İnsanlık Yapacaksan Dosdoğru Yap; Dervîşlik Yapacaksan Dosdoğru Yap
İnsanlık yapacaksan dosdoğru yap; dervîşlik yapacaksan dosdoğru yap. Bu, samimiyet ve ciddiyet prensibidir. Yarım yapılan iş — yapılmamış sayılır. Yarım insanlık insanlık değil; yarım dervîşlik dervîşlik değil. Mü’min ne yapıyorsa tam yapmalı; baştan savma, gönülsüz, parça parça yapmamalıdır. Dosdoğrulukta hayır var; eğri-büğrülükte zarar var.
«Dosdoğru» — Allâh’ın Emri
«Dosdoğru ol» Allâh’ın emridir. «Emrolunduğun gibi dosdoğru ol» (Hûd 112). Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem bu âyetin nüzûlüne «Beni Hûd sûresi yaşlandırdı» buyurmuştur. Yâ’nî dosdoğruluk yükü çok ağırdır. Mü’min bu yükü taşımayı kabûl etmeli; ve hayâtının her alanında dosdoğru olmalıdır.
İnsanlık — Her Mü’minin Birinci Vazîfesi
İnsanlık her mü’minin birinci vazîfesidir. Sahih bir mü’min önce insandır. Adâlet, dürüstlük, merhamet, yardımlaşma, sözünde durmak — bunlar insanlığın temelleri. Bu olmadan dervîşlik de olmaz. Çünkü dervîşlik insanlığın üstüne kurulur. İnsan olmayan dervîş olamaz. Bu sıralama önemli.
Dervîşlik — İnsanlığın Üstüne
Dervîşlik insanlığın üstüne kurulur. İnsanlık temeldir; dervîşlik yapıdır. Temel olmadan yapı olmaz. Bu yüzden bir kişi «ben dervîşim» derken önce kendine sormalı: «Ben insan mıyım? Adâletli miyim? Dürüst müyüm? Sözümde duruyor muyum?» Bu sorulara «evet» diyemiyorsa, dervîşlik iddiâsı boş.
Yarım Dervîşlik — Sahtelik
Yarım dervîşlik sahteliktir. Bâzı kişiler kısmen dervîşlik yapar: Sohbete gelir ama virdini çekmez; vird çeker ama sünnete uymaz; sünnete uyar ama ahlâkı bozuk. Bu yarımlık dervîşlik değildir. Tam dervîşlik bütün bunların birleşmesi: Sohbet, vird, sünnet, ahlâk — hepsi birlikte. Aksi takdirde sahte.
Dosdoğruluğun Mükâfâtı — Allâh’ın Yardımı
Dosdoğruluğun mükâfâtı Allâh’ın yardımıdır. «Rabbimiz Allâh’tır deyip sonra dosdoğru olanlara melekler iner: ‘Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilen cennete kavuşun’» (Fussılet 30). Bu âyet dosdoğru olan mü’minlere meleklerin geleceğini bildirir. Bu büyük bir mükâfâttır. Mü’min bu mükâfâtı bilerek dosdoğru olmalıdır.
Hz. Peygamber’in Dosdoğruluğu — Örnek
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem dosdoğruluğun zirvesi idi. Câhiliye Arapları O’na «el-Emîn» — güvenilir derdi; çünkü dosdoğruluğunu görmüşlerdi. Düşmanları bile sözüne güvenirdi. Mü’minler O’na «yâ Resûlallâh» derken, O’nun dosdoğruluğuna hayrânlık duyarlardı. Bu örnek bugüne ulaşır; ve mü’min bunu takip etmelidir.
Niyâz — Dosdoğru Mü’min İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni dosdoğru bir kul eyle. Önce dosdoğru bir insan; sonra dosdoğru bir dervîş. Yarımlıktan, sahtelikten, baştan savmadan beni koru. Hûd sûresi gibi dosdoğru ol emrini ciddi alan, hayâtım boyunca buna uyan bir mü’min yap. Meleklerin müjdelediği dosdoğrular arasına beni de kat.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi dosdoğru kullardan eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: İstikâmet, Dervîş, İnsanlık. → Tasavvuf Sözlüğü