Kişi Nefsinin Hevâ ve Hevesinin İstediklerini Terk Edecek Kadar Mücâhede Etmelidir
Kişi nefsinin, hevâ ve hevesinin istediklerini terk edecek kadar mücâhede etmelidir. Bu, tasavvufun bir temel prensibidir. Nefis sürekli bir şey ister; mü’min sürekli o isteği terk etmelidir. Bu, ömür boyu süren bir egzersizdir. Bir gün «şu yemeği istemiyorum» der nefis; mü’min onu yer. Bir gün «şu kişiyle konuşmak istemiyorum» der; mü’min onunla konuşur. Bu zıt davranış nefsi disipline eder; ve mü’min onun kölesi olmaktan kurtulur.
Mücâhede — Yıllar Süren Egzersiz
Mücâhede yıllar süren bir egzersizdir. Bir gün ile bitmez. Mü’min her gün defalarca nefsine karşı çıkar. Bu çıkışlar yıllar içinde birikir; ve nefis disipline olur. Sabırsız mü’min «kısa zamanda netîce isterim» der; ama tasavvuf yolu sabır gerektirir. Hz. Pîr Mevlânâ «Sabır, anahtarın acı yüzüdür; tatlı kazanç onun arkasından gelir» buyurmuştur.
Nefsin İsteğini Terk — Zıt Davranış
Nefsin isteğini terk, zıt davranış demektir. Mü’min nefsinin ne istediğini fark eder; ve tersini yapar. Bu basit görünüyor; ama uygulanması zordur. Çünkü nefis ısrarcıdır; ve mü’min onunla anlaşmaya meyleder. «Bu sefer izin vereyim, bir sonraki sefer dur derim» der; ama her seferinde aynı şey olur. Kesin bir tutum gerekir: Nefse hep zıt davranmak.
Helâl Sınırlar İçinde — Aşırılık Yasak
Mücâhede helâl sınırlar içinde yapılmalıdır. Aşırılık yasaktır. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem orta yolu tavsiye etmiştir. Üç gün sürekli oruç tutmak gibi aşırılıklar yasaklanmıştır. «Bedeninin de senin üzerinde hakkı vardır» buyurmuştur. Mü’min nefsi disipline ederken kendine zarar vermemelidir. Denge önemlidir.
Nefsi Bilen — Doğru Mücâdele Eder
Nefsi bilen, doğru mücâdele eder. Çünkü nefsin hangi noktada zayıf, hangi noktada güçlü olduğunu bilir. Hz. Alî ibn Ebî Tâlib radıyallâhu anh «Kendini bilen Rabbini bilir» buyurmuştur. Bu hadîs, nefis bilgisinin ne kadar önemli olduğunu gösterir. Mü’min nefsini tanırsa, mücâdele de daha verimli olur. Bu yüzden tasavvufta nefis tanıma derslerine büyük önem verilir.
Riyâzet Çeşitleri — Farklı Yöntemler
Riyâzet çeşitleri vardır: 1) Oruç — bedeni disipline etmek. 2) Gece namazları — uykuyu kırmak. 3) Az yemek — şehveti azaltmak. 4) Az konuşmak — dile hâkim olmak. 5) Halvet — yalnız kalmak, içe bakmak. 6) Zikir — kalbi Allâh ile doldurmak. Mürşid mürîdin durumuna göre hangi riyâzeti tavsiye edeceğini bilir. Her mürîd için farklı bir reçete.
Vazgeçmemek — Asıl Anahtar
Vazgeçmemek, asıl anahtardır. Mücâhede zordur; mü’min bâzen yorulur; bâzen düşer; bâzen geri çekilir. Bu durumlarda «ben yapamam, vazgeçiyorum» demek hatadır. Düşse de kalkmak gerek. Geri çekilse de tekrar ileri atılmak gerek. Sebât ile devâm eden mü’min sonunda hedefe ulaşır. Vazgeçen yolda kalır.
Niyâz — Mücâhede Edebilmek İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni nefsinin istediklerini terk eden bir mü’min eyle. Mücâhede gücünü ver. Yıllar süren egzersizde vazgeçmemeyi nasîb et. Helâl sınırlar içinde dengeli olmamı sağla. Mürşid rehberliğinde nefsi tanıyıp doğru mücâdele etmeyi nasîb et. Riyâzet ile bedenimi disipline etmemi sağla.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi nefsini terbiye eden mücâhid mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Mücâhede, Riyâzet, Nefs. → Tasavvuf Sözlüğü