Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Nefis ve heva ·

Günah işleyen kimse suçunu itiraf edecek, nefsini kötüleyecek ve rahmetten ümidi

Rabbimiz. Biz kendimize zulmettik. Eğer sen bizi bağışlamaz bize merhamet etmezsen kesinlikle hüsrana uğrayanlardan oluruz dediler. Araf. Suresi ayet 23 ve. Adem. Aleyhisselam bu tövbesi ile bu tövbes...


Günâh İşleyen Suçunu İtiraf Edecek — Nefsini Kötüleyecek

Günâh işleyen kimse suçunu itiraf edecek; nefsini kötüleyecek. Bu, tövbenin ana şartıdır. Suçu kabûl etmeden tövbe geçerli değildir. «Ben günâh işledim, ben kötülük yaptım, beni affet» demeden Allâh’a yönelmek mümkün değildir. Çünkü tövbe — geri dönmek demektir; ve geri dönmek için önce hatayı kabûl etmek gerek. Mü’min günâh işlediği zaman hemen itiraf etmeli; ve istiğfâr çekmelidir.

İtirâf — Tövbenin Birinci Şartı

İtirâf, tövbenin birinci şartıdır. Mü’min «ben hata yaptım» diyemiyorsa, tövbesi geçerli değil. Bu itirâf hem Allâh’a hem kendine yapılır. Allâh’a — «Yâ Rab, ben günâh işledim, beni affet.» Kendine — «Ben hatalıydım, bu doğru değildi.» Bu itirâf olmadan, mü’min hatasını tekrar yapar; çünkü kabûl etmemiştir.

Nefsini Kötülemek — İkinci Şart

Nefsini kötülemek tövbenin ikinci şartıdır. Yâ’nî nefsi suçlamak; «ben kötü bir şey yaptım, nefsim kötülüğü emrediyor.» Bu, nefsi tanımanın bir adımıdır. Eğer mü’min nefsinin kötülüğünü görmüyorsa, hatasını tekrar yapacaktır. Bu yüzden tasavvufî tövbe sâdece «Allâh’tan af dilemek» değil; «nefsi kötülemek» de içerir.

Tövbenin Dört Şartı — Klasik Fıkıh

Tövbenin dört şartı klasik fıkıhta belirlenmiştir: 1) Günâhı bırakmak. 2) Günâhın pişmanlığı. 3) Aynı günâhı bir daha yapmamaya karar vermek. 4) Eğer kul hakkı varsa, sahibine iâde etmek veyâ helallaşmak. Bu dördü bir arada olmadan tövbe tamamlanmaz. Modern müslüman çoğu zaman sâdece «estağfirullâh» der; ama dört şartı uygulamaz. Eksik tövbe olur.

Pişmanlık — Tövbenin Kalbi

Pişmanlık, tövbenin kalbidir. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem «Tövbe pişmanlıktır» buyurmuştur. Yâ’nî pişmanlık olmadan tövbe olmaz. Bâzı mü’minler günâh işliyor ama pişman olmuyor; sâdece dil ile istiğfâr çekiyor. Bu eksik tövbedir. Gerçek tövbe kalbin pişmanlık ile yanmasıdır.

Bir Daha Yapmama Kararı — Sebât Gerekir

Bir daha yapmamaya karar vermek — sebât gerektirir. Mü’min tövbe ettikten sonra aynı günâhı tekrar yaparsa, eski tövbesi geçersiz olur. Yeni bir tövbe etmek gerek. Bu döngü uzun süre devâm edebilir; ama mü’min vazgeçmemelidir. Her tövbe bir adımdır. Yıllar içinde tövbe sebât eder; ve günâh tamamen terk edilir.

Kul Hakkı — Helallaşmak Şart

Eğer günâh kul hakkı içeriyorsa, sahibine iâde etmek veyâ helallaşmak şarttır. Mâlî bir hak ise — para iâde edilir. Mânevî bir hak ise — özür dilenir, helallaşılır. Bu olmadan Allâh kul hakkını affetmez. Hz. Peygamber «Allâh kul hakkını sâhibine ödetmedikçe affetmez» buyurmuştur. Bu, çok önemli bir şarttır.

Niyâz — Tam Tövbe İçin

Niyâz: «Yâ Rab, beni günâhlarımı itirâf eden, nefsimi kötüleyen, pişman olan, bir daha yapmamaya karar veren, kul haklarını ödeyen bir kul eyle. Tam tövbe etmemi nasîb et. Eksik tövbeden, sâdece dil ile yapılan istiğfârdan koru. Kalbim ile, gözyaşlarımla, samîmî tövbeler yapmamı nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi tam tövbe eden kullardan eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Tövbe, İtirâf, Pişmanlık. → Tasavvuf Sözlüğü