Gönlüm hüzünlü, sanki bir eski han artık, Kapıları kırık, pencereler rüzgâra açık, Gelene hoş geldin demekten yorgun, Gidene güle güle demekten yorgun, Yollar, yolcular çok konuştu içerimde, Ayak izlerim bir çok ayak izlerine karıştı, Bir ben var ki bende, beni benden eden, Sessizliğe bile kızacak, hüznünden kederinden. Ne bir dostun omzu var bana yakın, Ne de bir söz var acıyı kederi hafifleten. Her içimde perde perde büyüyor sanki, Dışım suskun, içim uçup giden göçebe kuşu. Ey gönül, sen ne çilekeş bir kervan başısın, Bir katar çöker, bir yük biter gider sanırsın.
Aşkın Yollarına Mustafa Özbağ Hakkında
Oysa bu katar bu yük değildir seni yorup yıldıran Şahitliklerin, taşıdıklarının hatırasıdır canını yakan. Yorgun gönlümde, yorgun tebessüm dudağımda, Ağlamak istesem, ağlayacak hal yok gönlümde. Kalabalıklar sanki çok iyilermiş gibi geçer yanımdan, Gönlüm yorgun son nefesini bekler, sessizce… Gel ey sevgili, bir nefes ver Mustafa’nın gönlüne, Dökülsün üzerimden yorgun gecelerin kederi, Şu yorgun gönlüm seninle yeniden hayat bulsun, Yeniden koşsun uçsuz bucaksız AŞK’ın yollarına.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Aşk. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı