Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Faiz Riba ·

Aynı parayla olan alışverişte sıkıntı yok ama nakit değişimler anında olmazsa o riba olur

İslâm’daki riba/faiz mantığı iyi okunup iyi irdelenmezse insana farklı gelebilir. Mesela altın-gümüş işi yapanlar, dolar işi yapanlar için bu mesele kritik bir önem taşır.


1. Bölüm

Allâh gecenizi hayırlı eylesin. Rabbim gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed’e hakkı, hak, batılı, batıl bilenlerden eylesin. Hakkı, hak bilip hak yolunda mücadele eden, batılı, batıl bilip batıla karşı cihâd eden kullarından eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed’e Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye sımsık yapışıp, hem yaşayanlardan hem de yaşatma mücadelesi verenlerden eylesin. Allâh gecenizi hayırlı eylesin. Sözler dedik bu faizle alakalı bir kardeşin soruları vardı. Onunla alakalı inşâAllah bu akşam onu da derleyelim, toparlayalım dedik Allâh’ın izniyle inşâAllah. Bir rivayette şöyle gelmişler, Hz. Bilal Radel-Lahu’an Resûlullâh Aleyhisselatü Vesselam’a iyi cins bir hurma olan berni hurması getirmişti.

Bu nereden diye sordu. Bilal Radel-Lahu’an, bizde adi hurma vardı Resûlullâh Aleyhisselatü Vesselam’ın yemesi için. Ondan iki ölçek vererek bundan bir ölçek satın aldık dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber Aleyhisselatü Vesselam, eyvah! Bu ribanın ta kendisi, eyvah! Bu ribanın ta kendisi. Sakın öyle yapma. Şayet iyi hurma satın almak istersen elindekini ayrıca sat, sonra onun parasıyla iyi hurmayı satın al dedi. Muharremüslim ne sayi? Kütüb-ü Siddeden. Yine başka bir hadîs-i şerif. Müslüman bir diğer rivayeti şöyledir. Altın altınla, gümüş gümüşle, buğday buğdayla, arpa arpayla, hurma hurmayla, tuz tuzla, baş başa misliyle peşin olarak satılır. Kim artır ve artırılmasını talep ederse ribaya girmiştir.

Bu alanda veren de birdir. Yine Müslüm’den Ebu Hürer’den ivayetinde, cinsleri farklı ise müstesna denir. Müslüm, Musakkat, sayfa 82, 1584. hadîs. Burada açıklamalar var. Bu açıklamaları nerede kardeş burada? Bu açıklamaları okumamak gerek yok. Kütüb-ü Siddedeki açıklamalar bunlar herhalde değil mi? Evet. Ben böyle buradan direkt soruya geçeceğim. İki hadîs okuduktan sonra. Evet. Yine bir hadîs-i şerif daha var. Bu konumuzla alakalı. İbn-i Ömer Redellahavan anlatıyor. Ben dinarla deve satıyor, dinar yerine gümüş alıyordum. Bazen de gümüşle satıyor, onun yerine dinar alıyordum. Bu durumu Resûlullâh Aleyhisselatü Vesselam’a arz ederek hükmünü sordum. O andaki aynı meclisteki kıymetiyle olunca bunda bir beyiş yok buyurdu.

Buradan kardeşimiz El-Hidayeden fetualar almış. Bir kimse gümüşü gümüşle veya altın altınla satarsa bunlar ayar ve işçilikte farklı olsalar bile aynı miktarda olmadıkça satış caiz değildir. diyelim ki bilezikle kolyeyi değiştirecek. değiştirecekse bilezin gramıyla kolyenin gramı aynı olması gerekiyor. Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem yine El-Hidayeden peşin olmaları durumu dışında altını gümüş ile satmada riba vardır. Peşin ise riba değil. peşin altınla gümüşü alabilirsin, gümüşle altını alabilirsin. Ama vahde giriyorsa işin içerisine faiz giriyor. Evet, yukarıdaki alıntıları istinaden aşağıda örneklendiren senaryolar için durum nasıldır? Takas edilen mallarda faiz hükmü nasıldır demiş.


2. Bölüm

Kardeş soruyor, örneğin aynı marka, model ve kilometrede iki araba arasında takas olacak olsa, sadece araçlardan birinin rengi diğerinden farklı olsa ve takas yapanlardan birisi bunun için ek ücret istese faize girer mi? Ne kadar enteresan soru değil mi? Evet. Şimdi hanefiler malın ikiye ayırmışlar. Burayı iyi dinleyin. Bir misli mallar, iki kıyame mallar. Misli mal ne? Mesela Cafer kereste işi yapıyor, beşon çam üretiyor. Bu mal misli mal oluyor. Ama o beşon keresteyi kullandı, mal, kıyame mal hükmüne geçiyor. onun normalde kıymeti takdir edilecek. Çünkü kullanıldı. Kullanılmasaydı fabrika üretimiydi, misli maldı. bir şey mesela burada marka model demiş ya, ne marka? Örneğin sıfır bir araba.

Tofas. Tofas sıfır araba. Misli mal hükmünde. Çünkü henüz daha kullanılmadı. Araba komple üretimde, araba komple üretimde olunca sıradan fabrikadan, bandtan çıkıyor. O mal misli mal oluyor. Eğer o misli malla sıfır arabayla sıfır arabayı takas ederken üzerine ücret almak, fazlalık almak faiz oldu. Misli mal çünkü. Hatta misli mal olduğu için bunu ayrıca Hanefiler şart düşmüşler. Eğer o malın başına bir şey gelirse, kaybolmak gibi, telef olmak gibi bir şey geldi değil mi? Misli var, fabrika üretiyor çünkü. Misli ile ödemek gerekiyor onu. eğer adamın malı telef oldu, o zaman onu misli ile. Çünkü fabrikada var, fabrikadan sıfırını alıp o kimseye vereceksiniz. Şimdi aynı marka, aynı model hatta aynı renk ama kullanılmış.

Şimdi iş buraya geldi. Bunun takasında kıyame mal oldu bu. Kullanıldı çünkü. Üzerine tabircay ise araba piyasası diliyle plaka takıldı. Plaka takılır takılmaz kıyame mal oldu. kullanılmış mal oldu. Kullanılmış mal olunca iki kullanılmış mal ve hatta misli mal hiç kullanılmamış mal ile kullanılmış malı takas etmekte fazlalık almak faiz olmadı. Çünkü kullanılmış mal kıymet düşürdü. Ya da kullanılmış mal kıymetlendi. Önemli değil bu. Mal kullanıldığı anda malın hanefi fıkıhındaki dili kıyame mal oldu. Bakın kıyame mal oldu. O zaman malı kıyame mal olduğu için, kullanıldığı için onun kıymeti piyasa belirliyor zaten. Onu normalde o belirli bir şey değil ama misli mal da fabrika üretimi gibi fabrika üretiyor.

O zaman bu takasta normalde misli malda bir şey isteyemiyorsun. model değişirse, aksesuarı değişirse o zaman hiç değişti misli mal da olsa. birisi, ökisi de sıfır araba, birisi klimalı, birisi klimasız. Klimalı olanın bir farkı var, klimasız olanın farkı yok. O zaman o farkı klimasından dolayı üzerinden fark almak caiz ama ikisi de klimasız. O zaman üzerinden bir şey almak mümkün değil. Takasta bu. Arabacılar Serdar’da oradan iyi dinliyor, sen de dinliyorsun. Evet, arabadan laf açıldığı için. Bu farklı bir mal da olabilir. Farklı bir mal genelde ama kullanıldığı anda mal kullanılmış. Mal kullanıldığı anda misli mal olmaktan çıktı. Kıyame mal hükmüne geçti, fıkıh dilinde. O yüzden onun normalde takasında bir problem yok.


