Senin Doğrun, Benim Doğrum Yok — Doğru Kur’ân ve Sünnet
Bizim kardeşlerimiz Kur’ân ve sünnetten başka bir şey anlatmaz, başka bir şey konuşmaz, başka bir şey yayınlamaz. Kur’ân ve sünnet. Felsefe yok. Senin doğrun, benim doğrum yok. Kur’ân ve sünnet. Marx’ın görüşü ilgilendirmez. Engels’in görüşü ilgilendirmez. Sokrat ne demiş, Eflatun ne demiş, Aristo ne demiş ilgilendirmez. Allâh ne demiş? Resûlullâh sallallâhu aleyhi vesellem ne demiş? Ashâb bunu nasıl yaşamış? İmâmı A’zam, İmâm Şâfiî, İmâm Mâlik, İmâm Ahmed b. Hanbel ne demiş? Abdülkâdir Geylânî Hazretleri ne demiş? Bunlar ilgilendirir.
Modern Görelilik — Kur’ânî Reddediliş
«Senin doğrun, benim doğrum» modern göreliliktir. Bu felsefede mutlak doğru yok; herkesin doğrusu kendine göre. Hâlbuki Kur’ân buna karşıdır. «Hakk olan Rabbinden gelendir; sakın şüphecilerden olma» (Bakara 147). Doğru — Allâh’ın bildirdiğidir; insanın görüşü değil. Bu prensip Müslüman düşüncesinin temelidir.
Felsefe — Bağlayıcı Değil
Felsefe Müslüman için bağlayıcı değildir. Marx, Engels, Sokrat, Eflatun, Aristo — bunlar düşünür; Allâh’tan vahiy almamış. Görüşleri tartışmalı; mutlak değil. Müslüman bunları okuyabilir; ama bağlayıcı kabûl edemez. Bağlayıcı olan — Kur’ân, sünnet, ümmetin icmâ’ı, müctehid imâmların ictihâdı.
Allâh ve Resûlullâh’ın Sözü — Hâkim
Allâh ve Resûlullâh’ın sözü hâkimdir. «Allâh ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, mü’min erkek ve mü’min kadın için artık o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur» (Ahzâb 36). Bu âyet kesin: Allâh ve Peygamber hüküm verdiğinde — başka seçenek yok. Mü’min kabûl eder; uygular.
Sahâbenin Yaşam Biçimi — Örnek
Sahâbei Kirâm Kur’ânsünneti nasıl yaşadıysa — bizim de o şekilde yaşamamız gerek. Onlar mutlak teslimiyetle uyguladılar; tartışmadılar; kendi felsefe oluşturmadılar. Sahâbenin yaşam biçimi — sonraki nesillere örnek. Onlardan saparsak — yoldan saparız.
Dört İmâm — Yorumcular
Dört imâm — İmâmı A’zam Ebû Hanîfe, İmâm Şâfiî, İmâm Mâlik, İmâm Ahmed b. Hanbel — Kur’ânsünnetin sahih yorumcularıdır. Onların ictihâdları ümmetin onayını almıştır. Mü’min bu dört mezhepten birine tâbî olur. Mezhepsizlik modern bir sapma; gerçek İslâm’da yer yok.
Evliyâullâh — Tasavvufun Üstâdları
Abdülkâdir Geylânî, Ahmed Rifâî, Mevlânâ Celâleddîn, İmâm Rabbânî — tasavvufun üstâdları. Onların yolu Kur’ânsünnet üzerinde inşâ edildi. Kuşeyrî Risâlesi, Mârifî, Tebrîzî makâlâtı — bu eserler mü’minin okuması gereken kaynaklar. Modern felsefe yerine bu eserlere yönelmek gerek.
Niyâz — Kur’ân-Sünnete Bağlı Kalmak
Niyâz: «Yâ Rab, beni Kur’ân ve sünnete bağlı bir mü’min eyle. Modern göreliliğin tuzağından beni koru. Felsefenin Kur’ânsünnete aykırı yönlerinden beni uzak tut. Sahâbei Kirâm’ın, dört imâmın, evliyâullâhın yolunda yürümeyi nasîb et. Senin doğrunbenim doğrum demeden Senin gerçek doğrunu yaşamayı nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi sahih yola bağlı mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Kur’ân, Sünnet, Felsefe. → Tasavvuf Sözlüğü