Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sevgi ·

AXg Nedensiz niçinsiz nasılsız seven varsa o da Allah 7.1.23

Allah her şeyi bir sebebe. Bağlar varlık aleminde. Ama kendisine seçtikleri vardır nedensiz niçinsiz nasıl sızdır bunun şeriatın. Hani söyleyeceksek. Evet bir sebebe bağlar içindekini anlatmazsam kend...

Nedensiz, Niçinsiz, Nasılsız Seven — Sadece Allâh

Nedensiz, niçinsiz, nasılsız seven varsa o da Allâh’tır. Sâdece Allâh hiçbir sebep aramadan sever. İnsanlar bir sebeple sever — güzelliği, ihtiyacı, faydası için. Allâh ise sırf sevdiği için sever. Bu, Allâh sevgisinin benzersiz özelliğidir. Mü’min bu sevginin yüceliğini anlamalı; ve şükretmelidir.

İnsan Sevgisi — Sebepli

İnsan sevgisi sebeplidir. Kişi başkasını sebepli sever: Güzellik, fayda, akrabalık, dostluk. Sebep ortadan kalkınca sevgi de azalır. Güzellik solar — sevgi soluk. Fayda biter — sevgi biter. Akrabalık zayıflar — sevgi de zayıflar. Bu, insanın sınırlı sevgisidir.

Allâh Sevgisi — Sebepsiz

Allâh sevgisi sebepsizdir. Allâh kullarını yaratmadan önce de sevdi; yarattıktan sonra da sever. Kulun güzelliğine değil; sıfâtına değil; faydasına değil. Sâdece sevdiği için. Bu, Allâh’ın özgür sevgisi. Sevdiği için sever; sevmemek seçeneği var ama sevmeyi seçer.

Sevdiği Kullarına Lutuf — Sebepsiz

Allâh sevdiği kullara sebepsiz lutfeder. Hidâyet, mâneviyât, rahmet — hepsi kulun hak etmediği lutuflardır. Kul «ben hak ettim» diyemez. Allâh «Ben sevdim, verdim» der. Bu hakîkati anlayan kul tevâzu içine girer; «ben hak etmedim, Allâh lutfu ile verdi» der.

Şükür — Lutuf Karşılığı

Mü’min Allâh’ın sebepsiz lutfu karşısında şükreder. Çünkü hak etmediği bir nimet aldı. Şükür bu nimeti kabûlün bir ifâdesi. Şükredince nimet artar; şükretmeyince azalır. «Eğer şükrederseniz, mutlaka size daha fazlasını veririm» (İbrâhîm 7). Bu, Allâh’ın vaadi.

Allâh Sevgisini Hak Etmek — Çaba

Allâh sevgisi sebepsiz; ama mü’min onu korumak için çaba göstermelidir. Sevgi geldi; ama davranışları bozuksa, sevgi gidebilir. Mü’min Allâh’ın sevdiklerini yapar, sevmediklerinden kaçar. Bu çaba sevgiyi kazandırır değil; ama korur. Sevginin gelişi Allâh’tan; kalışı kuldan da.

Mü’minin Allâh Sevgisi — Karşılık Olarak

Mü’min Allâh’ı sevince — bu karşılık. Allâh önce sevdi; mü’min de sever. «Allâh onları sever, onlar da Allâh’ı severler» (Mâide 54) — bu karşılıklı sevgi. Mü’min Allâh’ı sevmek için çaba gösterir; ibâdet eder; zikreder; tefekkür eder. Bu sevgisi Allâh’ın sevgisine bir karşılık.

Niyâz — Allâh’ın Sebepsiz Sevgisi İçin Şükür

Niyâz: «Yâ Rab, beni sebep aramadan seven Sensin. Senin bu lutfuna şükredemem; ama dilim ile şükrederim. Senin sevdiklerini sevmeyi, sevmediklerinden kaçınmayı nasîb et. Sevgini koruyabilmem için çaba göstermemi sağla. Karşılıklı sevgi mertebesinde olmamı nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi Senin sevdiğin ve seven kullardan eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Allâh Sevgisi, Lutuf, Şükür. → Tasavvuf Sözlüğü