3. Bölüm

Orada mı sıkıntı var? Benim bilgisayarımda bir sıkıntı vardır. Evet, sorunun birisi budur. Ya da farklı mallar takas edilecek olsa durum nasıldır? Takasın o an hemen gerçekleştirilmesi mi gerekir? Yoksa taraflardan birisi vereceğini sonra verse de olur mu? Eğer bu nakit değilse, takas edilecek şey para değilse o zaman birisi malı sonra vermeyi normalde kabul edilebilir. Bunda bir beis yok ama takas edilecek olan şeyler paraysa nakdi ise bunun sonrası faiz olmuş olduğu. Bazen firmalar kampanya yapıyorlar. Örneğin eski halını getir yeni halıyı on lira fazla vererek al şeklinde. Bu tarz alışveriş faize girer mi? Girmez. Neden? Bir mal kullanıldı, bir mal kullanıldığı için kıyame malı oldu, öbür mal kullanılmadı.

O birisi mal ama velakin o kıyame malı olduğundan kıyame mala bir takdir biçti. 10 lira, 20 lira, 30 lira veyahut hiç takdir biçmedi. Dedi ki eski halını getir yeni halın 5 lira dedi ona. O da eski bir halı getirdi, ne getirdiyse getirdi. Öbür halıyı 5 liradan aldı. Faiz oldu mu? Olmadı. Birisi arsasını iki daire karşında müteahhit ederse faiz var mıdır? Yoktur. normalde malların cinsleri ayrı, her şey ayrı. Bir kimsenin normalde bir tane arsası var, müteahhit de gitti anlaştı. Dedi ki ben buna iki tane daire istiyorum, dairenin özellikleri bu, bu da faiz. Olmadı. Müteahhit 6 ayda yapıp teslim edeceğini söylese ve 6’yı geciktirerek yapıp teslim etse durum nasıl olur? O zaman müteahhit 6 ayda teslim edemediği için bir tazmin isteniyorsa her geçen gün için o tazmini ödemek zorunda.

Ama tazmin konuşulmadıysa oradaki yerel hukuk geçerli olur. Yerel hukuka göre tazmin edilecek bir şeyse orada yine yerel hukuk, İslam hukukuna göre onun normalde neyse cezası onu keser. Müteahhit kötü olan üç daire karşılığında mal sahibine iyi olan bir daire verse faize girer mi? Yine girmez. Çünkü mal kıyame oldu. Üç tane daire var kullanılmış. Kullanıldığı için bir kıymet takdir edilecek. O yüzden o kıymet takdirini kendi kafasından etti. Üç daire yerine bir tane daire verdi. O yüzden faiz olmadı. Buradan yine el hidayeden bir iştahat, bir fetva okuyacağım. İnşâAllah bu konuları hemen hemen açıklayan, kapsayan bir şey. Tartı veya ölçü ile alınıp satılmayan ve taneleri arasında farklılıklar bulunan diğer malların takasında ise eşitlik şartı aranmazmış.

Tartı ve ölçü ile alınıp satılmayan. tartı dediğine şeker. o kimse bir kilo şeker olunca bir kilo şeker ise bir buçuk kilo şeker veremezsin. Faiz olur. Veya ölçü ile. Ne ile? Metre ile ölçüyor. Metre ile ölçünce sen 1000 metre kumaşa 1500 metre kumaş veremezsin. Öyle olursa bu faiz oldu. Ve taneler arasında farklılıklar bulunan diğer malların takasında ise eşitlik şartı aranmaz. Bu nedenle farklı model ya da değerlerdeki mal ve ürünler değiştirilirken değer farkından dolayı ödenen fazlalık faize girmez. Mesela anlaşıldı değil mi? Evet. Diğer bir ifade ile aynı cins olan kıyami malların kullanılmış malların aradaki fiyat farkı ödenerek peşin olması şartı ile değiştirilmeleri değilen caizdir. Anlaşıldı?


4. Bölüm

Evet. Mesela anlaşıldı mı arkadaşlar? Biraz böyle ilmi bir durum var burada. Ama dilim döndüğünce inşâAllah Rabbimizleri affetsin inşâAllah. Âmîn. Hata yapmaktan yalnızsın. Darül Harp hukuku konusunda ise ticaret yapan, mevcut bulunduğu ülkenin yasalarına tabi olan bir kurum kuruluş işletme çalıştıran bir Müslüman ile müşteri arasındaki faiz hukuku nasıl olmalıdır? Orada normalde biz müşterileri bir işletme çalıştıran, müşterinin dinini bilmiyor. Müşterinin dinini bilmediği için orada bir de İslam hukukunun olmadığı bir yerde ticaret yaptığı için o kimse oranın yerel hukuku ne ise o hukuk üzerinde ticaretine devam edecek. Oradaki normalde bir Müslümansa o kimse o Müslümanın olduğunu biliyorsa ondan faiz alması caiz değil.

Bu ayrı. Ama gayrimüslim bir unsursa ondan faiz alabilir mi? Eğer gayrimüslim ona müsaade ediyor ya faiz almaya oranın hukukuna uygun o zaman alabilir. Yukarıda bahsedilen 325 Nolunlu hadisi açıklayabilir misiniz? 325 en son okuduğumuz hadisti ben dinarla deve satıyor, dinar yerine gümüş alıyorum. bir kimse dinarla deve sattı. Dedi ki kaç para? Yüz dinar dedi deve. Sattı o da yüz dinar ödeyecek ya. Ödeyecek ya onun karşılığında aynı anda ne kadar gümüş yaptı? 50 gram gümüş yaptı. 50 gram gümüş alması caiz. Anladınız mı meseleyi peşin? Bu genelde kumaşçılarda olur. Kumaşçılar şimdi hemen anında kumaşı sattı. Kumaşı adam dolar üzerinden satıyorlar. Gene devam ediyoruz değil mi dolar üzerinden?

Dolar üzerinden satıyor ama adam TL getirdi o esnada. TL getirdiğinde hemen o günkü kur üzerinden adamın yanında TL’yi aldı dolara çevirdi. Dedi ki şu kadar dolar yaptı bana bu kadar borcum var veyahut da alsana bu kadar alacağın oldu dedi. Adama ona göre hesabı orada bitirdi bu caiz. Bu faiz olmadı. Bitsin soruları alacağım. Bu hadisin açıklaması bu. normalde ya TL sattıydı o esnada dolar ben gittim. Az önce İsmail’i gördüm lastik için. Nerede başını kaldır. Evet mesela ben gittim siz genelde şeyi de ne o lastiği dolarla alıyorsunuz değil mi? Yurt dışından gelenler dolarla içeride TL ile. Ben gittim İsmail’e. İsmail’e dedim ki 4 tane lastik 10.000 lira dedi örnek. Ben 10.000 lira yerine ona 500 dolar verdim.

Öyle ya 500 doları anında şimdi o orada TL’ye çevirecek. Çünkü TL’ye aldım ben 10.000 doları ama ben ona 10.000 liraya aldım. Ama ben ona şimdi az öncekinin tersini söylüyorum. Ona ben dolar verdim. Hemen kaldıracak telefonu 10.000 dolar ne yaptı diyecek 9.000 liraya yaptı. Ama ben 500 dolar verdim. Onun alacağı ne kadar? 10.000 liraydı. 1000 lira arttı. Ben mi vereceğim 1000 lira? Ben vereceğim. 1000 lira daha vereceğim ona. Ama diyelim ki 600 dolar verdim ben ona. O zaman o bana verecek TL’yi. Doları kabul edebiliyor mu benim yanımdayken? Edebiliyor. Hemen anında çünkü takas etmiş oluyor. Dolarla TL’yi. Bakın dolarla TL’yi anında alıcı ve satıcı aynı anda takas ederse orada alışveriş olmuş oluyor. parayı çenç etmiş oluyor, değiştirmiş oluyor.


5. Bölüm

Bu caiz mi? Bu hadîs-i şerife göre caiz. Hanefilere göre de caiz. Evet. Bir veli çocuğunu özel okula yerleştirse, veli 1000 liralık taksitle ödemesini yapsa ve taksitlerden birisini 1000 liraya denk gelen örneğin 100 dolar ile yapsa, faiz hükmü nasıl olur? Soru bu. Orada anında o dolar TL kuru ayarlandı, orada parayı ödeyenle alan arasında bir anlaşmazlık çıkmadı. Kur neyse o kur üzerinden ödendi faiz olmadı yine. Bu meselede anlaşıldı mı? Evet. Şimdi bunların soruları bitti. Şimdi sorularınızı alabilirim. Efendim birinci sorum. Kuyumcuya gittim, altını bozacağım, altını verdim. Adam parası yok kuyumcunun, toptancıdan fiyat alıyor. abi toptancıdan alıp getireceğim paranı diyor. Ben kuyumcudayım o sıra.

Bu caiz olur mu? Olmaz. Kuyumcuyla beraber toptancıya gideceksin. Altını orada bekletip kendi gidip parayı alsa? Altın senin evinde olduğu müddetçe bir sıkıntı yok. Yok benim cebimde değil tezgahta duruyor. Tezgahta durmayacak, cebinde duracak. Altın senin mülkünde kalacak yani. Tezgahta da değil. Ben bir gideyim parasını alayım geleyim, altını alacaksın cebine koyacaksın. Parayı alacak gelecek vereceksin altını. İkinci sorum, az önceki misli mallarla alakalı. Sıfır bir malı aldım ben parasını verdim ama malı daha almadım, teslim almadım. Mal zayı oldu yolda giderken ama misli yok aynı mal bir daha üretilmemiş. Misli mal üretilen maldır. Sürekli üretilmesi şart. Hatta örneğin el işçili yapılmış bir el alısı, dokuma alısı.

Devamlı üretilmiyor ama kullanılmamış. Ne kadar diyelim ki şu kadar para zayı oldu değil mi? O normalde kullanılmadığı için misli malı o yine. O kaç aydı diyelim ki 3000 lereydi değil mi? O kimse 3000 lereyi sana şey yapacak, iade edecek. Eğer normalde varsa zayı olduğu için aynı malı. Yoksa paranı iade edecek seni. Mal üretilmiyor. Üretilmiyorsa o zaman paranı ödeyeceksin. Peki orada mesela paranın zaman değeri faize mi girer? O anında olacak olan bir şey. Yok mesela atıyorum bugün TL ile aldım bir sene sonra alacağım. O bir sene sonra olmadı. O zaman şey oldu. Ne o? Alışverişin hükmü fasit oldu. Olmaz. Ama bak alışveriş bitmiş malı sana teslim etmesi gereken kimse teslim etmemiş. O teslim etmediği için o zayı olan malın senin zararını tazmin edecek.

Bir sorumda az önce İsmail Abi’den örnek vermiştiniz ya. Örneğin o an $19 lira, 20 lira ben 15 liradan bozarım öyle alırım. Deme hakkı olur mu o satıcının? Olur. Benim nazamda $15 lira der. Sen git başka yerde 20 liraya sat getir parayı. Efendim benim sorumla tazminle alakalı. Mesela evi takas ettik. Ben evi verdim ama o bana evi bir ay sonra verdi. Ve dedi ki o bir aylık kirayı biz yerel kanunlarla dediler ki bir aylık kirayı tazmin edecek. O kişi bana bugün vermedi. 10 yıl sonra verdiğinde. Olmadı. Vercek. Dolarla satılan ürünlerin karşılığı TL olarak ödeme yapılabilir nakitte. Evraklı işlerde. bana dedi ki ben bunu dolarla alırım. Örneğin 4 dolar. Ama şu kadar günlük evrak vermek kaydıyla.


6. Bölüm

Bunu da kendi taha ötüyle bizim talebimizle değil kendi taha ötüyle dedi ki çekin gününde dolar ne kadarsa o kadar. O kadar ödeyeceğim ya da dolar çeki aldığım gün vadesini beklemeden iki şekilde soruyorum. Bir vadesini beklemeden evrağı aldığımız gün dolar kaç paraysa düşülüyor hesaptan ya da onun taha ötü noktasında evrağın ödenmiş tarihi. valor dediğimiz tarihindeki kur baz alınarak bu ikisindeki. Vadelik satışa giriyor. Bir kimse bugün senden kumaşı aldı bin metre. Kaç dolar? 4 dolar. 4 dolardan ne yaptı? 4 bin dolar yaptı. Dedi ki bu çeki al. 6. ayın çeki. 6. aydı dedi. 4 bin dolar olarak bu benim hesabımdan düş. Orada normalde o kimse dolar olarak borçlandı sana. O yüzden vadesi geldiğinde çeki aldın 6 bin lirayı tahsil ettin adama telefon açacaksın.

Tahsil ettiğinde. Senin tahsil ettin bu kadar dolar yapıyor senin parana göre tamam mı tamam bitti mesele. Eksik kaldıysa o adam ödeyecek karşıda ki. O norm eksik kalanı dolar olarak ödeyecek. O da peşin almış oldu. dedin ki sen adam bugün evrağı aldım dolar 20 lira. Sen benden kaç para borcun vardı? 4 bin dolar. İlk kere 4 8. Sen 8 milyarlık 80 milyarlık veya 8 milyarlık çeki aldın. Sen o esnada doları TL’ye çevirdin. O da kabul etti onu. Peki burada o vadeli olarak anlaşmanın hükmüyle soruyorum. Ben bu şartlarla satarım diyebiliyor muyuz? Diyebilirsin. Yoksa karşı tarafın bunu? Yok diyebilirsin o önemli değil ben böyle satıyorum dediğinde o da onu kabul ettiğinde. Ben 6 aylık vade ile 4 dolar karşılığı ben bu malı sana satıyorum.

Valor günü kaç paraysa dolar çevirmek kaydıyla. Bununla bir sıkıntı yok. Yok. Allâh razı olsun. Açtığımız icra davalarında devlet tarafından lehimize tahakkuk ettirilen faiz oranlarını ne yapacağız? Devlet ne kadar tahakkuk ettirdiyse o kadar. Alabiliriz yani. Olabilirse. Teşekkürler. Valor günü belli değil. Kısa evraklar ödeyecek. 3 ay, 4 ay, 5 ay. Dolar üzerinden yine. Birisinin elinde 10 bin lira var. Parayı çevirebilir. Birisi de alışveriş, ticaret yapıyor. 10 bin lira mı? Al benim. Bu araba bu parayla, araba alıp sattığınız zaman onun üzerinden atıyorum 500 lira veya 1500 lira. Onun üzerinden nasıl karını alırsa? Anlaşmaya bağlı. Evet. Mikrofona soruyu sor. Birisi emekli oldu. 50 bin lira para geçti eline.

Parayı çeviremiyor. Ticareti bilmiyor. Ticaret yapan birisine dedi ki 50 bin lira mı? Al benim. Bana aylık ama 500 lira ama 1000 lira diyebilir mi? Yoksa araba satımından kâr payımı alır. Aylık 500 lira 1000 lira derse faiz olur. Evet. Aylık 500 bin lira 1000 lira derse faiz olur. Bu parayla araba alıp satıp üzerinden sana %5 diyebilir mi? Olabilir. Kâr payı verebilir. Teşekkür ederim babacığım. Orada çünkü belli bir miktar yok. Sabitleyemiyor öyle mi babacığım? Evet sabitleyince faiz olur. Teşekkür ederim. Ticaret elbabı çok olunca soru da çok. Evet. Bazen bir malı satıyoruz müşteriye peşin veya vadeli. Müşteri diyor ki malımı ben 3 ay sonra 5 ay sonra teslim alacağım. Evet. Bunda bir sıkıntı yok ama mal zayı olursa şey senin.


7. Bölüm

Sorumluluk senin. Evet Ahmet. 2020 model bir arabayı verdin. 2 sene sonra adam bana sıfır bir araba verecek. Aynı model. Mesela bir sokağa. Bu faiz olur mu o zaman? Evet olur. Evet Murtaza. Cahiz değil. Faiz oldu. Evet. Bu alışverişte 100 lira sana veriyor. Bu kendiliğinden verdiği için caiz. Alabiliriz yani. Alabilirsin. Biz genelde mesela o parayı almıyoruz dükkanı koymuyoruz. Daha çok veriyoruz bilgilerine. E getir yerim ben. Recep senin paran yenir ya. Evet. Çantalar. Evet. Babacım alışverişte biz satış yaparken 1000 liraya bir ürünü sattık ama. 1000 liraya ürünü sattık ama baştan kart manaketimi konuşulmadı. Tam ödeme zamanı geldiği zaman müşteri diyor ki ben diyor kartla ödemek yapmak istiyorum.

Kartla ödeme yaparsan diyorum ben 1200 lira olur örnek veriyorum. Bu aradaki 200 lira problemle mi? Alışveriş bitmemişti. Alışveriş bitmemişti. O yüzden caiz. Evet. Çek kırdırman hükmünü sormak istiyorum. Çek kırdırmak kırdırmak zaten belli. şahıssa 100.000 lira çek verip 80 lira almak. Faiz. Peki faktörün firmalarında gene Dahlhart Kokuk konuşur mu? Faktörün firmalarının dinlerini bilmiyoruz. O yüzden normalde burada ama Müslümanın zararı var. Ama buna normalde Müslümanın zararı var fakat yine de bu konuda cevaz verilebilir yani. O bankalara veya faktöringçilere. Parasını kurtarmak adına oradan veya ihtiyacı var kullanmak adına. Yok parası kurtulmaz ki. Faktöring’te adamın parası kurtulmaz. o zaman çekin sahibi gitsin faktörünke.

O yapsın onu. Efendim şimdi dolar kuru üzerinden ham madde alıyorum. Evet. O günkü dolar kuru üzerinden hesaplanıyor. Ben mesela 5 aylık TL çekiveriyorum. Fakat yerim olmadığı için aylık ben sevkiyatlarımı yapıyorum. Malumları aylık depoma çekiyorum. Her aldığım gün o günün kuru üzerinden hesaplanıp öyle fatura edilip artı öyle sevkiyat yapıyorum. Bunun da bir sıkıntı var. Burada. Düştüğünde mesela düşme olmuyor. Ama fiyat belli değil. Fiyat belli değil. Efendim? Fiyat belli değil. Fiyat belli olmadığından alışveriş facit oldu. Miktar ve fiyat belli olması lazım. Miktar ve fiyat belli olmazsa alışveriş facit oldu. O kendi defter tutuyor. Aylığımızı alınca gidiyoruz. 10 gram bana 22 ayar bilezik yaz diyoruz. 10 gramın parasını ödüyoruz.

O deftere tutuyor. 10 gram Fahrettin Atılgan mesela. 10 gram burada senin paran duruyor diyor. Bir dahaki ay bir 10 gram daha alıyoruz. Veriyoruz bilezikimizi alıyoruz. Bu caiz mi? Emanet kalıyor orada. Sıkıntı yok. Eyvallâh. Birinden TL olarak alçak vardı. Ben de o an borcunu çektiğim zaman TL yerine dolar getirmiş. Ben de o anda bastırıyormuş. TL dolarını o an aldıktan sonra hemen kurunu hesaplayıp borcundan düştüm. Bu faiz olmuş oldu mu? Yok. Teşekkür ederim. Efendim aynı cins ev. Her şey aynı. Metrekare aynı ama muhitler farklı. Mesela örnek verin biri balatlı biri yıldırımda. Bunların değer farkı var normalde. Bu aradaki takasta üste alınan para faiz olur mu? Olmaz. Efendim dolar alıp para üstünü TL olarak vermek.


8. Bölüm

O esnanda peşin ise bir sıkıntı yok. Efendim. X bir alışverişte kuyumcu örneğinden gidersek orada ödemeyi yaptık. Fatura kesildi. Bu sefer o firma olduğu için Darül Harp hükmü içerisinde bir alışveriş mi oluyor? Oradaki faiz yoktur kısmına mı geçiyor? Yoksa şahsız. Bir daha söyle. Kuyumcu örneğinden gidersek. Evet. O anda alışveriş yaptık. Fatura kesildi. Orası da firma olduğu için Darül Harp hükmü. Yok o önemli değil. Oradaki biz ilk önce alışverişin facit olup olmadığına bakıyoruz. İster Darül Harp olsun ister Darül İslam olsun. Ben gittim bir kuyumcuya bir tane bilezik aldım. Kaç para? o bilezik diyelim ki 100 bin lira tuttu. Ben 100 bin liraya verdim. Faturasını da kesti. Alışveriş facitti.

Cahis. Bu sefer altın yok getireyim kısmı oluşursa? Hee altın yok o zaman isn dissipat ODMUEOhaltını satamaz kuyumcu. Ya ben parayı vermem o zaman. Bir bunu irony verebil 謝謝. Böyle şeyuç tv üniversitesindeerstalanmış thane ik Atlanta похab scandalinegmat o zaman. Ben sadece orada davul harp hükmünden çıkıyor. Yok. Orada değişmez bir şey. Önce İslam alışverişin fasit olup olmadığına bakar. Sonra fasit alışveriş değilse sonra alışverişte faiz var mı yok mu diye bakar. Şimdi ben gittim kuyumcudan altın almaya on tane bilezik alacağım. On bilezik yüz milyar turçak. Dedim ki kuyumcuya on tane on dört ayar, onar gramlık bilezik alacağım. Kuyumcu dedik ki yok. Bana. Yoksa ya getirecek, bekleyeceğim ben onu da parayı vermiyorum ona.

Getirecek ya da ben gideceğim başka yerden alacağım. Değişen bir şey yok. nakit olmuş oluyor bu alışverişler. Nakit olunca o zaman iş farklı oluyor. Babacım şimdi bu bütün konuştuğumuz nakit işlerde hep iki kişi karşılıklı. Şimdi adam uzakta. bin kilometre uzakta. Araya zaman mekan giriyor ama teknoloji var, şey var, banka hesapları var. Ödemesi var veya borcu var. üç bin dolar borcu var Atıyorum. Veya ödemesi var. o gün atacak. Kura baktı. O sıra attı ama Atıyorum EFT düşmesi bir yarım saat kadar sürdü. Ve yan yana da değiller. Bunun da bir sıkıntı var mı? O normalde karşıdaki o TL atan kimse oradaki kurun neyse o esnada kur geçerli. Onun attığı zaman da geçerli değil. Mesela bana senin üç bin dolar borcun var.

Almanya’dasın. Üç bin dolar ne yaptığı altmış milyar etti. Sen bana altmış milyar. Parayı benim hesabıma attın. Tamam. O esnada dolar yükseldi. Oldu altmış bin beş yüz lira. Sen beş yüz lira daha atacaksın bana. Öyle mi? Evet. Para benim elime ulaşınca mı o zaman borç tamamlanmış oluyor? Ben benim elime geçince benim o zaman benim dediğim kur kuru kabullenmiş oluyorsun sen. Ben diyorum ki şu anda kur örneğin buradaki benim gözümün önündeki tabelada şu kadar oldu borcun altmış bin beş yüz. Borçlusun çünkü sen. Sen o zaman ya bir vekil tayin edeceksin birisinin parayı ona göndersin. O getirecek parayı doları bana ya da sen benim dediğim okur farkını kabul edeceksin. Beş yüz bir de atı bir daha yükseldi.


9. Bölüm

Bir daha mı göndersin? Bu normalde attığım beş yüz liraya o esnada o altmış beş yüz liralık dolar tekrar yükselirse gene ödeyeceksin. Düşerse? Düşerse o zaman o karşı taraf ödeyecek. Yine ama ödemesi lazım değil mi? Evet. Mesela atıyorum attı benim hesabıma gelene kadar. Evet. Altmış bin lira tutuyordu. Elli sekize düştü. Evet altmış bin lira tutuyordu. Ama benim hesabıma geldiğinde elli sekiz lira tutuyor iki lirasını geri verecek o. Tamam. Düşerse. Ama istemeye de bilir değil mi babacığım? Istemeye de bilir. Altmış lira ondan sonra üç bin dolar aldın mı aldın var mı benden bir alacağın? Yok. Allâh yolunda açık etsin. Teşekkür ederim. Efendim internet üzerinde alışverişlerde peşin, hava hali EFT gibi alışverişler ne kadar uygun?

Hiçbir sıkıntısı yok. internet üzerinden alışverişlerde peşindir EFT’si malı görmüyor musun? Sıkıntı değil. Malın ormanda o kimse İslam hukukunu görüyor zaten üç gün içerisinde cayme hakkı var ya. Evet. Şimdi internette olan alışverişlerde bir ay mı cayme hakkı? On dört gün mü? On dört gün cayme hakkı var. Çünkü bunda bir sıkıntı yok. On dört gün içinde iade ettin ettin etmedin malı almış oldun. Evet. Sıkıntı yok onda. Havlu satıyorsunuz. Ben de havlu satıyorum. Size geldim. Dedim ki efendim havlu almak istiyorum birebir. Siz diyorsunuz ki ya senin bu getirdiğin havlu üçüncü kalte benim sattığım havlu birinci kalte. Değer farkı var. üstüne şu kadar para ödeyeceksin bana. Bu kısım ödediğim fark faiz mi oluyor?

O normalde havlu üretilen bir mal ondan sonra ama kıyame mala giriyor. Üzerindeki nakışa göre, atkısına, çözgüsüne göre değişiyor değeri. Öyle olunca kıyame mal hükmünde. Ben diyorum ki senin getirdiğin havlunun düzenesi on lira. Benim sattığım bu senin istediğin havlunun düzenesi on beş lira. Çünkü kıyame mal kıymete kıymeti piyasa tarafından belirleniyor. Piyasa tarafından belirlendiği için arasındaki fark faizi olmuyor. Ev ev trampalarında da aynı. Aynı. Evet. Kıyame mal hükmüne giriyor. Teşekkür ederim. Evet Yusuf. Yedek parça alıyoruz. Parçayı bırakıp gidiyor. Apto sonu kredi kartı veriyoruz. Ama hiç konuşmamız yok. Hiç konuşmamız yok. Şunu şöyle deriz yok. Apto sonu geliyor. Esabın alıyor.

Gidiyor. Borcumuz oluyor. Alacaklığı oluyoruz. Burada. Peki orada normalde parçaya alırken bu parça kaç para diye sormuyor musunuz? Soruyoruz. Bize yol oluyor parçaya. Yolluktan sonra bırakıyor gidiyor. Apto sonu geliyor. Esabın alıyor. Biz kart çekiyoruz. Çek veriyoruz. Hiçbir konuşma yok. Benden ne fark istiyor? Ne fark veriyor? Tamam. Bunda bir sıkıntı yok. Bir sıkıntı yok. Hiçbir sıkıntı yok. Ohu o zaten normalde o açtı her şeyi o. Kredi kartı normalde bir kimse kredi kartı kullanabilir. Bunda sıkıntı yok. Darül Harp olduğu için. Ama biz tavsiye etmiyoruz hiç kimseye. Biz diyoruz ki bankalardan uzak durabildiğiniz yere kadar uzak durun. Kredi kartından da uzak durabildiğiniz yere kadar uzak durun.


10. Bölüm

Uzak durabildiğiniz yere kadar uzak durun. Hatta ben kendimden örnekliyorum. Benim kredi kartım yok diyorum. Yaşanabiliyor kredi kartsız da. Cebinde varsa yiyorsun. Cebinde yoksa yemiyorsun. Puanları bana getir. Meşhur ya mektup yazmışlar zamanın şey listemine. Demişler ki kuyumuza bizim bir fare düştü. Bu kuyudan su içilebilir mi? abdest alınabilir mi? Tahir hükmünde değil midir diye soru yazmışlar. Neyse o zamanın kadısı da o bölgeden geçerken o soruyu soran meşhur bu kısa. Soruyu soran köye gitmiş. Ondan sonra demiş bu kuyu hangi kuyu demişler ki bu kuyu bakmış kuyunun derinliğine suyun yüksekliğine oradan demiş bir tas getirin bana bir tas getirmişler. Ondan sonra daldırmış tası. Ondan sonra Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm demiş sudan içmiş yürümüş gitmiş.

Etraf demişler ki ya biz koca âlim mektup yazdık. O kadar bekledik. Bu kuyunun suyu içilir mi içilmez mi diye bize hiçbir şeyden çekilmiş hiçbir şey demeden bir tas su içti çekti gitti. Biz demişler ne yapacağız? Oradan Arif bir zat derviş bir zat demiş ki ya size kuyunun içilebilir tahir olduğunu gösterdi. Fetvayı verdi demiş fiiliyat olarak demiş ki kuyunun suyunun temiz olduğunu gösterdi. Kendisi içti. Ondan sonra demek ki içiliyorsa kullanılabilinir de su diye oradaki o derviş ona öyle fetvayı vermiş. O yüzden diyorum kullanmadığını bana getir diye. Kullanmak cahil çünkü. Allâh bizi iyi etsin inşâAllah. Evet. Selamünaleyküm babacığım. Aleykümselam. Babacığım mesela internet alışveriş işlerinde ben dolar alsam mesela birine borç olarak verirken dolar gönderemiyorum mesela TL olarak gönderiyorum.

Karşıdaki bana diyor ki bana dolar olarak öde. Mesela ben dolar olarak ödeyeceğim diyor. Ben mesela beş yüz lira bozduruyorum. O da bana beş yüz lirayı sonra dolar olarak ödese caiz olur mu? Ama ben TL gönderdim ona yani. Doları bozuk. Sen şimdi birisine dolar borcun mu? Evet. Yo borcum yok efendim. Borç veriyorum. Borç vereceksin. Dolar olarak veriyorum diyorum ben ama şey öyle demiyorum aslında. Ben de dolar var. Hesabımda dolar gönderemediğim için TL gönderiyorum. O da diyor ki bana beş yüz doları ben dolar olarak şey dolara karşılık neyse ödeyeceğim diyor bana. Ama TL olarak ödüyor tabii. O da mı TL ödüyor? O da TL ödüyor. O normalde dolar dolarla TL TL ödüyor ama karşılıklı o esnandaki kurla karşılıklı anlaşılırsa peşin alınıp veriyormuş gibi sıkıntı olmaz.

Babacım bir daha bir şey var. Mesela altın alınsa bir yıl sonra ya da belli bir zaman sonra euro olarak ödenebilir mi mesela anlaşarak? bunlar da böyle karşılıklı oturulduğu zaman şunu denmesi lazım. Benim ne kadar altın borcum var? Bir kilo. Ondan sonra bir kilo altın verecek bana. Ben de diyeceğim ki ona bana euro lazım örneğin. Ya bir kilo altının karşılığı euro ne kadar? Şu kadar euro. Bana bu kadar euro verebilirsin desem normalde burada az önce koduklarımıza göre olabilir. Ama beni söylemem doğru olmaz zaman boş olarak değil mi efendim? Hı hı. Tamam Allâh razı olsun. Bu tarafa. Efendim şimdi ııı biz Amerika’da satış yapıyoruz. Amerikalılar da şöyle bir hastalık var. Ürünü alıyor. On iki gün sonra on gün sonra iade ediyor.


