Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Mevlid Kandili ·

Kim Peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur

Kim Peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur. Mustafa Özbağ Efendi sohbetlerinden — Mevlid Kandili.


Cenâbı Hak Nisâ sûresinde «Kim Resûle itâat ederse Allâh'a itâat etmiş olur» (Nisâ 4/80) buyurmuştur. Bu âyeti kerîme Resûli Ekrem efendimize itâatin doğrudan Cenâbı Hakk'a itâat hükmünde olduğunu beyân eder. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, sünneti seniyyenin hücciyetini, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem efendimizin zâhirî ve bâtınî ilminin ehemmiyetini, Onun yasaklamaya hakkı bulunduğunu, ve Ona ittibâ etmenin Cenâbı Hak'ın muhabbetine vesîle olduğunu îzâh etmektedir. Sünneti seniyye, Kitâbullâh'ın mübeyyini, dînin yaşayan tezâhürü, ve mü'minin gündelik hayâtının düstûrudur.

Peygambere İtâat = Cenâbı Hakk'a İtâat

Nisâ sûresi 80. âyeti kerîmede, «Kim Resûle itâat ederse Allâh'a itâat etmiş olur» buyurulur. Bu âyeti kerîme peygamber efendimize itâatin Cenâbı Hakk'a itâat hükmünde olduğunu açıkça bildirir. Mustafa Özbağ Efendi bu noktada şu hakîkati vurgular: Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin verdiği hüküm, gösterdiği yol, ve tatbîk ettiği amel, Cenâbı Hakk'ın hükmü, yolu, ve amelidir. Çünki Resûli Ekrem efendimiz hevâdan konuşmaz; söylediği ancak Cenâbı Hakk'ın vahyettiğidir. Necm sûresi 3-4. âyeti kerîmede «O hevâdan konuşmaz; o ancak vahyolunan vahiyden konuşur» buyurulur. Bu sebeple Resûle itâat etmek, Cenâbı Hakk'a itâatin tezâhürüdür; ve Resûle isyân, Cenâbı Hakk'a isyândır.

Hadîslerin ve Sünnetin Hücciyeti

Bu âyeti kerîme aynı zamanda peygamber efendimizin hadîslerinin ve sünneti seniyyesinin hücciyetini ortaya koyar. Mustafa Özbağ Efendi bu hakîkati teyîd ederek, «Hadîsi şerîfler vahyi gayri metlüvdür; Kur'âni Kerîm vahyi metlüvdür. Lâkin her ikisi de Cenâbı Hakk'tan gelmiştir; ve mü'min her ikisine de îmân etmek mecbûriyetindedir» demektedir. Hadîsi şerîfleri inkâr eden, sünneti reddeden bir kimse ne kadar nefis terbiyesi yapsa, ne kadar zikir çekse, dînin temel direklerinden birini yıkmış sayılır. Çünki dîn Kitâb ve sünnet üzere binâ edilmiştir; ve sünnet olmadan Kitâb'ın tatbîkâtı, namâzın hey'eti, ibâdetlerin sûreti, ve hayâtın âdâbı bilinmez.

Peygamberin Yasak Yetkisi

Haşr sûresi 7. âyeti kerîmede, «Peygamber size neyi verdiyse onu alın; neyi yasakladıysa ondan sakının» buyurulur. Bu âyeti kerîme Resûli Ekrem efendimizin yasaklamaya hakkı olduğunu, ve Onun yasakladığının Cenâbı Hakk'ın yasakladığı hükmünde olduğunu beyân eder. Mustafa Özbağ Efendi bu meseleye yönelik şu îzâhı yapar: «Bir kimse 'ben sâdece Kur'ân'ı kabûl ederim, hadîsleri kabûl etmem' derse, o kimse Kur'ân'ı da hakkıyla kabûl etmemiş olur. Çünki Kur'ân peygambere itâati emretmektedir; peygambere itâat ise Onun hadîslerine ve sünnetine itâatten geçer.» Bu, ehli sünnet ulemâsının ittifâkla kabûl ettiği temel bir esastır.

