Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Küfür ·

Mümin bir insanı tekfir ederseniz siz küfre düşmüş oluyorsunuz

Nahl. Suresi ayet 97 erkek olsun kadın olsun her kim mümin olarak. Salih amel işlerse. Şüphesiz ki onu sıkıntısız güzel bir hayat içinde yaşatacağız bunları yaptıklarının en güzeliyle mükafatlandırır ...


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette «Mü'mîn bir insânı tekfîr ederseniz siz küfre düşmüş oluyorsunuz» nükresini tafsîl eder. Cenâbı Hak âyeti kerîmede buyurmuştur: «Erkek olsun, kadın olsun her kim mü'mîn olarak sâlih amel işlerse, şüphesiz ki onu sıkıntısız güzel bir hayât içinde yaşatacağız; bunları yaptıklarının en güzeliyle mükâfâtlandıracağız» (Nahl 16/97), ve «Kim sâlih amel işlerse onun mükâfâtı kendinedir; kim de kötü amel işlerse onun zararı yine kendinedir; yoksa Rabbin kullarına karşı asla zâlim değildir» (Fussilet 41/46). Bu âyetlerle başlamamızın sebebi: aşûre etkinliği yapıyoruz, bu etkinlikle alâkalı İslâm dünyâsında «Bid'at işliyorsunuz» tâbirinden sözler söylüyorlar; «İslâm'da yok aşûre dağıtmak; İslâm'da yok bunlar» diyorlar. Bu tip etkinlikleri yapanları tekfîr ediyorlar, «Şirk işliyorsunuz» diye yapıştırıyorlar. Şimdi karşındaki kimse «Lâ ilâhe illallâh, Muhammeden Resûlullâh» demiş; hatâları, eksiklikleri, günâhları olabilir, hattâ günâhı kebâir içinde yaşıyor olabilir; ama onu tekfîr edenler kendileri küfre düşerler. Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Kim bir mü'mîni kâfir diye çağırırsa, ikisinden biri o vasıfla geri döner» (Buhârî, Edeb 73; Müslim, Îmân 111).

Nahl 16/97 ve Fussilet 41/46: Mü'mînin Mükâfâtı

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: Cenâbı Hak âyeti kerîmede buyurmuştur: «Erkek olsun, kadın olsun her kim mü'mîn olarak sâlih amel işlerse, şüphesiz ki onu sıkıntısız güzel bir hayât içinde yaşatacağız» (Nahl 16/97), ve «Kim sâlih amel işlerse onun mükâfâtı kendinedir» (Fussilet 41/46).

Aşûre Etkinliği ve Bid'at İddiâsı

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî kâideyi tafsîl eder: bu âyetlerle başlamamızın sebebi: aşûre etkinliği yapıyoruz, bu etkinlikle alâkalı İslâm dünyâsında «Bid'at işliyorsunuz» tâbirinden sözler söylüyorlar; «İslâm'da yok aşûre dağıtmak; İslâm'da yok bunlar» diyorlar. Hâlbuki Aşûre günü oruçu Resûli Ekrem efendimiz tarafından sünnet kılınmış, ve aşûre yemeği geleneği ümmetçe yaşatılmıştır.

Tekfîr Hastalığı: Şirk Hemen Yapıştırma

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir akāidî kâideyi tafsîl eder: bu tip etkinlikleri yapanları tekfîr ediyorlar, «Şirk işliyorsunuz» diye yapıştırıyorlar. Bu, İslâm dünyâsının içerisine konulmuş bir hastalıktır: tekfîr hastalığı. Ümmetin birliğini parçalayan bu yolla ehli sünnet uleması mücadele etmiştir.

«Lâ İlâhe İllallâh» Diyen Müslümândır

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir akāidî kâideyi tafsîl eder: karşındaki kimse «Lâ ilâhe illallâh, Muhammeden Resûlullâh» demiş; hatâları, eksiklikleri, günâhları olabilir, hattâ günâhı kebâir içinde yaşıyor olabilir; ama onu tekfîr edenler kendileri küfre düşerler. Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Kâ'be'mizin kıblesine yönelen, namâzımızı kılan, ve kestiğimizi yiyen kimse Müslümândır» (Buhârî, Salât 28; Nesâî, Îmân 9).

Tekfîrin Geri Dönmesi: Vasfın Sahibe Dönmesi

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'minin görevini tafsîl eder: Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Kim bir mü'mîni kâfir diye çağırırsa, ikisinden biri o vasıfla geri döner» (Buhârî, Edeb 73; Müslim, Îmân 111). Yani tekfîr edilen kişi gerçekten kâfir değilse, o tekfîr eden kimse küfre düşmüş olur. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni tekfîrden kaçınmaya, «Lâ ilâhe illallâh» diyen herkesi Müslümân kabûl etmeye, ve aşûre gibi sünnet uygulamalara saygıya yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.

  • Kur'ânı Kerîm: Nahl 16/97; Fussilet 41/46; Ahzâb 33/58 (iftirâ); Hucurât 49/12 (suizan); Yûnus 10/40-41.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Edeb 73, Tekfîr hadîsi.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü's-Salât 28, Müslümânın tâ'rîfi.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Îmân 111.
  • Süneni Ebû Dâvûd.
  • Süneni Tirmizî.
  • Süneni Nesâî, Kitâbü'l-Îmân 9.
  • Süneni İbn Mâce.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm Şâfi'î, el-Ümm; İmâm Ebû Hanîfe, el-Fıkhu'l-Ekber.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn; el-İktisâd fi'l-İ'tikād (tekfîrde itidâl).
  • İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
  • İmâmı Rabbânî, Mektûbât, Tekfîrtedâvî bahsi.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Akāid Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet Nahl 16/97, ve Fussilet 41/46'da mü'mînin mükâfâtını, aşûre etkinliği ve bid'at iddiâsını, tekfîr hastalığını, «Lâ ilâhe illallâh» diyenin Müslümân olmasını, ve tekfîrin sâhibine geri dönmesini tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Akāid Sohbetleri