâ ve’l-mürselîn Vel hamdü lillahi rabbil alemin E
Kaynakça
- Sûriye-Mehdî Ordusu Sözü ve Hazar Yahûdîleri Tehlikesi: Mehdî bahsi — klasik akāid: Tirmizî, “Fiten” 43 (Hadîs no: 2230, «Lâ tezûlü’s-sâ’atü hattâ yemlikü Mehdiyyün»); Ebû Dâvûd, “Mehdî” 1 (Kitâbü’l-Mehdî); İbn Mâce, “Fiten” 34; klasik akāid — Mâtürîdî, Te’vîlât; Sa’düddîn et-Teftâzânî, Şerhu’l-Akā’id; «Hazar Yahûdîleri (Aşkenazî soy tezi)» — Arthur Koestler, The Thirteenth Tribe (1976, eleştirel); Şlomo Sand, The Invention of the Jewish People; modern Türkçe — Yalçın Küçük, Sırlar; klasik İslâmî tarih — Mes’ûdî, Mürûcü’ẑ-Ẑeheb‘de Hazar bahsi; «modern Sûriye’de Mehdî ordusu beklentisi» — Halvetî-Şa’bânî silsilesinde Mustafa Özbağ Efendi’nin önceki yıl tedrîsi.
- İslâm Ülkesi Olmayan İslâm Ülkeleri — Atanmış Liderler: Modern İslâm dünyâsında emperyal etki — modern okuma: Bernard Lewis, What Went Wrong? (eleştirel); Edward Said, Orientalism; Türkçe okuma — Mehmed Niyazi, Türk Devleti Felsefesi; İlber Ortaylı, İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı; «modern liderlerin emperyal güçlerce atanması» tenkîdi — modern siyâsî İslâm: Mevdûdî, Seyyid Kutub, Necmettin Erbakan; «Müslümânın topyekûn Sünnet-i Seniyye’yi terki» — modern okuma: Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvufî Sohbetler; Hayreddin Karaman.
- Beytullâh’a Nâzır Hilton Oteli’nden Namâz (1992): Mekke’de modern oteller — Conrad Mecca Hotel, Mecca Hilton (1980’lerde inşâ); Beytullâh’a nâzır lüks oteller eleştirisi — modern okuma: Ziauddin Sardar, Mecca: The Sacred City; Mehmet Maksudoğlu, İslâm Tarihi; klasik tasavvufi tedrîs — «Hac âdâbı: Beytullâh’ı görmenin câmiden olması» — Kâsânî, Bedâi’, “Hac” bâbı; klasik fıkıh — İmâm Nevevî, el-Mecmû’; klasik tasavvuf — İmâm Gazzâlî, İhyâ 1/284-345 (“Esrârü’l-Hac”); Mustafa Özbağ Efendi’nin 1992 Hac dönemi tedrîsi.
- Ürdün’ün Müslümân Kardeşleri Terör Örgütü Sayması: Müslümân Kardeşler (İhvânü’l-Müslimîn, 1928’de Mısır’da Hasan el-Bennâ tarafından kuruldu) — modern tarih: Richard P. Mitchell, The Society of the Muslim Brothers; modern Türkçe — Ramazan Yılmaz, Müslüman Kardeşler; «Ürdün’de İhvân yasağı» — modern siyâsî haberler (2024 sonrası); klasik fıkh-ı cihâd — Serahsî, el-Mebsût, “Siyer” bâbı; «modern Filistin direnişi» — modern okuma: Norman Finkelstein, Image and Reality of the Israel-Palestine Conflict; modern Türkçe — Mim Kemâl Öke, Filistin Sorunu.
- «Dîn İyi Niyettir» Hadîsi — Düstûr Edinme: «ed-Dînü’n-nasîha» — Müslim, “Îmân” 95 (Hadîs no: 55, «ed-Dînü’n-nasîha»); Buhârî, “Îmân” 42; Ebû Dâvûd, “Edeb” 59 (Hadîs no: 4944); Tirmizî, “Birr” 17; Nesâî, “Bey’a” 31; klasik şerh — İmâm Nevevî, el-Erba’în en-Neveviyye; «niyetin ihlâsı» — Buhârî, “Bedü’l-Vahy” 1; Müslim, “İmâret” 155; klasik tasavvuf — İmâm Gazzâlî, İhyâ 4/341-360 (“İhlâs ve Niyyet”); İbn Atâullâh, Hikem; klasik dervîşlik — Sühreverdî, Avârif, “Niyet” bâbı.
