Cuma Namazını Atatürk’ün Verdiği Müsâade ile Kılıyorsunuz — Dîn ve Devlet İlişkisi
Bizim topraklarımızda ne yazık ki ibâdette Hanefîyiz; ancak siyâsette, akâidde, ve hukukta değiliz. Osmanlı’da da dîn devlete âitti; Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda bu yapı aynen devâm etti, değişen bir şey olmadı. Cuma namazı bile, kanunda «müsâade» olarak yer alır. Yâ’nî müslüman cumaya devleti izniyle gider; eski sultanın izninden farklı değil.
İbâdette Hanefî — Pratikte Değil
Türkiye’de halk büyük çoğunlukla Hanefî mezhebine bağlıdır. Namaz nasıl kılınır, oruç nasıl tutulur, abdest nasıl alınır — bunlar Hanefî fıkhına göredir. Ama siyâsette ve hukukta Hanefî değildir. Türkiye’nin hukuku İsviçre Medenî Kanunu’na dayanır; ceza hukuku İtalyan kanununa, ticâret hukuku Fransız kanununa dayanır. Yâ’nî modern Türkiye’nin hukuku Batılıdır; sâdece ibâdet Hanefîdir.
Osmanlı Devleti — Dîn ve Devlet Birlikteliği
Osmanlı devletinde dîn ve devlet birlikteydi. Halîfe aynı zamânda sultandı; şeyhülislâm devletin baş müftüsüydü. Şer’i hukuk hâkimdi. Bu yapı, Avrupa’daki «laiklik» kavramından farklıydı. Modern Türkiye Cumhuriyeti ise laik bir yapıya geçti; dîn ve devlet ayrıldı. Bu geçiş, müslüman kimliğinde değişiklikler yarattı.
Atatürk’ün Müsâadesi — Bir Tarîhsel Gerçek
Modern Türkiye’de cuma namazı kanunî bir hak değil; müsâade kapsamındadır. 1925’te bâzı dînî kurumlar kapatıldı; tarîkatlar yasaklandı; tekkeler kapandı. Ama cuma namazı izin verildi. Yâ’nî müslümanlar cumaya «müsâade ile» giderler. Bu, hukukî açıdan bir hak değil bir izin durumudur. Bu durum yıllar boyunca aynı kalmıştır.
Mü’minin Tutumu — İzni Kullanmak
Mü’minin tutumu, var olan izni kullanmaktır. «Müsâade ile bile olsa, cumaya gideceğim.» Çünkü cuma namazı Kur’ân’da emrolunmuştur; ve devletin izni olmasa bile farzdır. Mü’min, sınırların içinde kalarak dînini yaşamaya çalışır. Kanun değişene kadar mevcut izin kullanılır; ve dînî haklar daha geniş tanınana kadar mücâdele edilir.
İdeâl Devlet — Dîni Destekleyen
İdeâl devlet, dîni destekleyen bir devlettir. Müslümanın dînini yaşamasına engel olmayan; aksine kolaylaştıran bir devlet. Bu, mü’minin hayal ettiği bir yapıdır. Bu yapıya ulaşmak için sabır, ilim, ve sosyâl çalışma gerek. Modern Türkiye’de bu yönde adımlar atılmaktadır; ama daha çok yol var. Allâh muhâfaza eylesin; ülkemize hayır versin; dînî yaşamımızı kolaylaştırsın.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Cuma, Hanefî, Devlet. → Tasavvuf Sözlüğü