Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette satışı yapılan ürünü müşterinin daha sonra teslîm almak istemesi hâlinde malın zayî olması durumunda kimin sorumlu olduğunu, misli mallarda iâde hükmünü, ve döviz takâsı esnâsında satıcının kendi belirlediği kuru talep edip edemeyeceğini tafsîl eder. Bir kimse mal aldı, parasını verdi, lâkin malı teslîm almadı; mal yolda zayî oldu. Eğer malın misli (üretilmiş benzeri) varsa satıcı misli ödemekle mükelleftir; misli yoksa parayı iâde eder. Vadeli satışta mal zayî olduğunda satıcı tazminle mükelleftir; çünki teslîm etmediği için malın zarârı ona terettüb eder. Döviz alışverişinde satıcı kendi nazarındaki kur ile bozma hakkına sâhibtir; lâkin müşteri başka yere gidip de o kur ile bozdurmaya zorlanamaz.
Vadeli Teslîmde Zayî Olan Mal
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel mes'eleyi ortaya koyarak başlar: ticâret erbâbı çok olunca soru da çok. Bâzen bir malı satıyoruz müşteriye peşin veyâ vadeli; müşteri diyor ki malımı ben 3 ay sonra, 5 ay sonra teslîm alacağım. Bunda bir sıkıntı yoktur; lâkin mal zayî olursa sorumluluk satıcınındır. Bir misâl: sıfır bir malı aldım, parasını verdim, ama malı daha almadım, teslîm almadım; mal zayî oldu yolda giderken. Bu durumda mal misli mal mıdır, yoksa kıyemî mal mıdır? Misli mal sürekli üretilen maldır; yâni piyasada benzeri bulunabilir. Kıyemî mal ise el dokuması halı gibi husûsî bir maldır; misli yoktur.
Misli Mal ve Kıyemî Mal Tefrîkı
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir fıkhî tâlîlatı sunar: el işçiliği yapılmış bir el halısı gibi devamlı üretilmeyen mallar misli mal değildir. Lâkin kullanılmamış olduğu için misim mal hükmüne girer (yâni piyasada o mal yokken benzeri bulunabilir). Eğer normalde varsa, zayî olduğu için aynı malı iâde edecek; yoksa parayı iâde edecek. Bu hüküm İslâm fıkhının «misliyâtkıyemiyât» tefrîkına dayanmaktadır. Mecelle'de bu tefrîk açıkça izah edilmiştir: misli mallar buğday, arpa, dolar, lira gibi cins ve sıfat itibâriyle birbirine benzeyen mallardır; kıyemî mallar ise her ferdi diğerinden farklı olan mallardır.
Vadeli Satışta Tazmin Borcu
Mustafa Özbağ Efendi tazmin borcunun temel kâidesini tafsîl eder: vadeli satışta mal zayî olursa, satıcı malı sana teslîm etmesi gereken kimse olduğu için, teslîm etmediği için o zayî olan malın zarârını tazmîn edecektir. Yâni alışveriş bitmiş; lâkin teslîm tamamlanmamış. Bu durumda malın hasarı satıcıya âiddir; çünki mal hâlâ onun mes'ûliyetinde olan bir emânettir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «El, aldığını ödemekle mükelleftir, tâ ki onu sâhibine iâde edinceye kadar» (Tirmizî, Büyû' 39) buyurmuştur. Bu hadîs tazmin kâidesinin temel mehazlarındandır; ve satıcının teslîme kadar olan mes'ûliyetini ortaya koyar.
Paranın Zaman Değeri Fâize Girer mi?
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir incelikten bahseder: paranın zaman değeri fâize mi girer? Cevâb: anında olacak olan bir şey yok; yâni vadeli alışverişte zaman geçmesi tabiî bir şeydir. Bugün TL ile aldım, bir sene sonra alacağım; bir sene sonra olmadı, o zaman alışverişin hükmü fâsit oldu mu? Hayır olmaz; çünki vadeli satışta zaman akdin bir cüzüdür; akit bitmiş, sâdece teslîm gecikmiştir. Bu üslûp İslâm fıkhının vadeli alışverişe verdiği geniş cevâzı ortaya koyar; ve paranın zaman değerinin fâize girmediğini, lâkin sermâyeye sâbit fâiz uygulamanın fâize girdiğini ortaya koyar.
Döviz Bozdurmada Satıcının Kuru
Mustafa Özbağ Efendi başka bir mes'eleyi de ele alır: dolar 19 lira veyâ 20 lira iken, ben 15 liradan bozarım öyle alırım deme hakkı satıcının var mıdır? Cevâb: vardır. Benim nazarımda dolar 15 lira, der; sen git başka yerde 20 liraya sat, getir parayı. Bu hâl satıcının kendi tarafında karar verme hakkını ortaya koyar; lâkin müşteriyi de o kur ile bozmaya mecbûr edemez. Müşteri istemezse başka yere gidebilir; piyasada herkes kendi kuru ile satar. Bu özellik serbest piyasanın temelidir; ve İslâm fıkhının ticârette her tarafın irâdesine saygı duyduğunu ortaya koyar.
Mü'mînin Ticârî Mes'ûliyeti
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin ticârî mes'ûliyetlerini özetler: malın teslîm edilmesi vakti gelene kadar zarâr satıcıya âiddir; misli mallarda misli ile iâde, kıyemî mallarda para ile iâde gerekir; vadeli alışverişte zaman fâiz değildir; ve döviz bozmada her satıcı kendi kuru ile çalışır. Bu hükümler İslâm fıkhının ticârî hayâtın bütün incelikleri için belirlediği usûlü ortaya koyar. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni mes'ûliyetlerini bilen, taahhütlerini yerine getiren, ve ihtilâf çıktığında insâflı olan bir tâcir kılar; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/275-282; Nisâ 4/29; Mâide 5/1; İsrâ 17/35.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Büyû'.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Büyû'.
- Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Büyû' 88.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Büyû' 39.
- Süneni Nesâî, Kitâbü'l-Büyû'.
- Süneni İbn Mâce, Kitâbü't-Ticârât.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm es-Serahsî, el-Mebsût, kabz ve tazmin bahsi.
- İmâm Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi'.
- İmâm Merğînânî, el-Hidâye.
- İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr.
- Mecelle, misliyâtkıyemiyât maddeleri.
- Fetâvâyı Hindiyye.
- İmâm Şâfiî, el-Üm.
- İbn Kudâme, el-Muğnî.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, İslâm'a Göre Ticâret Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet vadeli teslîmde zayî olan mal hükmünü, misli ile kıyemî mal tefrîkını, vadeli satıştaki tazmin borcunu, paranın zaman değerinin fâize girmediğini, döviz bozdurmada satıcının kuru tâyin etmesini, ve mü'mînin ticârî mes'ûliyetini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: İslâm'a Göre Ticâret Sohbetleri