Cenâbı Hakk'ın Muhabbetine Vesîle

Âli İmrân sûresi 31. âyeti kerîmede, «De ki: Eğer Allâh'ı seviyorsanız bana tâbi olun ki Allâh da sizi sevsin» buyurulur. Mustafa Özbağ Efendi bu âyeti kerîmenin tefsîrinde der ki: «Cenâbı Hakk'ın sevgisini kazanmanın yolu peygamberi sevmek, ve Ona tâbi olmaktan geçer. Sevdiğini iddiâ eden, lâkin sevdiğinin yoluna girmeyen kişinin sevgisi yalandır. Mü'min, Cenâbı Hakk'ı seviyorsa Onun habîbini sever; habîbini severse onun sünnetini yaşar.» Bu mantık silsilesi muhabbet hâlinin tezâhürüdür; muhabbet ile ittibâ ayrılmaz iki kanattır.

Sünnetsiz Tasavvufun Sâhihliği

Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, sünnet olmadan tasavvufun yaşanamayacağını şiddetle ifâde eder. Bir kimse zikir çekiyor, halvete giriyor, lâkin sünneti seniyyeye riâyet etmiyor ise, onun zikri ve halveti bir kabuktan ibârettir. Çünki sünnet, peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem efendimizin yaşadığı hayâtın her ânının terbiye edilmiş hâlidir; ve dervîş bu hayâtı kendi hayâtının modeli yapmadıkça mârifet kapısına yaklaşamaz. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolu sünneti seniyyeyi tasavvufun temel sermâyesi sayar; sünnetsiz tasavvuf, kökü olmayan ağaç gibidir.

Sünneti Seniyyeyi Yaşamanın Bereketi

Sünneti seniyyeyi hayâtın bütün alanlarında yaşatan dervîş, ahlâkî, ictimâî, ve manevî bereketle ödüllendirilir. Mustafa Özbağ Efendi Şerhi Virdi Settâr'ında, «Sünneti diriltenin manevî mertebesi şehîdi sâdıklar mertebesindedir; ve onun Hak indinde kıymeti pek büyüktür» demektedir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte, «Sünnetimi ihyâ eden beni sevmiş olur; beni seven de benimle berâber cennettedir» (Tirmizî) buyurmuştur. Bu sebeple sünneti seniyyeyi yaşamak yalnız bir vazîfe değil, aynı zamanda Resûli Ekrem efendimizle berâberliğin yoludur. Mu'mîn sünneti seniyyeyi yaşadıkça peygamberle manen berâber olur, ve manevî yolda terakkî eder.

  • Kur'ânı Kerîm: Nisâ 4/80; Âli İmrân 3/31; Haşr 59/7; Necm 53/3-4; Ahzâb 33/21.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-İ'tisâm bi'l-Kitâb ve's-Sünne.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Îmân.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-İlm, sünneti ihyâ hadîsi.
  • Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü's-Sünne.
  • İmâm Şâfiî, er-Risâle, sünnetin hücciyeti.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, ittibâ' bahsi.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, İ'lâmü'l-Muvakkı'în.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Nisâ 80 tefsîri.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
  • İmâm Nevevî, Şerhu Sahîhi Müslim.
  • Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr.
  • Pîr Şâbânı Velî, Sohbet Mecmûası.
  • Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İmâm Kuşeyrî, Risâle, ittibâ' bahsi.
  • İbn Acîbe el-Hasenî, Mi'râcü't-Teşevvüf.
  • Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Mevlid Kandili Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet Resûli Ekrem efendimize itâatin Cenâbı Hakk'a itâat hükmünde olduğunu, hadîslerin hücciyetini, peygamberin yasak yetkisini, Cenâbı Hakk'ın muhabbetine vesîleyi, sünnetsiz tasavvufun sâhihsizliğini, ve sünneti seniyyeyi yaşamanın bereketini tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Mevlid Kandili Sohbetleri