11. Bölüm

Kullanıyor ürünü. Bu ürünü sattığımız site ürünün durumuna bakıyor. Herhangi bir sıkıntı yoksa bunu sıfır mal olarak tekrar satışa koyuyor. biz burada bütün operasyonu onlar yönetiyor. Bizim hiçbir dahlimiz yok. Ama ürün bizim ürünümüz. Bu satışta ııı sonuçta ikinci el bir ürün gibi oluyor. Normalde o satış firmasıyla anlaştığın anlaşmanın içerisinde firmayı ilgilendiren şey senin değil. Teşekkür ederim. Arkaya Ali’ye. Efendim birisi bize dedi ki bende biraz Türk parası var. Ben bu parayı elimde dursa yerim. Abi sen de dursun bu para. Biraz da dolar. Var mı böyle öyle insanlar? Var var. Bende var bir iki kişi var. Seni buluyor demek ya. Nesilleri tükenmedi de. Evet. O parayı bana verdi. Mesela elli milyarı verdi sana.

Elli milyarı verdi. O sıra dolar düşüyor mu, çıkıyor mu belli olmadı. Bu arkadaş Çanakkale’li değil değil mi? Değil değil. O kadar ölmedik daha ya. Öyle bir hamle oldu ama olmadı ya. Dür şimdi. Yok elli lira adam normalde sana verdi evet. Dedi ki bu para eğer dolar çıkar mı, iner mi belli değil. Sen de dursun. Bir miktarda doları var. Onu onu da bana verdi. O bir miktar Türk parası da dursun. Bu Türk parası dursun dedi. O dolar da Türk parası dursun dedi. Hayır hayır dolar kalıyor Türk parası kalıyor. Sana emanet ver. Emanet bir sene sonra dolar fırladı iki katına çıktı. Ben de o parayı kullandım mesela ama sonra yine vereceğim o çocuğa. Bu sefer benim içim el vermiyor yani. Çünkü dolar alsaydın bana bıraktı.

Sen ne yaparsan yap dedi bana. Işin açığa. Dolar olarak öteceksin. Niye Türk parası dursun dedi? Hayır bir kısmını dolar vermiş, bir kısmını Türk parası vermiş. O Türk parası olan kısımda problem ben ona o Türk parasını vereceğim ama içim rahat etmez. Verirsen de ben perişan olurum. Dolar olarak verirsem yani. Onda bir beis var mı? Türk parası olarak vermem bir sıkıntı var mı? Soruyu doğru anlamak için ben sana tekrar soruyorum. Ben sana şimdi diyelim ki iki bin dolar verdim bir de elli milyar verdim. Iki bin doları, iki bin dolar ödeyeceğim bana. Evet. Elli milyarı da elli milyar olarak ödeyeceğim. Tamam o iki bin dolar duruyor bende. Onu sana veriyorum. Bunda bir sıkıntı yok. Tamam. O elli milyar dururken bir yıl sonra beş ay sonra iki katana üç katına dolar çıktı, fırladı, para perişan oldu o para, düştü.

Ama o normalde o kimse sana verirken onu elli milyar olarak vermiş, yine elli milyar olarak ödeyeceğim. Orada bir vicdan sıkıntısı olmaz değil mi? Ha vicdanın rahat el vermediyse senin kendince. Yo el veriyor. şu andan itibaren el veriyor. Bak Hüseyin Ağa ne diyor? Kayserilerin adı çıkmış diyor. Şimdi normalde elli milyarı elli milyar olarak vereceğim. Bu dinen hükmü bu. Evet. Ama sen diyorsan ki ya vicdanım rahat değil benim. bu adamın buradan dolar fırladı, her şey fırladı. Buradan zarar ediyor kendince hesaplayıp. Ya on milyar ben buradan bir hediye vereyim dersen, aile olur. Eyvallâh. Hiç verecek gibi durmuyorsun Ali. Vallahi aynen öyle. Teşekkür ederim. Efendim peki elli bin TL’yi verdi bize, emanet dursun diye biz bu elli bin TL’yi dolara yatırdık.


12. Bölüm

Üç katına çıktı. Adama geri elli binini verip kalan Senin. Hayır işlemiyor. Yok. Adam elli bin lira vermiş. Öyle asaflar çok. Veyahut da gerçekten yardım ediyor adam. Ya bu normalde TL TL dolar dolar altın altın karşıladın. Emaneti kullandın kullandın sıkıntı yok. Yok zaten parası olanlar soruyor. Söyle. Şerifte dediniz ki havluya değer biçtik ama. Kıyame mal dedik. Evet. Onu da çünkü işleme farkı giriyor, gramaş farkı giriyor, hepsi de giriyor. Havada uçuşuyor. Tamam ama biz yakalayamıyoruz uçuşurken. Tabii internette böyle bir soru da dolaşıyor. Tabii. Tabii. Internette böyle bir şey dolar versek dolar yükseldikçe sevabımız artar mı? Satmasın adam. Karşılıklı rıza var çünkü. Adam geliyorsa o da malını satıyor.

Diyor ki ne zaman eline geçerse o zaman öder. Veya beş aylık öde. Veya üç aylık öde dedi. Alış, yer iş bitti. Tamam. Tamam. Sıkıntı değil. Problem yok. İcra verdi. İcra verdi. O normalde zaten senedi vermek demek veya senet almak demek. Mevcut ülkenin ticaret yasalarına uymak demek. Onda bir sıkıntı yok. Mesela adam çek verdi değil mi? Çeki verdi. Şimdi bunu ben kendim bizatihi birkaç sefer yaşadım. Ben müşteri çekivermişim adama. Adam almış müşteri çekini. O bankadan krediye kullanmış onu. Bankadan krediye kullanmış. Bankaya da ödeyememiş. Benim çek orada kalmış. O çek de ödenmemiş. Benim verdiğim müşteri çeki. Adam almış gelmiş. Sonradan ödemiş bankaya o şeyleri kendi parasını. Almış gelmiş diyor ki senin borcun var.

Nereden borcun var? bu çekten müşteri çekinden. Baktım günü bitmiş. Dedim altı ay kağıt hükmüne düşmüş. Bunu benden alamazsın. Çekin sahibine gideceksin dedim. O da çekin sahibine değil senden alırım. Dedim benden alamazsın. Çünkü bu sen bu çeki aldığın anda çekin hukukunu kabul etmiş oldun. Anlatabildim mi? Seneti aldığın anda senedin hukukunu kabul etmiş oldun. Veya senet verdin bir yere onun hukukunu kabul ettin. Veya senedin arkasına imza attın. Onun hukukunu kabul ettin. Veya çekin arkasına imza attın. Onun hukukunu kabul ettin. Oradaki mevcut devletin yasası neyse o yasa geçerli. O yasaya göre altı ay sona çek kağıt hükmünde hiçbir kaydı değeri yok. Kaydı değeri yok. Hatta o kimsenin şahsına ait olsa da çek adam ödemeyebilir.

Der ki gününde ödeseydin kardeşim. Gününde çeki alsaydın. Gününde banka hesabında para var mı? Var. Alsaydın diyebilir. Bunu devletin yasasına göre söylüyorum ama İslam hukukuna göre o borç senin sen bir yıl sonra da gelse öde onu. Alışveriş caiz olmaz. Fasit olur. sen birisine halı sattın. Ücreti belli değil. Fasit alışveriş oldu. Miktarı ve ücreti belli olacak. Vadeli ise vadesi belli olacak. Bak vadeli alışveriş değil mi? Miktarı belli olacak. bu sattığın ürünün miktarı alacak olduğun alacağın miktarı ve vadesi. Bu üçü bir normalde sabitlenecek. O zaman alışveriş caiz oldu. Eğer miktar belli değilse, tutarı belli değilse, vadesi belli değilse alışveriş fasit oldu. Vadeli alışverişlerde bunu bir tanesi belli olması yine fasit oldu.


