İbrâhîm 7 — «şükrederseniz artırırım» — sohbetin omurgası. Burada şükrün yalnız dille değil fiille de olduğu, isrâfın ve nimeti çürütmenin nankörlük sayıldığı anlatılıyor; sonunda nimetin değil nimeti verenin bâkî olduğu, annesinin görme kaybı misâliyle konuluyor.
İbrâhîm Sûresi 7. Âyet
İbrâhîm sûresi âyet 7. Bu âyet benim dilime pelesenektir. Yine bir zaman rabbiniz size şunu bildirmişti. Yemin olsun ki şükrederseniz size olan nimetlerimi mutlaka arttırırım. Şâyet nankörlük ederseniz şüphesiz ki azâbım çok şiddetlidir. Cenâb-ı Hak şükredenlere nimetlerini artırır. Her hâline rabbine hamdet, şükret.
Şükür Hem Dille Hem Fiille Olur
Ama bu hem dil ile hem de fiilî olacak. Bu Allâh’a hamdetmek, Allâh’a şükretmek hem dil ile olacak hem de fiilî olacak.
İsrâf etmeyeceksin — fiilî. Bir şeyi atmayacaksın — fiilî. Bir şeyi son kullanma zamânına kadar kullanacaksın — fiilî.
Bu peynir kokmuş gibi duruyor — atmayacaksın. Allâh’a hamdet.
Evde Nimeti Çürüten
Bir evde bir kadın bir şeyi kokutuyorsa, küflendiriyorsa, kurtlandırıyorsa, böceklendiriyorsa — o kadın evinin kadını değil, o nankörlerden.
Adam çalışmış, çabalamış; Cenâb-ı Hakk’ın lütfuyla, ikrâmıyla eve yiyecek getirmiş. O kadın evdeki yiyecek kurtlandırmış, böceklendirmiş, kokutmuş — o kadın nankörlerden bir kadın.
Bu, kimin eşi olursa olsun, kimin karısı olursa o, Cenâb-ı Hakk’ın vermiş olduğu nimete saygı ve sevgiyle durmuyor; o nimete hamdetmiyor, o nimete şükretmiyor.
Erkek de Nasîhat Etmiyorsa Nankördür
Evde bulgurdur, fasulyedir, odur budur, ne varsa böceklir var, tereyağı var, şu var, bu var. Küflendirmiş. Yemek var, yemek orada durmuş dolapta: Bir gün, iki gün, üç gün. Ondan sonra bozuldu bu demiş, atmış. O kadın nankörlerden.
O erkek o kadına gerekli olan nasîhati etmiyorsa, o erkek de nankörlerden. Cenâb-ı Hakk’ın vermiş olduğu nimete hâinlik yapıyor. Doğru değil.
Allâh Kimleri Sevmez?
Hamdedenlere, şükredenlere Allâh nimeti arttırır. Hamdetmezse, şükretmezse, o zaman da diyor ki: Allâh’ın azâbı çok şiddetlidir.
Allâh nankörleri sevmez. Allâh isrâfçıları sevmez. Allâh gösteriş yapanları sevmez. Allâh gösteriş yapan, isrâf edenleri sevmez. Allâh bir şeyi kokutan, bozan, küflendireni sevmez.
Yerli Yerinde ve Sonuna Kadar Kullanmak
O zaman hamdedeceksin, o zaman şükredeceksin. Sen bu ne? Bunu yerli yerinde kullanacaksın, sonuna kadar kullanacaksın.
Bozuldu, tâmiri mümkün değil — o zaman yenisini alacaksın; aldığında da Allâh’a hamdedeceksin.
Bu ne? Bilgisayar. Bozuluncaya kadar kullanacaksın bunu; bozmamak için de gayret göstereceksin. Bozmamak için gayret göstereceksin. Allâh’a hamdini fiilî göstereceksin.
Yirmi Yıllık Elbise
Bu ne, elbise? Kaç yıllık? Yirmi yıldan fazla. Onu temiz kullanacaksın; Allâh’a hamdini öyle göstereceksin.
Benimle kaç tâne umre yaptı bu? Atmam. Parasızlıktan mı? Değil. Hamdedeceksin.
Kullanabildiğin yere kadar kullanacaksın. İsrâf etmeyeceksin. Marka manyağı, budalası olmayacaksın — oldurmayacaksın da. Ölçülü, ölçülü.
