Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Darü'l harp - Darü'l İslam ·

Darü’l harpte de olsa kafilerin hakkına girmek caiz değildir

Darül harpte de olsa kafir de olsa Darül harpte de olsa kafir de olsa onla...


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette dârü'lharpte de olsa kâfirlerin hakkına girmenin câiz olmadığını tafsîl etmektedir. İslâm dîni hak konusunda kâfir ile mü'mîn arasında fark gözetmemiştir. Dârü'lharpte de olsa gayri Müslimlerin mâl, can, ve ırzına saldırmak Hanefî fıkhının çoğunluk görüşüne göre haramdır. İbn Âbidîn Reddü'l-Muhtâr'da gayri Müslim ülkelerde kânûnlarına itâat etmenin, onların canlarına, mallarına, ve ırzlarına saldırmaktan kaçınmanın zarûrî olduğunu beyân etmiştir. Sohbette aynı zamanda DAEŞ tipi sapkın yorumların İslâm hukûkunun ana gövdesinden kopmuş hareketler olduğu da net bir şekilde îzâh edilmektedir.

İslâm'ın Hak Anlayışı Evrensel Bir Adâlettir

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel bir prensiple başlar: İslâm dîni hak konusunda kâfir ile mü'mîn arasında fark gözetmemiştir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh size adâleti, ihsânı, ve akrabâya yardım etmeyi emreder» (Nahl 16/90) buyurmuştur. Bu adâlet emri yalnız Müslümanlar arasında değil, bütün mahlûkât arasında geçerlidir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Dikkat edin! Kim zimmî birine haksızlık ederse, kıyâmet günü onun hasmı bizzat ben olurum» (Ebû Dâvûd, Harâc 31; Nesâî, Kasâme 26) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf İslâm'ın hak anlayışının ne kadar evrensel olduğunu gösterir; Resûli Ekrem efendimiz zimmîye haksızlık edenin hasmı olacağını bizzat beyân etmiştir.

Dârü'l-Harpteki Müslümanın Yükümlülüğü

Mustafa Özbağ Efendi dârü'lharpte yaşayan bir Müslümanın yükümlülüğünü şöyle açıklar: gayri Müslim bir ülkeye o ülkenin izniyle girmiş ya da vatandaş olmuş bir Müslümanın, orada gayri Müslimlerin haklarına tecâvüz etmesi doğru değildir. Kâfirin malını gasp etmek, onu dolandırmak, ve haksız yere almak câiz değildir; hattâ bâzı âlimler bunun Müslümanın malını almaktan daha büyük günâh olduğunu söylemişlerdir. Çünki bu durumda hem Müslüman bir kimsenin sözü olan emân akdi çiğnenmiş olur, hem İslâm'ın ahlâkına aykırı bir davranış sergilenmiş olur, hem de Müslüman olmayan kimselerin İslâm hakkında olumsuz hüküm vermesine sebep olunmuş olur. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Bir topluma olan kîniniz, sizi adâletten ayırmasın. Adâletli olun; bu takvâya daha yakındır» (Mâide 5/8) buyurmuştur.

İbn Âbidîn'in Reddü'l-Muhtâr Beyânı

Mustafa Özbağ Efendi Hanefî fıkhının ulu kaynağı İbn Âbidîn'in Reddü'l-Muhtâr'daki açık beyânını nakleder: gayri Müslim ülkelerde kânûnlarına itâat etmek, onların canlarına, mallarına, ve ırzlarına saldırmaktan kaçınmak zarûrîdir. Bu beyân Hanefî fıkhının dârü'lharp ahkâmı içerisinde temel bir kâidedir. Gayri meşrû yollarla elde edilen her şey habîs ve pistir; kullanılması da haramdır. Sâhibi bulunamazsa fakîrlere sadaka olarak verilmesi gerekir. Bu hüküm İslâm'ın malcanırz hakkına olan hassâsiyetinin yalnız Müslümanlara değil, gayri Müslimlere de aynı şekilde tatbîk edildiğini ortaya koyar. Resûli Ekrem efendimiz Vedâ Hutbesi'nde «Kanlarınız, mallarınız, ırzlarınız bugün gibi haramdır» (Buhârî, Hac 132; Müslim, Hac 147) buyurmuştur.

