Mevlid kutlamanın hükmü hakkında ortaya atılan «bid'at» iddiâlarına karşı, ehli sünnet ulemâsı asırlardır hakkıyla cevâb vermiştir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, mevlid kutlamasının sünnetten neşet eden meşrû bir şükür amelî olduğunu, ve büyük muhaddis İbn Hacer el-Askalânî hazretlerinin bu meseledeki içtihâdını tafsîl ederek îzâh etmektedir. Aşûre günü Resûli Ekrem efendimizin oruç tutması, ve aynı sünnet üzere mevlid gününün de şükür ile ihyâ edilmesi mümkin ve müstahsen bir ameldir. Cehâletini ilim sananlar bu hakîkatleri görmezden gelirler; lâkin hakîkat ortadadır.
İbn Hacer el-Askalânî'nin İçtihâdı
Şeyhülislâm İbn Hacer el-Askalânî hazretleri, mevlid kutlamasının hükmü kendisine sorulduğunda şöyle cevâb vermiştir: «Mevlid kutlamasının sünnette sâbit olan bir asla dayandığı benim nezdimde anlaşılmış oldu.» Bu sözüyle büyük muhaddis hazretleri, mevlid kutlamasının nas üzere sâbit bir aslı bulunduğunu beyân eder. Mustafa Özbağ Efendi bu içtihâdın ehli sünnet âlimleri arasında muteber kabûl edildiğini, ve mevlide karşı çıkanların aslında hadîs ve fıkıh ilminden mahrûm cehele tâifesi olduğunu söyler. İbn Hacer'in delîli, sahîhayn'da, yâni Buhârî ve Müslim'de geçen aşûre hadîsidir; ve bu kıyâs sahîh bir kıyâstır.
Aşûre Hadîsinden Çıkarılan Asıl
İbn Hacer hazretleri içtihâdına şöyle devâm eder: «Sahîhayn'da geçen bir hadîsi şerîfe göre Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem efendimiz, Hz. Mûsâ aleyhisselâmın ve ümmetinin firavundan kurtuluş günü olan aşûre gününü şükür mâhiyetinde oruçla geçirmiştir.» Medîneli yahûdîler aşûre gününde oruç tutarken Resûli Ekrem efendimiz, «Mûsâ aleyhisselâmın firavundan kurtulduğu günü ta'zîm etmek bizim hakkımızdır» buyurarak ümmetine de o gün oruç tutmayı emretmiştir. Bu hadîsi şerîften şu asıl çıkmaktadır: Cenâbı Hakk'ın muayyen bir günde lütfettiği bir nimete, veyâ bir belâyı kaldırmasına şükür olsun diye bâzı şükür fiilleri yapılabilir; ve her senenin aynı günü geldiğinde bu şükür ameliyesi tekrâr edilebilir.
Şükür Çeşitleri ve Vasıtaları
İbn Hacer el-Askalânî hazretleri sözüne devâmla der ki: «Cenâbı Hakk'a yapılacak şükür secde, oruç, sadaka, ve Kur'ân tilâveti gibi türlü türlü ibâdetlerle îfâ edilebilir.» Mustafa Özbağ Efendi bu noktayı şerh ederken, mevlid gecesinde yapılan ibâdetlerin tamâmının bu şükür çeşitlerinden olduğunu îzâh eder. Mevlid gecesinde Kur'ânı Kerîm okunur, salavâtı şerîfeler getirilir, niyâzlar edilir, sadakalar verilir, ve mevlid kıssaları okunur. Bunların hepsi de Cenâbı Hakk'a şükür yollarıdır; ve hepsi de sünnetten neşet eden meşrû ibâdetlerdir. Bu sebeple mevlid kutlamak bid'at değil, sünnetin tabiî bir uzantısıdır.
Rahmet Peygamberinin Doğum Günü
İbn Hacer hazretleri içtihâdını şu güçlü ifâde ile bitirir: «Rahmet peygamberi Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem efendimizin mevlid gününde dünyâya teşrîfleri daha büyük nimet ne olabilir? O hâlde o günün özellikle tesbît edilip ibâdetlerle ihyâ edilmesi lâzım gelen bir vazîfedir.» Mustafa Özbağ Efendi bu cümlenin altını çizer: âlemlere rahmet olan peygamberin dünyâyı şereflendirmesinden daha büyük bir nimet düşünülebilir mi? Mûsâ aleyhisselâmın firavundan kurtulması Cenâbı Hakk'ın bir nimetidir, ve aşûre günü o sebeple ihyâ edilir. Lâkin Resûli Ekrem efendimizin doğumu, sâdece bir ümmete değil, bütün âlemlere rahmettir; ve bu doğum gününün ihyâsı evlâ-yı bi'lihtiyâttır.