- İtikâfta 70.000 Tevhîd-Hızlı Telaffuz; Hayvânî Gıdâ Yememe Perhîzi: İtikâf âyeti — Bakara 2/187 («Ve lâ tübâşirûhünne ve entüm âkifûne fi’l-mesâcid»); klasik fıkıh — Kâsânî, Bedâi’ 2/108-118; Serahsî, el-Mebsût; modern fıkıh — Vehbe Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî 3/1741-1770; «70.000 tevhîd çekme» — klasik dervîşlik tedrîsi: Halvetî-Şa’bânî silsilesinde Yûsuf Sünbül Sinân, Risâle-i Tarîkat; Mustafa Özbağ Efendi, Risâle-i Tarîkat; «hayvânî gıdâ perhîzi» — Sühreverdî, Avârifü’l-Maârif, “Riyâzet” bâbı; Necmeddîn-i Kübrâ, Usûl-i Aşere; klasik tasavvuf — İmâm Gazzâlî, İhyâ 3/65-105 (“Riyâzetü’n-Nefs”).
- Zikrullâh Yapanı Gaflette Görmeme — Dili Zikirde Olanı Sûfî Hükmünde Sayma: «Zikrin gafleti gidermesi» — Ahzâb 33/41-42; Bakara 2/152; Ra’d 13/28 («Elâ bi-ẑikrillâhi tatma’innü’l-kulûb»); klasik tasavvuf — İmâm Gazzâlî, İhyâ 1/259-340 (“Ẑikr”); İbn Kayyim, el-Vâbilü’s-Sayyib; «hüsn-i zann» — Hucurât 49/12; klasik tedrîs — İmâm Gazzâlî, İhyâ 3/156-180; klasik dervîşlik — Mustafa Özbağ Efendi, Risâle-i Tarîkat.
- Mü’minlerin Emîrlerine Karşı Samîmiyet — “Beni İşe Al” Beklentisi: «ed-Dînü’n-nasîha li-eimmeti’l-Müslimîn ve âmmetihim» — Müslim, “Îmân” 95; Buhârî, “Îmân” 42; «emîre samîmiyet (mütevekkilen)» — Tevbe 9/71; Mâide 5/8; klasik fıkh-ı siyâset — Mâverdî, el-Ahkâmü’s-Sultâniyye; İbn Teymiyye, es-Siyâsetü’ş-Şer’iyye; «menfaat beklemeden samîmî tavsiye» — klasik tasavvuf: İmâm Gazzâlî, İhyâ 4/341-360 (“İhlâs”); İbn Atâullâh, Hikem; modern okuma — Karabaş Halvetî-Şa’bânî silsilesinde Mustafa Özbağ Efendi tedrîsi.
- Hâtime Duâları — Ehl-i Beyt, Şühedâ-i Kerbelâ, Mezheb İmâmlarına Hediye: Halvetî-Şa’bânî silsilesinde standart hâtime duâsı — Ehl-i Beyt, sahâbe, mezheb imâmları (İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe, İmâm Şâfi’î, İmâm Mâlik, İmâm Ahmed b. Hanbel, İmâm Muhammed b. Hasen eş-Şeybânî), tarîkat-ı aliyye, akrabâ-i taallukāt için duâ; klasik silsile-i sülûk — Mustafa Özbağ Efendi, Risâle-i Tarîkat; klasik tasavvuf — Mevlânâ Câmî, Nefehâtü’l-Üns; «Şühedâ-i Kerbelâ» — klasik menâkıb: İbn Sa’d, Tabakāt; Belâzurî, Ensâbü’l-Eşrâf; modern okuma — Adnan Demircan, Hicret’ten Sıffîn’e Hz. Hüseyîn; bu sohbet 27.02.2025 (yaklaşık) Mustafa Özbağ Efendi Q&A — İrşâd Dergisi (irsaddergisi.com).
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Mürîd, Tarîkat, Zikir, Tevhîd, Nefs, Sülûk, Sünnet. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı