Nedensiz, Niçinsiz, Nasılsız Seven — Sadece Allâh
Nedensiz, niçinsiz, nasılsız seven varsa o da Allâh’tır. Sâdece Allâh hiçbir sebep aramadan sever. İnsanlar bir sebeple sever — güzelliği, ihtiyacı, faydası için. Allâh ise sırf sevdiği için sever. Bu, Allâh sevgisinin benzersiz özelliğidir. Mü’min bu sevginin yüceliğini anlamalı; ve şükretmelidir.
İnsan Sevgisi — Sebepli
İnsan sevgisi sebeplidir. Kişi başkasını sebepli sever: Güzellik, fayda, akrabalık, dostluk. Sebep ortadan kalkınca sevgi de azalır. Güzellik solar — sevgi soluk. Fayda biter — sevgi biter. Akrabalık zayıflar — sevgi de zayıflar. Bu, insanın sınırlı sevgisidir.
Allâh Sevgisi — Sebepsiz
Allâh sevgisi sebepsizdir. Allâh kullarını yaratmadan önce de sevdi; yarattıktan sonra da sever. Kulun güzelliğine değil; sıfâtına değil; faydasına değil. Sâdece sevdiği için. Bu, Allâh’ın özgür sevgisi. Sevdiği için sever; sevmemek seçeneği var ama sevmeyi seçer.
Sevdiği Kullarına Lutuf — Sebepsiz
Allâh sevdiği kullara sebepsiz lutfeder. Hidâyet, mâneviyât, rahmet — hepsi kulun hak etmediği lutuflardır. Kul «ben hak ettim» diyemez. Allâh «Ben sevdim, verdim» der. Bu hakîkati anlayan kul tevâzu içine girer; «ben hak etmedim, Allâh lutfu ile verdi» der.
Şükür — Lutuf Karşılığı
Mü’min Allâh’ın sebepsiz lutfu karşısında şükreder. Çünkü hak etmediği bir nimet aldı. Şükür bu nimeti kabûlün bir ifâdesi. Şükredince nimet artar; şükretmeyince azalır. «Eğer şükrederseniz, mutlaka size daha fazlasını veririm» (İbrâhîm 7). Bu, Allâh’ın vaadi.
Allâh Sevgisini Hak Etmek — Çaba
Allâh sevgisi sebepsiz; ama mü’min onu korumak için çaba göstermelidir. Sevgi geldi; ama davranışları bozuksa, sevgi gidebilir. Mü’min Allâh’ın sevdiklerini yapar, sevmediklerinden kaçar. Bu çaba sevgiyi kazandırır değil; ama korur. Sevginin gelişi Allâh’tan; kalışı kuldan da.
Mü’minin Allâh Sevgisi — Karşılık Olarak
Mü’min Allâh’ı sevince — bu karşılık. Allâh önce sevdi; mü’min de sever. «Allâh onları sever, onlar da Allâh’ı severler» (Mâide 54) — bu karşılıklı sevgi. Mü’min Allâh’ı sevmek için çaba gösterir; ibâdet eder; zikreder; tefekkür eder. Bu sevgisi Allâh’ın sevgisine bir karşılık.
Niyâz — Allâh’ın Sebepsiz Sevgisi İçin Şükür
Niyâz: «Yâ Rab, beni sebep aramadan seven Sensin. Senin bu lutfuna şükredemem; ama dilim ile şükrederim. Senin sevdiklerini sevmeyi, sevmediklerinden kaçınmayı nasîb et. Sevgini koruyabilmem için çaba göstermemi sağla. Karşılıklı sevgi mertebesinde olmamı nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi Senin sevdiğin ve seven kullardan eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Allâh Sevgisi, Lutuf, Şükür. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
- Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
- Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
- Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
- İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
- Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.
