Mü’minin Vatan-ı Aslîsi Ebedî Cennettir
Bir mü’min için vatan-ı aslîsi ebedî cennette olacağı için, mü’min dünyâda misâfir bilinciyle yaşar. Bu, mü’minin temel bakışıdır. Dünyâ geçici bir konak; gerçek vatan cennet. Mü’min dünyâda yaşar; ama bağlanmaz. Çünkü asıl vatanı orada. Bu bakış onu dünyâ tutkusundan korur; ve âhirete yönlendirir.
Vatan-ı Aslî — Cennet
«Vatan-ı aslî» — asıl vatan. Mü’min için bu cennet. Hz. Âdem aleyhisselâm cennetten geldi; ve mü’min orada toprak buldu. Mü’min cennete dönmek için yaratıldı. Dünyâ bir geçit, sınâma yeri. Cennet asıl ev. Bu bakış mü’mini dünyâ tutkusundan korur.
Misâfir Bilinci — Mü’minin Hâli
Misâfir bilinci mü’minin hâlidir. Misâfir ne çok eşyâ getirir, ne çok ev kurar — geçici olduğunu bilir. Mü’min dünyâda misâfir gibi yaşar: Az eşyâ, az tutku, az bağlanma. Asıl ev hazırlığı içindedir. Hz. Peygamber «Dünyâda bir garib veya yolcu gibi ol» buyurmuştur.
Cennet Hazırlığı — Dünyâ Hayâtı
Dünyâ hayâtı cennet hazırlığıdır. Mü’min burada amel işler; cennette mükâfâtını alır. Burada sabır; orada huzur. Burada ibâdet; orada Allâh’a yakınlık. Burada nefisle mücâhede; orada mücâdelesiz mutluluk. Bu denklem mü’mini dünyâya bağlamaz; âhirete yöneltir.
Dünyâya Bağlanmamak — Tasavvufun Esası
Dünyâya bağlanmamak tasavvufun esasıdır. Mü’min dünyâda yaşar; çalışır, evlenir, çoluk çocuk yetiştirir. Ama bunlara kalbî olarak bağlanmaz. «Bunlar benim değil, Allâh’ın emaneti» düşüncesinde. Emanetler Allâh aldığında üzülmez. Bu, zâhid hâli.
Modern İnsan — Dünyâya Sıkı Bağlı
Modern insan dünyâya sıkı bağlıdır. Para, mevki, eşya, ev — bütün kalbini doldurmuş. Âhiret arka plana itilmiş. Bu yüzden ölüm korkutucu görünüyor; çünkü tutunduğu her şey gidiyor. Mü’min ölüme «evime dönüyorum» bakışıyla bakar; korku yerine sevinç.
Hatıralı Bekleyiş — Cennete Doğru
Mü’min cennete doğru hatıralı bir bekleyiş içindedir. «Asıl vatanıma döneceğim» düşüncesi onu mutlu eder. Bu mutluluk dünyâ sıkıntılarını hafifletir. Hz. Bilâl ölüm anında «yarın sevgililerime kavuşacağım — Muhammed ve arkadaşları» diye sevinerek ölmüştü. Bu, mü’minin ideal hâlidir.
Niyâz — Misâfir Bilinciyle Yaşamak
Niyâz: «Yâ Rab, beni dünyâda misâfir bilinciyle yaşayan bir mü’min eyle. Vatan-ı aslîmin cennet olduğunu kalbime yerleştir. Dünyâya bağlanmaktan beni koru. Ölümü ‘eve dönüş’ olarak görmemi nasîb et. Cennet hazırlığı için bütün dünyâ hayâtımı doğru değerlendirmemi sağla.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi misâfir bilinciyle yaşayan mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Cennet, Vatan, Misâfir. → Tasavvuf Sözlüğü