13. Bölüm

Peşin alışverişte o kimsenin bir miktarı belli olacak, iki tutarı belli olacak. Karşı taraf kabul etse dahi hanefiye göre fasit alışveriş oluyor. Evet. fasit alışveriş herkes kabul etse dahi hanefiye göre fasit alışveriş. Onda alışveriş yerli yerine olmadı yani. Cahiz değil. Olmaz. O gene bin euro olarak verecek ona. Cahiz o dört bin beş yüz lira da verse o faiz yemiş oluyor. Bak illa ki artması şart değil. Anlatabildim mi? Yine faiz oluyor. Evet. Bu masrafı alacağından düşecek için karşı taraftan tahsil etme hakkı olur mu? Olmaz. Yok. Bankaya sen kendin verdin bankaya. Vermeyebilirdin. Efendim kiracı olarak yeni eve girdiğiminde girdi iki kiralık parasını verdik. Dekoratu olarak. On yıl sonra o kira on katına geldi.

Çıkar ben dekortuyu alırken verdiğim parayı mı aldın? Verdiğim parayı alacaksın. Peki orada bir iki kiralık parası olarak veriyorum. Olmaz. O zaman dolara dolar vereceksin. Diyeceksin ki iki kira parası on milyar ne yaptı? Beş yüz dolar yaptı. Beş yüz dolar deposite veriyorum diyeceğim. Beş yüz dolar alacaksın tekrar. Çıkarken de uvaade hesabına çekilmesi lazım. Orada bir faiz. Eee bu normal sistemin hukuku o. Onda bir sıkıntı yok. O gün ki daha motorini verirken fiyatını tespit edeceksin onu. Evet. Motorini verdin bugün diyelim ki bin litre motorun verdin. Kaç para bugün motorun? Örneğin otuz lira diyelim ki bin lirası otuz milyar lira. Otuz milyar bir ay sonra ondan otuz milyar alacaksın. Otuz bin liraya birini bir litre motorunu bir ay sonrasında örneğin otuz bin lira de otuz beş bin lira istiyorum.

Kırk bin lira bile isteyebilirsin. Peki rafta otuz beş lira para ödedim altmış lira. Rafta gördüm otuz beş lira. Kasaya gittim altmış lira para aldım yani. Rafta otuz beş lira rakabını görüyorum. Kasadan altmış lira çıkışı oldu. O zaman rraftaki geçerli. Rraftaki mi geçerli? Efendim diyeceğim ki olmaz rrafta otuz beş lira diyeceğim. Eee şeyi alışverişi bozacağım. Evet. Efendim alışverişlerdeki vaadeyle alakalı. Biz şimdi babitarlık eksi dürümlülüğe alıyoruz. Eee onlar da mesela bu vaade konuşmuyoruz. Bizi veriş geçiyoruz. Geliyor işte. Eee oluyor bir hafta sonra bu aslında. Birer sonra gözüküyor. Bunda bu bunda bir sıkıntı yok. Normalde o karşılıkı açık hesap çalışmak o. O normalde o karşıdaki kimse diyor ki sen en kısa zamanda parayı getir bana.

Sen de en kısa zamanda götürüyorsun. Sıkıntı yok. Efendim elli bir lira altın aldık diyelim. Kaç lira kabul ediyor? Öderken dört beş TL ödediyor. Olmaz. Evet altın mı aldı? Altın. Altın. Geldi elli liralık altın aldı. Kaç gram? Örneğin yirmi gram. Yirmi gram altın ödeyecek onu. TL ödemeyecek yani. Çünkü altın aldı o. Altın aldı altını verdi değil mi ona? Altın verdi. Değil mi ona? Borcu kaldı gene. Altın gramajı önemli orada. Parası değil. elli TL’lik diyelim ki yirmi gram altın aldı verdi ona. O gene yirmi gram altın alacak ondan. Ben Eee normalde sen onu vekil tayin ettin. Al üç yüz kırk liralık normalde üç yüz dolar al dedin sen ona. Vekil tayin ettin sen onu. Aa o zaman ne o? O cebinden koy diyorsa koydu.


14. Bölüm

Onu kabul etti vekalet olarak on lira vereceksin ona. Şimdi vereceksin on TL ona. Sen onu vekil tayin etmişsin çünkü. Nasıl ne kadar rahat. Kiraçlarım var. Sen karşıdaki kimseye hediye etmiş oluyorsun. İyi bir şey yapıyorsun. Normalde o sigorta şirketi arabayı motoru isterken üzerinde far ve aküsünün olmadığını gördü mü? Yok sigorta şirketi gördü mü? Gördü. O esnada istedi mi senden onu? Aküyü vereceksin ona. Bir alama durumlarında Kim o be? MâşâAllah. Kaptın gene kapçağını. Merhaba hoş geldin. Ohy mâşâAllah. Tamam valla. Kalk kakıyor. Otur oturuyor. Ali’nin emrine girmiş. Âmîn. Kira alamadığınızda mesela Kaça verdin? Tamam fazladır o da. Bir yıl sonra adam var. Kontrat bir yıllıksa bir beis yok.

Devlete sınır koydu. Yüzde yirmi beş ama sen bir yıllık kontrat yaptın. Kontrat yenilemiyorum. Bir yıl sonra sen evin boşalt deme hakkın var. Söyle biz de ona çok teşekkür ederiz. Elhamdülillah. Uyruk neresi? Çin Pekin. Çinli mi yoksa mâşâAllah oğlum. Uluslararası’sın ya. Elhamdülillah. Evet tamam. Var mı ticaretle alakalı başka faizle alakalı? Onlarla hep sürüman çalışıyorum böyle. Şimdi bir tanesi içinde öde bir baştan konuşmuyorum. Konudan konuşuyoruz öyle. Işin sonra hakkını veriyorum artık dedi. Bir tanesi içinde ben dedi kabul etmiyorum dedi. Yok ötekilerine bir der lira para verdim. Onu bir de bin lira deyince kabul etmedim. Ben dedi üç bin lira. Olmaz dedi ötekilerine veriyorsun lan onu da sana veririm deyince dedik o kadar böyle bir mesele var.

O normalde şimdi o yeri veren kimse baştan seninle benim yerim şu kadar demediği için ve oradaki yerel adet gelenek, görenek bu olduğu için diğerlerine ne veriyorsan onu kabul edecek. Ama bir dahaki seneye sen onu evet onu yapacak. Ama şimdi o sene normalde oradaki mutat neyse onu kabul edecek. Adam alacak olan adam ekspertsizce götürsün, ustasına götürsün, kime götürüyorsa götürsün. Senin için kusur onun için kusur değildir. Kıyamem al. Anlatabildim mi? Sen senin için kusur. Ama onun için kusur değil kıyamam al. Gösterdi baktı etti. Gördü görmedi. Önemli değil. Önemli değil. O o kontrol ediyor mu ediyor. Üç günlükte muhayyarlığı var mı? Var. Adam kendisi bakacak o sorunu. Görürse görecek. Kendisi bakıyorsa.

Ama normalde sen gizlemedin ki meydanda çünkü. Biz gittik İzmir’den araba aldık. Bizim Lütfü usta ile Cevdet Usta altına üstüne girdiler, çıktılar, baktılar, ettiler. Ondan sonra eksiklerini tespit ettiler. Ondan sonra oturdular. Adamla bir pazarlık yaptılar. Adam herhalde dedim adam semazen oldu galiba dedim. Bir döndü fabrikanın bahçesinde. Ondan sonra anlaştılar mesela dediler ki bu fiyat tamam tamam anlaşıldı. Eksini, gediğini onlar gördüler. arabayı alan benim dolayısıyla ben de onlara vekil etmişim. Biz gördük yani. Sonra arabadan şu çıkmaktı. Bizim ondan ona bir şey söylemeye hakkımız yok. Arabayı alan biziz çünkü. Bakan da biziz. Adam arabayı da saklamadı. Meydanda dedi. Araba bu dedi.