DAEŞ'in İslâm'ı Tahrîfi

Mustafa Özbağ Efendi sohbette muasır bir misâl olarak DAEŞ örneğini de zikreder: Irak ve Sûriye'de ortaya çıkan DAEŞ «Lâ ilâhe illallâh» diyen Müslümanların ırzına, canına, ve malına dokundu; onları talan etti. Bu davranış İslâm'ın hak anlayışıyla aslâ bağdaşmaz. Gayri Müslim dahî olsa karşıdaki kadının nâmûsuna, erkeğin canına ve malına dokunmak haramdır. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Bir Müslümanın kanı, malı, ve ırzı diğer Müslümana haramdır» (Müslim, Birr 58) buyurmuştur. Bu yasaklar gayri Müslim için de eman akdi çerçevesinde aynı şekilde geçerlidir. DAEŞ tipi fetvâlar veren kimseler İslâm hukûkunun ana gövdesinden kopmuş; deccâlî sistemin maşası hâline gelmiş, ve İslâm'a en büyük zararı vermişlerdir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Yeryüzünde fesâd çıkarmayın» (A'râf 7/56) buyurmuştur.

Eman Akdinin Mâhiyeti

Mustafa Özbağ Efendi eman akdinin mâhiyetini de açıklar. Gayri Müslim bir ülkeye giren Müslüman, o ülkenin izniyle, vizesiyle, vatandaşlığıyla içeri girdiği için bir nev'î eman akdi yapmış olur. Bu eman akdi karşılıklı bir taahhüddür: Müslüman o ülkenin hukûkuna, kânûnlarına, içtimâî nizâmına, ve genel adâbına riâyet edeceğine söz vermiş olur; o ülke de Müslümana mâlcanırz emniyeti vereceğine söz vermiş olur. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Akidlerinizi yerine getirin» (Mâide 5/1) ve «Yaptığınız ahdi yerine getirin; çünki ahidten sorulacaksınız» (İsrâ 17/34) buyurmuştur. Eman akdini bozmak Cenâbı Hakk'ın bu emirlerinin ihlâli demektir; ve mü'mîn için en büyük günâhlardan biridir.

Mü'minin Ahlâkî Temsîli

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'minin gayri Müslim bir ülkede İslâm'ın ahlâkî temsîlcisi olduğunu vurgular. Eğer bir Müslüman dârü'lharpte yaşıyor ise, onun her davranışı, her muâmelesi, her hâl ve sözü İslâm hakkında bir hükümdür. Müslüman dürüst, adâletli, çalışkan, hakka riâyet eden, mâl ve ırza saygılı bir kimse olarak görüldüğünde — etrâfındaki gayri Müslimler de İslâm'a teveccüh ederler. Lâkin Müslüman aldatıcı, hırsız, dolandırıcı, hak yiyici bir kimse olarak görüldüğünde — etrâfındaki gayri Müslimler İslâm'a karşı önyargılı kalırlar. Mü'mîn dârü'lharpte yaşıyorsa öyle bir hayât yaşamak mecbûriyetindedir ki, onu gören gayri Müslim kalbinde «İşte İslâm'ın ahlâkı budur» deyip İslâm'a teveccüh etsin. Bu da en güzel davet, en güzel tebliğ, ve en güzel ahlâkî mücâhededir.

  • Kur'ânı Kerîm: Mâide 5/1, 8; Nahl 16/90; A'râf 7/56; İsrâ 17/34; Mümtehine 60/8.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Hac 132, Vedâ Hutbesi.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Birr 58, kanmâlırz haramdır hadîsi.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Hac 147.
  • Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Harâc 31, zimmî haksızlığı hadîsi.
  • Süneni Nesâî, Kitâbü'l-Kasâme 26.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü'd-Diyât.
  • İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, dârü'lharp bahsi.
  • İmâm es-Serahsî, el-Mebsût.
  • İmâm Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi'.
  • İmâm Merğînânî, el-Hidâye.
  • Fetâvâyı Hindiyye.
  • İmâm Şâfiî, el-Üm.
  • İbn Kudâme, el-Muğnî.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn.
  • Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Darü'l Harp Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet İslâm'ın hak anlayışının evrenselliğini, dârü'lharpteki Müslümanın yükümlülüğünü, İbn Âbidîn'in Reddü'l-Muhtâr beyânını, DAEŞ'in İslâm'ı tahrîfini, eman akdinin mâhiyetini, ve mü'minin ahlâkî temsîlciliğini tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Darü'l Harp Sohbetleri