Câhillerin Suskunluğu Karşısında Hakîkat
Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, mevlide bid'at deyip kestirip atan kimselere şu cevâbı verir: «Bunlardan bâzılarına soruyorum: Kaç hadîs kitâbı okudun? Ses yok. Bunlar kitâb okumadan bilenlerdir. Bir câhil vardır ki câhilliğini bilmez; bu kötü bir câhildir. Câhilliğini bilen ise iyi bir câhildir. Resûli Ekrem efendimiz, 'Câhillerden yüz çevir' (A'râf 7/199) buyurmuştur. Çünki câhil, ama câhilliğini bilmiyor, ve kendini bilgiç olarak gösteriyor; âlim olarak gösteriyor.» Bu tasvîr ahir zaman câhillerinin tam tasvîridir; sosyal medyâda ahkâm kesen, lâkin bir hadîs kitâbı bile okumayan câhillerin dînî meselelerde söz sâhibi olmaya çalışmaları büyük bir fitnedir.
Hazreti Pîr'in Sözüyle Hâtime
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti hâtime olarak Hazreti Pîr Abdulkâdir Geylânî efendimizin sözüyle, ve Necîb Fâzıl üstâdın mısrâlarıyla bağlar: «Sen olmasaydın bu dünyâ yaratılmazdı.» Bu söz Cenâbı Hakk'ın Resûli Ekrem efendimizi yaratılışın merkezine koyduğunu, ve Onun varlığının kâinâtın varoluş sebebi olduğunu beyân eder. Necîb Fâzıl üstâd ise «O ki âlemlere rahmet, O ki varlık sebebi, O ki nûr» mısrâlarıyla aynı hakîkati ifâde eder. Mevlid Kandili işte o nûrun dünyâya teşrîfidir; ve bu teşrîfin yıldönümünü ihyâ etmek mü'mîn için sâdece bir kutlama değil, manevî bir ihyâ vazîfesidir. Mustafa Özbağ Efendi, «Bu geceyi ihyâ et ki sen de o nûrdan nasîbini al» nasîhatiyle hâtime verir.
- Kur'ânı Kerîm: A'râf 7/199; Yûnus 10/58; Enbiyâ 21/107; Ahzâb 33/56; Tevbe 9/128.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü's-Savm, aşûre hadîsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü's-Sıyâm, pazartesi orucu hadîsi.
- İbn Hacer el-Askalânî, el-Hasâisü'l-Kübrâ, mevlid bahsi.
- İbn Hacer el-Askalânî, Fethu'l-Bârî bi-Şerhi Sahîhi'l-Buhârî.
- İmâm Süyûtî, Husnü'l-Maksıd fî Ameli'l-Mevlid.
- İmâm Süyûtî, Hâvî li'l-Fetâvâ.
- İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye, mevlid kutlamaları.
- İbn Hacer el-Heytemî, Fetâvâ-yı Hadîsiyye.
- İmâm Nevevî, el-Mecmû' Şerhu'l-Mühezzeb.
- Süleyman Çelebi, Vesîletü'n-Necât (Mevlîdi Şerîf).
- Hazreti Pîr Abdulkâdir Geylânî, Gunyetü't-Tâlibîn.
- Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr.
- Pîr Şâbânı Velî, Sohbet Mecmûası.
- Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, mevlid bahsi.
- İmâm Kuşeyrî, Risâle.
- Necîb Fâzıl Kısakürek, Çile (Mevlid mısrâları).
- Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî, sevgi bahsi.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Mevlid Kandili Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet İbn Hacer el-Askalânî'nin mevlid kutlaması içtihâdını, aşûre hadîsinden çıkarılan aslı, şükür çeşitlerini, rahmet peygamberinin doğum gününün kıymetini, câhilliği ilim sayanların hâlini, ve Hazreti Pîr'in mevlid hâtimesini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Mevlid Kandili Sohbetleri