İbn Mâce: Şükür Artırır, Sabır Muhâfaza Eder
Hamdedersen Cenâb-ı Hak nimeti arttıracak. Şükredersen nimetini… Şükür nimeti arttırır. Sabır ise nimeti muhâfaza eder. İbn Mâce Şükür nimeti arttırır Şükret.
Neye Hamdedeceksin?
Bir dergâh bulmuşsun, Kur’ân-sünnet dâiresinde: Hamdet, şükret, disiplinli ol.
Evlenmişsin, Allâh sana bir eş vermiş: Hamdet, şükret, çizgini bozma.
Allâh sana evlât vermiş: Hamdet, şükret, çizgini bozma. Allâh sana evlât vermemiş: Hamdet, şükret, çizgini bozma.
Cenâb-ı Hakk’ın vermiş olduklarını veya vermemiş olduklarını hamdet. Merak etme, olumlu olumsuz her şey gelip geçecek.
Mü’min Ne Zaman Şükreder?
O yüzden normalde mü’min, mü’min, nimet gelmeden şükredendir. Mü’min, dert gelmeden şükredendir. Mü’min, sıkıntı gelmeden şükredendir. Mü’min, varlık gelmeden, yokluktayken şükredendir.
Bu yüzden hamdedersen, şükredersen Allâh nimetini arttırır.
Rahatsızlığın Varsa
Rahatsızlığın var: Hamdet. Şikâyet etme, şükret. Cenâb-ı Hak sana lâzım olan sağlığı verir.
Sağlık hapta, ilaçta, onda bunda değildir; onlar vesîledir, sebeptir. Seni ayakta tutacak olan Allâh’tır.
Sen Allâh’a hamdet, Allâh’a şükret; sen tövbeyi, zikri, hamdi bırakma. Allâh muhâfaza eylesin.
Nimetler Değil, Nimeti Veren Bâkîdir
O yüzden nimetler değil, nimeti veren bâkîdir. Sen üzerindeki nimetleri bâkî görme. Sen o nimetleri bahşeden, nimetleri lütfeden Allâh’a hamdet.
Gelip geçici. Bugün gözün görüyor, yarın görmeyebilir.
Annemin Son Yılları
Annem 10 yıldan fazla ömrünün son 12 13 yılını sıfır görmeyle yaşadı. Sıfır görme. Şeker hastasıydı, vurdu gözlerine.
Üç sefer ameliyat ettirdim, açılmadı. Yâni o süreç durmadı; şekeriyle mücâdele etmedi. On beş yıla yakın sıfır görmeyle yaşadı. Sıfır görmüyor kadın.
Nimet Elindeyken Hamdet
O nimet elindeyken Allâh’a hamdet. Aklın yerindeyken Allâh’a hamdet. Îmânın yerindeyken Allâh’a hamdet.
O nimet geçer gider. O bir şeyin olmaması geçer gider; onsuz da yaşarsın, bir şeysiz yaşarsın.
O yüzden Allâh’a hamdet. Allâh’ı hamdetmenin yolunu bul. Allâh muhâfaza eylesin. (Âmîn.)
İnsân Sûresi 3. Âyet
İnsân sûresi âyet 3. Bunlar böyle beni böyle derinden sarsan âyet ve hadîslerdir bunlar. İnsan sûresi âyet 3. Biz ona doğru yolu da eğri yolu da gösterdik. Artık isterse şükreder, doğru yolda gider, isterse nankörlük edip ehli yollara sapar.
Sana doğruyu gösterdi Cenâb-ı Hak. Ben size bildiğim kadar doğruları anlattım — bildiğim kadarıyla, görebildiğim kadarıyla.
Tercih Senin
Sen ister doğruları yaparsın, ister sen nankörlük edip eğri yollara saparsın.
Allâh ve Resûlullâh sana doğru yolu gösterdi, sana doğru yolu anlattı. Cenâb-ı Hakk’ın orta yerdeki nasîhatçileri sana doğruyu anlattı. Kur’ân belli, sünnet belli.
Sen ister doğru yolda gider Allâh’a hamdedersin; ya da sen eğri yolda gider Allâh’a nankörlük edip cehenneme doğru yol alırsın.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi sohbetleri | Seri: Hamd, şükür
Ek kaynaklar:
- Kur’ân-ı Kerîm, İbrâhîm 14/7 — Diyanet meali: «Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: ‘Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.’»
- Kur’ân-ı Kerîm, İnsân 76/3 — Diyanet meali: «Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kateder.»
- Hadîs-i şerîf — İbn Mâce — «Şükür nimeti artırır, sabır nimeti muhâfaza eder.»