Bu Yolun Edebi Sûfîlere Özeldir
Tasavvuf yolu, kendine has bir edep ve âdâb yumağıdır. Sûfînin oturuşu, kalkışı, konuşması, susması, bakışı, yiyişi, içişi, uyuyuşu — hepsi bir edep çerçevesinde şekillenir. Bu edep, sıradan bir Müslümanın edebinden farklıdır; çünkü sûfî, sâdece zâhirî farzları yerine getirmekle yetinmez; bâtınî inceliklere de dikkat eder. Sûfînin edebi, kalbin edebidir; gönlün edebidir; mânânın edebidir.
Edep Sûfîlik Yolunun Hem Başı Hem Sonudur
«Edep yâ Hû» levhâsı, Mevlevî dergâhlarının kapısına asılırdı. Çünkü edep, sûfîlik yolunun hem başıdır, hem sonudur. Edebi olmayan, yola giremez; edebi olmayan, yolda kalamaz; edebi olmayan, menzile varamaz. Hz. Pîr: «Edepsiz Hak’tan bî-nasîbdir» buyurmuştur. Yâ’nî edep, Hakk’ın ihsân ettiği bir lutuftur; bu lutfa nâil olamayan kimse, Hak’tan da nasîbsizdir.
Sûfînin Üstâdına Karşı Edebi
Sûfînin en başta gelen edebi, üstâdına karşı olan edebidir. Üstâdın huzûrunda dizini dikmez; üstâdın önünde sesini yükseltmez; üstâdın sözünü kesmez; üstâdın sözüne karşı çıkmaz; üstâdın hakkında dedikodu etmez; üstâdın eksiğini araştırmaz; üstâdın evine gelirgiderken sessiz olur; üstâdın sofrasında ölçülü yer; üstâdına soru sorarken edeple sorar. Bu edep, ahmet yesevî’den, bahâeddîn nakşbend’den, abdulhâlik gücdüvânî’den, mevlânâ celâleddîni rûmî’den bugüne kadar gelen bir yol edebidir.
Sûfînin İhvânına Karşı Edebi
Sûfînin ihvânına karşı edebi de bir o kadar mühimdir. İhvânını kendinden üstün görür; ihvânının ayıbını örter; ihvânının fazîletlerini söyler; ihvânına yardım eder; ihvânına ikrâm eder; ihvânının evine gittiğinde edeple oturur; ihvânının sofrasında bereketle yer; ihvânının hatâlarını yüzüne vurmaz; ihvânına nasîhat eder, ama ifşâ etmez. Bu edep, sûfîlerin arasındaki muhabbeti, vahdeti, dayanışmayı sağlar.
Sûfînin Halka Karşı Edebi
Sûfînin sıradan insânlara karşı da bir edebi vardır: Onlara karşı tevâzu gösterir; onları küçük görmez; onları hakîr görmez; onları tahkîr etmez; onlara nasîhat etmek için kendisini büyük göstermez; onların hatâlarını yüzlerine vurmaz; onları doğru yola çağırırken yumuşak ses kullanır; onlara sertlikle değil, hilim ve sabırla yaklaşır. Bu edep, sûfîyi diğer Müslümanlardan ayıran bir niteliktir.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Edep, Sûfî, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü