Mustafa Özbağ Efendi bu kısa sohbette alacaklının alacağını zekâtına saymasının üç yolunu tafsîl eder. Bir kimsenin, borçlusunun nisâb miktarı paraya mâlik olmadığı durumlarda alacağını zekâta saymasının üç yolu vardır. Birinci yol: Alacaklı, borçlusuna gider, ve şöyle der: «Sana borcun yok; ben bunu zekâtıma saydım.» Bu yolla alacağı zekât olarak düşürür. İkinci yol: Alacaklı, zekât miktarını borçlusuna nakden verir; o da bu parayı alır, ve borcunu ödemek üzere alacaklıya geri öder. Üçüncü yol: Alacaklı zekâtını ona vermeden önce ona nakden zekâtı verir; o kimse de onu kendi tasarrufunda kullanır. En sahîhi ise zekâtın elden verilmesidir; çünki Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onların mallarından sadaka al» buyurmuştur. Zekât, fakîrin eline geçmedikçe edâ edilmiş sayılmaz.
Birinci Yol: Borç Düşürme
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: bir kimsenin, borçlusunun nisâb miktarı paraya mâlik olmadığı durumlarda alacağını zekâta saymasının üç yolu vardır. Birinci yol: Alacaklı, borçlusuna gider, ve şöyle der: «Sana borcun yok; ben bunu zekâtıma saydım.» Bu yolla alacağı zekât olarak düşürür. Hanefî mezhebinde temlîk şartı vardır; bu şart sebebiyle bu birinci yol Hanefîlerce ihtilâflıdır.
İkinci Yol: Nakden Verme ve Geri Alma
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir fıkhî mes'eleyi tafsîl eder: ikinci yol: alacaklı, zekât miktarını borçlusuna nakden verir; o da bu parayı alır, ve borcunu ödemek üzere alacaklıya geri öder. Bu yol Hanefîlerin tercih ettiği yoldur; çünki temlîk şartı tam olarak yerine gelmiştir. Borçlu zekâtı eline almış, sonra serbest irâdesiyle borcuna karşılık geri ödemiştir. Bu yol nisâb altı borçluya zekât verilebilir genel fıkıh usûlüne de uygundur.
Üçüncü Yol: Önce Zekât, Sonra Tasarruf
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir fıkhî kâideyi tafsîl eder: üçüncü yol: alacaklı zekâtını ona vermeden önce ona nakden zekâtı verir; o kimse de onu kendi tasarrufunda kullanır. Bu yol borçlunun ihtiyâcı varsa, ve borcunu ödemekten daha mühim bir mes'elesi varsa tercih edilir. Borçlu fakîr ise, ve aldığı zekâtla evvelâ kendi zarûretini görmek istiyor ise onu vermeyebilir; çünki Şer'-i Şerîf ona o hakkı tanımıştır.
En Sahîhi: Zekâtın Elden Verilmesi
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin görevini tafsîl eder: en sahîhi zekâtın elden verilmesidir; çünki Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onların mallarından sadaka al» (Tevbe 9/103) buyurmuştur. Zekât, fakîrin eline geçmedikçe edâ edilmiş sayılmaz. Hanefî Fıkhında zekâtın temlîki mahsûsa mu'teber sayılması da bu kâideye dayanır. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni zekâtı sahîh yolla, ve fakîrin eline tam olarak ulaştırarak edâ etmeye yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: Tevbe 9/103, 60; Bakara 2/280, 267; Müzzemmil 73/20.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'z-Zekât.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zekât.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm Kâsânî, Bedâi'u's-Sanâi', Zekât temlîki bahsi.
- İmâm Serahsî, el-Mebsût.
- İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr.
- Fetâvâ-yı Hindiyye.
- İmâm Şâfi'î, el-Üm.
- İmâm Mâlik, el-Müdevvene.
- Dürrü'l-Yektâ; Mîzânü'l-Kübrâ.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Zekât Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu kısa sohbet alacaklının alacağını zekâtına saymasının birinci yolunu (borç düşürme), ikinci yolunu (nakden verme ve geri alma), üçüncü yolunu (önce zekât, sonra tasarruf), ve en sahîhinin elden verilmesi olduğunu tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Zekât Sohbetleri