Hevâ Hevesine Uyanlar — Kendilerine Bir Şeyi İlâhlaştıranlar
Hevâ hevesine uyanlar, kendilerine bir şeyi ilâhlaştıranlardır. «Hevâsını ilâh edinen kimseyi gördün mü?» (Furkân 43). Bu âyet net bir hakîkati açıklar: Hevâsına tâbî olan kişi, hevâsını ilâh edinmiş demektir. Putperestlik sâdece taştan put yapmak değildir; hevâya kapılmak da bir tür putperestliktir. Bu, gizli bir şirktir. Mü’min farkına varmalı; hevâyı ilâh edinmekten kaçınmalıdır.
Hevâyı İlâh Edinmek — Kur’ânî Bir Tâbîr
«Hevâsını ilâh edinen kimseyi gördün mü?» (Furkân 43) — Kur’ânî bir tâbîr. Bu âyet aslında soru şeklinde olsa da, bir uyarıdır. Allâh «böyle kimseleri gördün, onlara dikkat et» demektedir. Hevâyı ilâh edinmek, Allâh’ın yerine hevâyı koymak demektir. Hevâ söylüyorsa, mü’min yapıyor; Allâh söylüyor, mü’min görmezden geliyor. Bu, açık bir tercihtir; ve sonuçları ağırdır.
Modern Putlar — Gözle Görülmez
Modern putlar gözle görülmez; ama mevcuttur. Para — bir put. Makam — bir put. Şöhret — bir put. Cinsel tutku — bir put. Eğlence — bir put. Modaya uymak — bir put. Mü’min bunları kalbinden çıkarmalıdır. «Lâ ilâhe illallâh» — sâdece dil ile değil, kalp ile söylenmelidir. Kalpten söylediğinde, bütün putlar yıkılır; ve sâdece Allâh kalır.
Rab Kim — Söz Sahibi Kim?
«Rab» — söz sahibi demektir. Mü’minin hayâtında söz sahibi kimdir? Allâh mı, yoksa hevâ mı? Eğer Allâh ise, mü’min Allâh’ın emrine tâbîdir. Eğer hevâ ise, mü’min hevâsına tâbîdir; ve hevâsını rab edinmiş olur. Bu test her gün defalarca yapılır. Mü’min sürekli kendine sormalı: «Bu işte söz sâhibi kim?»
İhtiyâç Duymak — Köle Olmak
İhtiyâç duymak köleliğin başlangıcıdır. Mü’min bir şeye ihtiyâç duyduğunda, ona köle olur. Paraya ihtiyâç duyan, paranın kölesi olur. Makama ihtiyâç duyan, makamın kölesi olur. Hevâya ihtiyâç duyan, hevânın kölesi olur. Tek temel ihtiyâç Allâh’a olmalıdır. Allâh’a ihtiyâç duyan, sâdece Allâh’a kuldur; başkasına değil.
İhlâs — Tek İlâhlık İçin
İhlâs — sâdece Allâh için yapmak — tek ilâhlık için gerekli. Eğer mü’min hayâtının her ânını Allâh için yaparsa, başka hiçbir ilâh kalmaz. Yemek yer — Allâh’tan gelen rızık için. Çalışır — Allâh’ın emrine uyarak helâl kazanç için. Evlenir — Allâh’ın sünneti için. Bu zihniyet hayâtın her boyutunu Allâh’a yönlendirir; ve hevâya yer kalmaz.
Tevhîd Pratiği — Sürekli Yapılır
Tevhîd pratik bir şeydir; sürekli yapılır. Mü’min her sabah kalkar «Allâh’ım, bugünü senin için yaşıyorum» diye niyet eder. Her vakitte «Lâ ilâhe illallâh» kalbinden çekilir. Her yatmadan önce «Allâh’ım, bugünü Sana sundum» der. Bu sürekli tevhîd pratiği hevâyı kalpten çıkarır; ve Allâh’ı yerleştirir. Yıllar geçtikçe hevâ tamamen sönüp Allâh sevgisi dolar.
Niyâz — Hevâyı İlâh Edinmemek İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni hevâsını ilâh edinen kullardan eyleme. Sâdece Senin emrine tâbî olan bir mü’min eyle. Modern putlardan — para, makam, şöhret — beni koru. İhlâs ile her amelimi Sana yönlendirmemi nasîb et. Tevhîd kelimesini sâdece dilde değil; kalpte yaşatmamı sağla.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi hevâdan kurtulmuş tevhîd ehli kullardan eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Hevâ, Tevhîd, Put. → Tasavvuf Sözlüğü