Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette vahyin üç türünü Şûrâ Sûresi 51. âyeti ışığında tafsîl eder. Birincisi, Allâh'ın doğrudan kuluna ilhâm etmesi; ikincisi, bir perde ya da aracı arkasından seslenmesi — Hz. Mûsâ'ya ağacın arkasından seslenilmesi gibi; üçüncüsü ise bir elçi vâsıtasıyla vahyetmesi — Hz. Cebrâîl aracılığıyla peygamberlere gönderilen vahy. Her üç yol da gerçek ve haktır. Önemli bir nokta şudur: Hz. Cebrâîl'in getirdikleri yalnızca Kur'ân âyetleriyle sınırlı değildir. «Üç Âmin Hadîsi»nde Hz. Peygamber'in her basamakta Âmin dediği, sebebini sorulunca Cebrâîl'in dilediğini ilettiğini bildirmesi bunu gösterir. Cibrîl hadîsi de (İmân-İslâm-İhsân) Cebrâîl'in Kur'ân dışı vahy niteliğindedir. «Her peygambere kitâb ve hikmet verdik» âyetinde hikmet ayrıca belirtilmiştir; müfessirlere göre hikmet sünnettir. Demek ki sünnet de bir vahy türüdür.
Vahyin Üç Türü: Şûrâ 51
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel âyeti kerîmeyi tafsîl ederek başlar: Kur'ânı Kerîm'de (Şûrâ 42/51) vahyin üç türü açıklanmıştır. Birincisi, Allâh'ın doğrudan kuluna ilhâm etmesi. İkincisi, bir perde ya da aracı arkasından seslenmesi — Hz. Mûsâ'ya ağacın arkasından seslenilmesi gibi. Üçüncüsü ise bir elçi vâsıtasıyla vahyetmesi — Hz. Cebrâîl aracılığıyla peygamberlere gönderilen vahy. Her üç yol da gerçek ve haktır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onunla ancak vahy yoluyla, ya da perde arkasından konuşur, ya da bir elçi gönderir; o da O'nun izniyle dilediğini vahyeder» (Şûrâ 42/51) buyurmuştur.
Cebrâîl'in Kur'ân Dışı Bildirimleri
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir kâideyi tafsîl eder: önemli bir nokta şudur — Hz. Cebrâîl'in getirdikleri yalnızca Kur'ân âyetleriyle sınırlı değildir. «Üç Âmin Hadîsi»nde Hz. Peygamber'in her basamakta Âmin dediği, sebebini sorulunca Cebrâîl'in dilediğini ilettiğini bildirmesi bunu gösterir. Bu hadîs Tirmizî, Da'avât 100; el-Bezzâr'da geçer. Resûli Ekrem efendimiz minbere çıkarken her basamakta «Âmin» demiş; sahâbe «Yâ Resûlallâh, ne oldu?» diye sorduğunda buyurmuştur ki «Cebrâîl bana üç duâ etti, ben her birine âmin dedim.» Bu hadîs Cebrâîl'in Kur'ân dışında da peygambere bildirim getirdiğini ortaya koyar.
Cibrîl Hadîsi: Kur'ân Dışı Vahy
Mustafa Özbağ Efendi başka bir misâli tafsîl eder: Cibrîl hadîsi de (İmân-İslâm-İhsân) Cebrâîl'in Kur'ân dışı vahy niteliğindedir. Cebrâîl aleyhisselâm Dıhye sûretinde gelip Hz. Peygamber'e «İmân nedir? İslâm nedir? İhsân nedir? Kıyâmet ne zamân?» diye sorular sormuş; Hz. Peygamber cevâbları vermiş; sonra Cebrâîl çıkıp gitmiş. Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «O Cebrâîl idi; size dîninizi öğretmeye geldi» (Buhârî, Îmân 1; Müslim, Îmân 1). Bu hadîs Cebrâîl'in Kur'ân dışında da Cenâbı Hakk'ın talîmatlarını getirdiğini ortaya koyar.
Hikmet = Sünneti Seniyye
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir Kur'ânî kâideyi tafsîl eder: «Her peygambere kitâb ve hikmet verdik» (Bakara 2/231; Nisâ 4/113) âyetinde hikmet ayrıca belirtilmiştir. Ne olduğu açıklanmamış, ama müfessirlerin büyük çoğunluğuna göre hikmet sünnettir. Demek ki sünnet de bir vahy türüdür; Kur'ân'dan ayrı olarak kalbe indirilen bir ilâhî bildirimdir. Hz. Peygamber «hevâ ve hevesinden konuşmaz; söylediği ancak kendisine vahyolunan vahydir» (Necm 53/3-4). Bu ise hadîsi şerîflerin vahy kaynaklı olduğunu kat'îleştirir.
Hadîs İnkârcılığının Akıbeti
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir akâidî kâideyi tafsîl eder: hadîsleri inkâr etmek aslında Necm 3-4 âyetlerini inkâr etmek demektir. Çünki Cenâbı Hak Resûli Ekrem efendimizin sözlerinin de vahy kaynaklı olduğunu kat'î olarak beyân etmiştir. Hadîs inkârcıları «Bize Kur'ân yeter» diyerek aslında Kur'ân'ın bu açık âyetini de inkâr etmiş olurlar. Bu üslûp Ehli Sünnet ve'l-Cemâat akâidinin temel rüknünü ortaya koyar; ve mü'mîni Sünneti Seniyyeye sımsıkı sarılmaya yöneltir.
Velîlere İlhâm: Sâlih Rüyâ
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda muazzam bir tasavvufî hakîkati tafsîl eder: vahyin birinci türü olan doğrudan ilhâm peygamberlerle sınırlı değildir. Allâh dilediği kulunun kalbine ilhâm eder. Hz. Peygamber buyurur: «Sâlih rüyâ nübüvvetin kırk altı cüzünden biridir» (Buhârî, Ta'bîr 2; Müslim, Rüyâ 6). Demek ki sâlih rüyâ Allâh'ın o kula ilhâmıdır. Hakkalyakîn makâmına ulaşmış kişilerin gönüllerine Cenâbı Hakk'ın ilhâm buyurduğunda şüphe yoktur; bu Kur'ân ve Sünnet'in açık beyânıdır. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni hakkalyakîn makâmına, sâlih rüyâya, ve kalbe doğan ilhâma açık olmaya yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: Şûrâ 42/51; Necm 53/3-4; Bakara 2/231; Nisâ 4/113; A'râf 7/157.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Îmân 1, Cibrîl hadîsi.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü't-Ta'bîr 2.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Îmân 1.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'r-Rüyâ 6.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'd-Da'avât 100, Üç Âmin hadîsi.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- el-Bezzâr, Müsned.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, ilhâm bahsi.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Şûrâ 51 ve Necm 3-4 tefsîri.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Vahiy Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet vahyin Şûrâ 51'e göre üç türünü, Cebrâîl'in Kur'ân dışı bildirimlerini, Cibrîl hadîsi ile Kur'ân dışı vahyi, hikmetin sünneti seniyye olduğunu, hadîs inkârcılığının akıbetini, ve velîlere ilhâmsâlih rüyâ tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Vahiy Sohbetleri