Sufîler Allâh’tan İsterler; İnsanlara «Şey’en Lillâh» Demezler
Sufîler Allâh’tan isterler; insanlara «şey’en lillâh» — Allâh için bir şey verin — demezler. Yâ’nî sufînin elini Allâh’a açar; insanlara açmaz. Çünkü insandan istemek insanı kendinden büyük göstermektir; halbuki sufînin gözünde sâdece Allâh büyük. İhtiyâcını Allâh’a arz eder; Allâh dilediği sebeple verir. Bu, tasavvufun bir edebidir.
İstemek — Yalnız Allâh’tan
İstemek yalnız Allâh’tan olur. «Yalnız sana ibâdet ederiz, yalnız senden yardım dileriz» (Fâtihâ). Bu âyet günde 17 rekâtta tekrar edilir. Yâ’nî sufî her gün defalarca «sâdece Senden isterim» der. Bu söz hayâta da yansımalı. İnsanlara dilenmek bu sözle çelişir. Sufî istesin de, sâdece Allâh’tan istesin.
Dilencilik — Sufîye Yakışmaz
Dilencilik sufîye yakışmaz. Bâzı sahte sufîler câmi önlerinde dilenir; halkın acıma duygusunu sömürür. Bu, tasavvufun îtibârını zedeleyen bir hâldir. Gerçek sufî ne kadar fakir olursa olsun dilenmez. Allâh ona yeter; ihtiyâcını Allâh’tan ister. Hz. Peygamber «Ben sizin için fakirlikten korkmuyorum, dünyânın size açılmasından korkuyorum» buyurmuştur.
Hz. Peygamber’in Müjdesi — İstemeyene Yardım
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem «Kim istemeyi terk ederse, Allâh onu zengin eder» buyurmuştur. Bu vaad gerçekleşir; târihte bunun nice misalleri vardır. Sufî istemekten vazgeçince, Allâh ona sebepsiz rızık gönderir. Bu mucîzevî bir hâldir; ama gerçektir. Mü’min bu vaade güvenmelidir.
Hediye Almak — Farklı
Hediye almak dilenmekten farklıdır. Eğer biri sufîye kendiliğinden hediye verirse, sufî kabûl edebilir. Çünkü bu istenmiş değil; gönülden gelmiş. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hediye kabûl ederdi. Mühim olan istememek; istemeden geleni kabûl etmenin bir mahzûru yoktur.
İzzet — Allâh’tan İsteyenin
İzzet — onur — Allâh’tan isteyenin hakkıdır. İnsanlardan isteyen insan zilletin içine girer; Allâh’tan isteyen ise izzetin içine girer. Çünkü insandan istemek insanı küçültür; Allâh’tan istemek ise yüceltir. Sufî hep yüceliği seçer; izzetini korur; ve Allâh’tan ister.
Tasavvufun Bağımsızlığı — İsteyişin Sonucu
Tasavvufun bağımsızlığı isteyişin sonucudur. Sufî insanlardan istemediği için onlara borçlu olmaz; onların etkisi altına girmez; özgürce hareket eder. İnsanlardan isteyen sufî ise borçlu olur; onlara hoş görünmek zorunda kalır; ve özgürlüğünü kaybeder. Bu bağımsızlık tasavvufun temel bir özelliğidir.
Niyâz — Allâh’tan İsteyen Bir Sufî
Niyâz: «Yâ Rab, beni Senden isteyen bir sufî eyle. İnsanlardan istemekten beni koru; ki onlara borçlu olmayayım. ‘Yalnız Senden isterim’ düşüncesini gönlüme yerleştir. Hz. Peygamber’in ‘kim istemeyi terkederse Allâh onu zengin eder’ müjdesini yaşatan bir kul yap. İzzetimi koru; ki dilencilik etmeyim.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi izzetli sufîler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Sufî, İzzet, Duâ. → Tasavvuf Sözlüğü