Mustafa Özbağ Efendi bu kısa sohbette alacağı olan kimsenin alacağını zekât olarak sayabileceğine dâir Yûsuf el-Karadâvî'nin fetvâsını tafsîl eder. Vefât eden Şâfi'î fıkıhçısı Yûsuf el-Karadâvî, Dünya İslâm Âlimleri Birliği başkanıydı; günümüze ışık tutacak önemli fetvâları vardı. Karadâvî'nin fetvâsına göre, eli dar olan bir kimsenin borcunu zekâtla ödeyebileceği, ve alacağını zekâta mahsûp edebileceği görüşündedir. Bu görüşüne Bakara 280. âyetini delîl getirir: «Borçlu darda ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek gerekir; eğer onlara sadaka olarak bağışlarsanız, daha hayırlıdır; ne var ki bilirseniz.» Karadâvî bu âyetten hareketle alacaklının alacağını zekâta sayıp sadaka olarak bağışlayabileceğini, bunun da Cenâbı Hak indinde daha hayırlı olduğunu beyân etmiştir. Bu çağdaş fıkıh kâidesi, klasik Hanefî mezhebinin temlîk şartına ihtiyâtla yaklaşır.
Yûsuf el-Karadâvî: Çağdaş Şâfi'î Âlim
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: vefât eden Şâfi'î fıkıhçısı Yûsuf el-Karadâvî, Dünya İslâm Âlimleri Birliği başkanıydı. Günümüze ışık tutacak önemli fetvâları vardı. Karadâvî'nin fetvâsına göre, eli dar olan bir kimsenin borcunu zekâtla ödeyebileceği, ve alacağını zekâta mahsûp edebileceği görüşündedir. Bu fetvâ çağdaş İslâm fıkhında önemli bir mevkīye sâhiptir.
Bakara 280: Delîl Âyeti
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir Kur'ânî hakîkati tafsîl eder: Karadâvî bu görüşüne Bakara 280. âyetini delîl getirir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Borçlu darda ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek gerekir; eğer onlara sadaka olarak bağışlarsanız, daha hayırlıdır; ne var ki bilirseniz» (Bakara 2/280) buyurmuştur. Bu âyet borç sâhibinin darda olan borçluya hem mühlet vermesini, hem de borcunu sadaka olarak bağışlamasını teşvîk eder.
Alacağın Zekâta Mahsûbu
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin görevini tafsîl eder: Karadâvî bu âyetten hareketle alacaklının alacağını zekâta sayıp sadaka olarak bağışlayabileceğini, bunun da Cenâbı Hak indinde daha hayırlı olduğunu beyân etmiştir. Bu çağdaş fıkıh kâidesi, klasik Hanefî mezhebinin temlîk şartına ihtiyâtla yaklaşır; ancak fakîr borçluyu rahatlatma maslahatına dayanır. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni borçluya mühlet vermeye, ve mümkün olduğunda alacağını sadaka olarak bağışlamaya yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/280, 276, 267, 271; Tevbe 9/103, 60.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'z-Zekât.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zekât.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm Şâfi'î, el-Üm.
- İmâm Nevevî, el-Mecmû'.
- İbn Hâcer el-Heytemî, Tuhfetü'l-Muhtâc.
- Yûsuf el-Karadâvî, Fıkhu'z-Zekât, Alacağın zekâta mahsûbu fetvâsı.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Bakara 280 tefsîri.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Zekât Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu kısa sohbet Yûsuf el-Karadâvî'nin çağdaş Şâfi'î âlim olduğunu, Bakara 280 âyetinin delîl olarak getirilmesini, ve alacağın zekâta mahsûbunun Karadâvî fetvâsını tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Zekât Sohbetleri