Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dervişlik, Sufilik ·

Sufiler dünyayı ne tamamen neşe ne de tamamen gam olarak görürler

Hala 16 Ne var ki siz. Dünya hayatını tercih edersiniz halbuki ahiret. Hay daha hayırlı ve daha devamlıdır o zaman siz bu dünya hayatını isteyince dünyanın şatafatın şata atına kandın dünyanın debdebe...


Sufîler Dünyâyı Ne Neşe ne de Gam Olarak Görür

Sufîler dünyâyı ne tamâmen neşe ne de tamâmen gam olarak görürler. Çünkü dünyâ ikisinin karışımıdır: Neşe de var, gam da. Sürekli neşe imkânsız; sürekli gam da. Sufî bu iki uca düşmez; ortada durur. Neşeye geldiğinde kibirlenmez; gama geldiğinde umutsuzlanmaz. Bu denge tasavvufun bir öğretisidir.

Tamâmen Neşe — Yanılgı

Dünyâyı tamâmen neşe görmek bir yanılgıdır. Bu, modern hedonizmin görüşüdür: «Hayât eğlenmek içindir, mutlu ol.» Bu görüş yanlış; çünkü hayât sınavdır, zorlukları vardır. Sürekli neşe arayan kişi gam geldiğinde yıkılır; çünkü hazırlıksızdır. Sufî bu yanılgıya düşmez.

Tamâmen Gam — Diğer Uç

Dünyâyı tamâmen gam görmek diğer uçtur. Bâzı kişiler hayâtı sürekli ağlama, perişânlık, ümitsizlik olarak görür. Bu da yanlış. Çünkü Allâh hayâtta da nimetler vermiştir: Sağlık, aile, yemek, hava. Bu nimetlere şükretmek gerek. Sufî sürekli gam içinde değil; nimetleri gören biridir.

Orta Yol — Sufînin Tarzı

Orta yol sufînin tarzıdır. «Ümmetimi orta yolda yaşat» Hz. Peygamber’in duâsı. Sufî bu orta yoldadır: Ne aşırı neşeli, ne aşırı kederli. Hayât kendisine geleni kabûl eder; neşeyle şükreder; gamla sabreder. Bu denge mâneviyâtı korur; ruh sağlığını korur; çevreyle uyumu sağlar.

Neşe — Allâh’ın Lutfu

Neşe Allâh’ın bir lutfudur. Aile mutluluğu, sağlık, başarı — bunlar Allâh’ın nimetleridir. Sufî bunları reddetmez; kabûl eder; ama kibirlenmez. «Bu nimetler Allâh’tandır» der; ve şükreder. Eğer kibirlenir, kendisine atfederse, nimet gider. Eğer şükrederse, nimet artar.

Gam — Allâh’ın Sınâması

Gam Allâh’ın bir sınâmasıdır. Hastalık, mâlî sıkıntı, kayıp — bunlar sınâmadır. Sufî sabırla karşılar; «Allâh’tan geldik, Allâh’a döneceğiz» der. Bu sabır gamı hafifletir; ve mü’mini olgunlaştırır. Eğer gam karşısında isyân ederse, gam büyür. Eğer sabrederse, gam mâneviyâta dönüşür.

Sufînin Yüzü — Sâkin

Sufînin yüzü sâkindir. Ne aşırı sevinçli, ne aşırı kederli görünür. Bu sâkinlik içtekinin yansımasıdır. Sufî kalbini bir dengeye getirmiş; ve bu denge yüzünde okunur. Bu yüz mâneviyâtın bir mührüdür. Sahâbe Hz. Peygamber’in yüzünü tarîf ederken «sâkin, vakar dolu, hafif gülümseyen» derdi.

Niyâz — Dengeli Sufî İçin

Niyâz: «Yâ Rab, beni neşede kibirlenmeyen, gamda umutsuzlanmayan bir sufî eyle. Dünyânın iki yüzünü de görmemi nasîb et. Orta yolda yaşamamı sağla. Yüzümün sâkin, kalbimin dengeli olmasını nasîb et. Hayâtın her renginden ders alan bir mü’min yap.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi dengeli mü’minler eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Sufî, Denge, Sabır. → Tasavvuf Sözlüğü