Mustafa Özbağ Efendi bu kısa sohbette «Kim, Allâh'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar, kâfirlerin ta kendileridir» (Mâide 5/44) nükresini tafsîl eder. Eğer annen, baban, eşin, çocukların, patronun Allâh'ın hükmüyle hükmetmiyorlarsa, Kur'ân'ın bu hükmüne muhâtâbdırlar. Erkekler eşlerine Kur'ân, ve Sünnet dâiresinde konuşmak, ve davranmak zorundadırlar; yoksa hevâ, ve hevesini ilâh edinmiş olurlar. Anne babalar çocuklarını Kur'ân, ve Sünnet dâiresinde yetiştirmelidir; yoksa Allâh'ın emirlerini terk etmiş olurlar. Şeyh efendiler, hoca efendiler, müftüler, profesörler, âlimler — her kim var ise — Kur'ân, ve Sünnet'in sınırlarıyla konuşmalıdır. Allâh'ın hükmüyle hükmetmek sâdece devlet idârecisi değil, her birey için fert plânında geçerlidir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede buyurmuştur: «Hayır, Rabbine andolsun ki onlar aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın tamamen teslîm olmadıkça îmân etmiş olmazlar» (Nisâ 4/65). Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Allâh, helâl olmayan bir hükümle ümmetimden hiçbir kimsenin işine bakmayacak» (Tirmizî, Ahkâm 4).
Mâide 5/44: Allâh'ın Hükmüyle Hükmetmek
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: «Kim Allâh'ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir» (Mâide 5/44). Eğer annen, baban, eşin, çocukların, patronun Allâh'ın hükmüyle hükmetmiyorlarsa, Kur'ân'ın bu hükmüne muhâtâbdırlar. Bu âyet hem devlet idârecisi için hem de aile içinde, iş yerinde, içtimâî hayâtta hüküm veren her birey için umûmîdir.
Erkek-Eş ve Anne-Baba-Çocuk Münâsebetleri
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir fıkhî kâideyi tafsîl eder: erkekler eşlerine Kur'ân, ve Sünnet dâiresinde konuşmak, ve davranmak zorundadırlar; yoksa hevâ, ve hevesini ilâh edinmiş olurlar. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onlarla iyilikle geçinin» (Nisâ 4/19) buyurmuştur. Anne babalar çocuklarını Kur'ân, ve Sünnet dâiresinde yetiştirmelidir; yoksa Allâh'ın emirlerini terk etmiş olurlar. Cenâbı Hak Tahrîm 66/6'da «Kendinizi, ve aile fertlerinizi yakıtı insânlar, ve taşlar olan bir ateşten koruyunuz» buyurmuştur.
Şeyh-Hoca-Müftü-Profesör Sınırı
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'minin görevini tafsîl eder: şeyh efendiler, hoca efendiler, müftüler, profesörler, âlimler; her kim var ise Kur'ân, ve Sünnet'in sınırlarıyla konuşmalıdır. Hiç kimsenin makâmı, dînî ünvânı, akademik kariyeri Allâh'ın hükmünün üstünde değildir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede buyurmuştur: «Hayır, Rabbine andolsun ki onlar aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın tamamen teslîm olmadıkça îmân etmiş olmazlar» (Nisâ 4/65). Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni Mâide 5/44'ün fert plânında her birey için geçerli olduğunu, aileişiçtimâî hayâtta Allâh'ın hükmüyle hükmetmeyi, ve şeyhhocamüftüprofesörün Kur'ân-Sünnet sınırı içinde konuşmasını idrâk etmeye yöneltir.
- Kur'ânı Kerîm: Mâide 5/44, 45, 47 (üç hüküm); Nisâ 4/65 (Resûl'ün hakemliği); Nisâ 4/19 (eşlerle iyilikle geçinmek); Tahrîm 66/6 (aileyi koruma); Ahzâb 33/36.
- Sahîhi Buhârî.
- Sahîhi Müslim.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî, Ahkâm 4.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm Şâfi'î, el-Ümm; İmâm Ebû Hanîfe, el-Fıkhu'l-Ekber.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Âdâbu'n-Nikâh; Riyâzetü'n-Nefs.
- İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, İ'lâmü'l-Muvakkı'în.
- İmâmı Rabbânî, Mektûbât.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Mâide 5/44 tefsîri.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Akāid Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu kısa sohbet Mâide 5/44 hükmünün fert plânında her birey için geçerli olmasını, erkekeş ile annebabaçocuk münâsebetlerini Kur'ân-Sünnet dâiresinde tutmayı, ve şeyhhocamüftüprofesörün Kur'ân-Sünnet sınırı içinde konuşmasını tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Akāid Sohbetleri