Nefsi Öldürmek Yoktur — Terbiye Etmek Vardır
Nefsi öldürmek yoktur; nefsi terbiye etmek vardır. Bu, tasavvufun ince bir ayrımıdır. Bâzı sapık akımlar «nefsi öldürmek lâzım, onu yok etmek lâzım» derler. Bu yanlıştır. Çünkü nefis Allâh’ın bize verdiği bir özelliktir; yok edilmez. Sâdece terbiye edilir; disipline edilir. Terbiye olmuş nefis kötülüğü emretmez; iyiliği destekler. Bu, tasavvufun hedefidir: Nefsi yok etmek değil; terbiye etmek.
Nefis Allâh’ın Yarattığı — Yok Edilmez
Nefis Allâh’ın yarattığı bir özelliktir. İnsanın varlığının bir parçası. Yemek istemek, uyumak istemek, evlenmek istemek — bunlar nefisten gelir. Bu istekler doğal; ve hayâtın devamı için gereklidir. Eğer nefis olmasaydı, insan yemezdi; ölürdü. Üremezdi; nesil biterdi. Bu yüzden nefis öldürülemez; yok edilemez.
Sapık Akımlar — Hint Etkileri
«Nefsi öldürmek» düşüncesi bâzı Hint kökenli akımlardan gelir. Budizm, Hinduizm gibi sistemler nefsi tamamen yok etmeyi savunur. İslâm bu akımlardan farklıdır. İslâm dünyâda yaşamayı kabûl eder; ama disiplin ile. Helâl yollarla nefsin ihtiyâçlarını karşılamak meşrûdur. Mü’min Hint kökenli «nefsi öldürmek» düşüncesinden uzak durmalıdır.
Terbiye Yöntemi — Disipline Etmek
Terbiye yöntemi, nefsi disipline etmektir. Yemek meşrû; ama oburluk yasak. Uyku meşrû; ama tembellik yasak. Cinsel ilişki meşrû — helâl evliliklerde; ama haram yollarda yasak. Bu sınırlar disiplini sağlar. Disipline edilmiş nefis yararlıdır; disipline edilmemiş nefis zararlıdır.
Nefsin Yedi Mertebesi — Terbiye Aşamaları
Nefsin yedi mertebesi terbiye aşamalarıdır: 1) Emmâre — kötülüğü emreden (terbiye edilmemiş). 2) Levvâme — kendini kınayan (terbiye başlamış). 3) Mülhime — ilhâm alan (orta aşama). 4) Mutmainne — huzur bulan (ileri aşama). 5) Râdiye — Allâh’tan razı. 6) Merdıyye — Allâh’ın razı olduğu. 7) Kâmile — tamamlanmış. Bu aşamalar nefsin disipline edilme dereceleridir; ölümü değildir.
Hz. Peygamber’in Örneği — Dünyâda Yaşadı
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem dünyâda yaşadı. Yemek yedi; eşler aldı; çocuklar yetiştirdi; ticâret yaptı; savaştı. Yâ’nî nefsini yok etmedi; dünyâya katıldı. Ama disipline etti. Aşırılığa kaçmadı; sünnet çizgisinde yaşadı. Bu, mü’mine örnektir. Nefsini yok etmek değil; sünnete uygun yaşatmak.
Aşırı Riyâzet Yasak — Sünnet Çizgisi
Aşırı riyâzet — nefsi tamamen susturma çabası — yasaktır. Bâzıları her gün oruç tutar, hiç evlenmez, hiç yemek yemez. Bu, sünnete aykırıdır. Hz. Peygamber bu tip uygulamalardan vazgeçirmiştir. «Bedenin senin üzerinde hakkı vardır» buyurmuştur. Mü’min riyâzeti dengeli yapmalı; aşırılığa kaçmamalıdır.
Niyâz — Dengeli Bir Mü’min İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni nefsini yok etmeye çalışan sapık akımlardan koru. Nefsimi terbiye eden, disipline eden bir mü’min eyle. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in sünneti üzere dengeli yaşamamı nasîb et. Aşırı riyâzetten beni uzaklaştır; ama tembellikten de koru. Beni orta yolda yürüyen bir kul eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi dengeli mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Nefs, Terbiye, Riyâzet. → Tasavvuf Sözlüğü