15. Bölüm

Bunda bir sıkıntı yok. Ister eksperte size götür, ister ustaya götür, ister kendin bak. Bunda sıkıntı yok. O ayrı mesele. O da maksın, etsin, çapsın, kıyamem al. babam bir tane merkep almış ya. Anlatayım mı muhabbeti? He. Onu söylemedi mesela. Biliyordur örneği. Ama adam burada mı? Merkep burada. Yok. Bak et çattı üç günde vazgeçme hakkım var. Biz şimdi bizim orada oğaya çayır diyoruz. Biz var ya Mehmetlerinin oradayız. Dayım da bir tane merkep almış. Tireden almış değil mi onu? Tireden almış merkebi. Büyük de o şey değil mi? Kıbrıs merkebi gibiydi. Kıbrıs merkebi. İrilerden. Almış gelmiş onu. Mehmetlerin o böyle çayırda da dam diyoruz biz orada yaşanılan yere. Aslında böyle bir şimdi ne diyorlar?

Hobby bahçesinde bir ev var orada normal. Biz de oradayız o gün. Misafiriz biz. Dayım aldı getirdi merkebi. Bunların kapının önünden bir su geçiyor. Küçük bir dereyata. Merkep özür kes geçmiyor. İlk triyon olmuyor, kalktırıyor olmuyor, dayım dövüyor olmuyor, vuruyor olmuyor. Biz de annemle bakıyoruz öyle. Annem dedi şimdi ısıracak onu o dedi. Dedim ne ısırması ya? Bizde dedi bir tane Begir vardı dedi. Kırda dedi. O meşhur ya. Anam hala daha üzülüyor o kıra satmış da demiyor onu. Begir öbür dayınlar binince gitmiyormuş böyle. Hareket bile etmiyormuş. Ama Mehmet dayın bindi mi annemin tabiriyle kulaklarını dikiyormuş. Nasıl gidip geliyormuş? Dayın Begir ısırmış ensesinden. Begir ensesinden ısırınca Begir bunu görünce geldi.

Isıran geldi. Kulaklarını dikiyormuş. Nasıl gidip geliyormuş ama? Diyor ki Ahmet dayın biniyordu diyor. Ondan gidip geliyordu diyor. İki saatte Bayındır’a gidip geliyor. Mehmet dayın biniyordu diyor. On dakikada. Tırıs gidip tırıs geliyordu diyor. Begir onu görünce kendinden geçiyor demek ki. Böyle asıl annem dedim ne ısırması ya ben şimdi anneme. Bak görürsün dedi. Biz karşıda seyrediyoruz. Uğraştığı komter içinde kaldı. Bütün yengem Zehra ablamın da orada Fadime vardı. Ondan sonra onun büyükleri böyle. O çok severler bizi Allâh razı olsun. Ondan sonra çok böyle ilk günlerimiz geçti. Zehra ile de Fadime ile de. Ondan sonra Mehmet Kuyucu’nun büyükleri bizim de büyümüş tabii. Ne? Gitmiyor merkep. o sudan geçmiyor.

Halbuki şey böyle basit bir su. orada böyle ama akıyor. En son dayımı gördüm de eser nefesinden ısırıyordu. Nasıl atladı böyle canı havlu ile. Hayvancaz karşıya dereden atladı yani. Geçti. Biz kaldık tabii ondan sonra. Sonra bayağı kullandı dayım onu. Tabii problem çözüldü. Sonra o böyle o eşek öyle akıllandı ki dayımın elinde. Ondan sonra böyle çilbirini bırakıyorlar vardı. Kendisi bayındır evine geliyordu. Tabii. Eşek ezberledi yolları. Bir andikaf vardı. Bunların yolunda ikinci bir arabanın geçmesi mümkün değil. Habire ıslık çalıyorlar, bağırıyorsun yolda Kuyucu Mehmet geliyor. Kuyucu Mehmet’in eşek arabası geliyor daha doğrusu. Geri gitmeyecek Kuyucularda hiç reğe yoktur. Geri fites yoktur yani.

O yüzden geri gitmiyor çünkü. Bağırıyorsun boyun yolda. Biz de bağırıyorduk ondan gidip gelirken. çünkü geriye gitme şansı yok. Hayvan geriye gitmiyor. Onu da alıştırmadı idi zaten. Öyle dayım Allâh rahmet eylesin. Bir tane de pancar motoru vardı. Freni yoktu. Trafik çevirmeye kalkmış buna. Lan nereye? Kimi çeviriyor? Trafikçilere bağırıyor. Kaçın. Kaçın çarpılacaksınız, çiğnenceniz diyor. kaçın çiğnenceniz çarpılacaksınız diye. gayri ihtiyarı ben de orada seyrediyorum onu. Ben gözümle şahidim. Hem bir de gazı da kesmiyor. Çat gidiyor. Gerçekten hepsi de açıldı. Adamlar neyle karşılaştıklarını biliyorlar çünkü. karşılaştıkları Kuyucu Mehmet. Tabii ne okuma var, ne yazma var. Ondan sonra ne ruhsat var, ne ehliyet var.

Öyle bir şey de lazım değil zaten ona. onun etiketi yetiyor. Sesi yetiyor. Bayındıra. Hiç kimse ona ne o ehliyet ruhsat sormadan göçtü gitti. Değil mi? Kimlik de sormadılar hiç ona. Evet. O adamın oğlu bu yani. Siz denklemi kurun diye söylüyorum. Denklen bu. o o dayımdan çok iyidir Mehmet. dayım burada olmuş olsa hepiniz de din tartışır. Hiçbiriniz de bilmiyorsunuzdur. Öyleydi değil mi? Müftüler cebinde, âlimler iş cebinde onlar saklıyor. Bilmem kaç tane müftüyü cebinden çıkarırdı. Allâh rahmet eylesin. Âmîn. Öyle enteresan bir adam da. el-Fâtiha. Eeesinv 2014


Bibliyografya — Zikredilen Kaynaklar

  • Kur’ân-ı Kerîm: Yusuf, Muhammed, Fâtiha sûrelerinden referanslar; geçen âyet-i kerîmelerin tefsîr ve siyâkı sohbet içinde tafsîlâtlı işlenmiştir.
  • Tasavvufî Istılâh: derviş, cin, ruh, sır, ayet, hadîs, hadis, sünnet, sünnet-i seniyye kavramları ve bu kavramların kalbî-zâhirî tecellîyâtı.
  • Silsile-i Meşâyih (Mustafa Özbağ Efendi’nin yolu): Hacı Ebû Bekr Baba → Çorumlu Mustafa Anaç Efendi → Nevşehirli Hacı Abdullâh Gürbüz Efendi → Mustafa Özbağ Efendi
  • Hadîs-i Şerîfler: Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim, Sünen-i Ebû Dâvûd, Sünen-i Tirmizî, Sünen-i Nesâî, Sünen-i İbn-i Mâce ve Müsned-i Ahmed bin Hanbel’den iktibâslar.

Sohbetin Tasnîfi ve Bağlamı

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi hazretlerinin Aynı parayla olan alışverişte sıkıntı yok ama nakit değişimler anında olmazsa o riba olur başlıklı sohbetinin tam transkriptinin Karabaş Tekkesi düzeltme ve telîf standartlarına göre hazırlanmış uzun-format hâlidir. Sohbette geçen âyet, hadîs, pîr menkıbeleri ve tasavvufî ıstılâhlar yukarıda zikredilmiş olup, sohbetin esas metni paragraflar boyunca tafsîlâtlı sûrette serpiştirilerek aktarılmıştır.


Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Aynı parayla olan alışverişte sıkıntı yok ama nakit değişimler anında olmazsa o riba olur | Seri: Dergâh Sohbetleri Serisi

Diğer sohbetler: Dergâh Sohbetleri Serisi

İlgili Sözlük Terimleri: Sünnet, Silsile, Muhabbet, Rızâ, Dervîş, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı